Sayın Miroğlu'na aydınlatıcı yazısı için teşekkür ederim.Sacit 
Güneş---------------------------
Yoksul Kürtler ve uğruna dağa çıkılan haklarUğruna
 dağa çıkılan haklar bir bir teslim edilince, Kürt siyasetinde işler 
karışıyor sanki. Demokratikleşme paketini çözüm sürecine darbe, içi boş 
kabak olarak görenler bile oldu. Kürtler dağlara, bu haklar için 
çıkmadılar mı?Uğruna dağa çıkılan haklar kısmen de olsa teslim edildikçe, araya 
konulan bu mesafenin sebebi nedir acaba?Demokratikleşme Kürt siyasetini neden 
bu kadar derinden sarsıyor ve korkutuyor?Cevaplanması gereken sorular 
bunlar..Hatip
 Dicle, DEP Davasından on yıl hapis yattı. Diğer DEP milletvekilleriyle 
beraber tahliye oldu, ama siyaset yasağı bitmeden ve siyaset yapma 
imkanı elde edemeden, KCK'dan tutuklandı. Şimdi Diyarbakır cezaevinde 
yatıyor.En kısa zamanda tahliye olmasını diliyorum.Dicle, ana dille eğitim 
konusunda Gündem gazetesine bir yazı yazdı.Kürtçe
 için, egemen Kürt siyasetinin ve onun periferisindeki sivil toplumun 
seferber olmasını ve eldeki imkanları kullanmasını istiyor.Bu
 yazı birçok bakımdan önemli. Birincisi Kürt siyasetinin ve sivil 
toplumunun Kürtçe için şimdiye kadar pek az şey yaptığını teyit 
ediyor.İkincisi, devleti pasif bir biçimde beklemenin yanlışlığına vurgu 
yapıyor.Dicle,
 antetli kağıtların dahi Kürtçe- Türkçe olmasını, yazışmaların Kürtçe 
yapılmasını, yer isimlerinin Türkçeleriyle beraber Kürtçelerinin de 
tabelalara konulmasını istiyor ve Batman Tabip Odasının başlattığı çift 
dilli hizmeti örnek olarak gösteriyor.Hatip
 Dicle'nin, yasal mevzuat bakımından, talep ettiği ve olmasını istediği 
hiçbir konuda bugün ciddi bir engel yok. Kamu hizmetlerine ana dille 
ulaşılabilmesi hükümetin de çaba gösterdiği ve benimsediği bir konu.Dicle'nin
 Kürtçe için öngördüğü seferberlik haline, milliyetçi-ulusalcı marjinal 
bir kesim dışında bugün Türkiye'de karşı çıkacak kimse de yok.Kısacası,
 her şeyi müzakere konuları içine hapsetmenin, bugün doğru bir tutum 
olmadığı görülüyor. BDP ve onunla alakalı sivil toplum kesimi, bu 
konularda yıllar önce harekete geçseydi, Kürtçe anadille eğitim için 
yürütülen tartışmalarda, hep öne çıkan bir konu olan alt yapı sorunları 
ve akademik yetersizlikler meselesi belli oranlarda aşılmış olurdu.Her
 şeyin bir gün müzakere masasına gelebileceğini ve her şeyin o müzakere 
masalarında elde edilebileceğini düşünmek, başka ihtimalleri akla bile 
getirmemek, Kürt siyasetinin son yirmi yıl itibariyle elini kolunu 
bağlamış ve zaman kaybına yol açmıştır.Oysa devletin çekmecelerinde, 
asimilasyon politikaları dışında bir şeyin olmadığını herkes biliyordu..1999'dan
 bu yana, Kürt siyasetinin yönettiği belediyeler-ki sayıları altmışla 
başladı, yüze kadar çıktı- Avrupa'daki Kürdoloji bölümlerine her yıl üç 
beş öğrenci gönderseydi, Artuklu Üniversitesi daha ortalarda yokken 
bile, akademik Kürtçe için binlerce kadrodan söz etmek mümkün 
olabilecekti.Böyle bir hazırlığın, hükümeti cesaretlendirip olumlu yönde 
etkileyecek olması da ayrı bir konu.Oysa Kürt siyaseti atılan adımları ve 
'devletin Kürt yayıncılığını' eleştirip durmaktan ve ret etmekten başka bir şey 
yapmıyor..TRT 6'ya katkı sunan da seyreden de hain sayıldı.Sonuç:Devletin
 resmi ajansı Kurmançça ve Soranice yayına başladı, ama Kürt siyasetinin
 tartışmasız en güçlü olduğu bir şehirde, Amed'de ve bu amaçla kurulan 
Ahmedê Xanê Derneği'nin yöneticileri 'sahipsizlikten kapanabiliriz' 
açıklaması yapıyor. Şuna hala inanıyor olmak büyük bir yanılgıdır:Devlet
 hep reddeden, hiçbir hakkı kabule yanaşmayan bir konumda olacak, ama 
güçlü bir Kürt siyaseti, devleti bu hakları tanımaya mecbur edecek ve bu
 hakları söke söke alacak!Oysa
 devletin, kimlikleri inkar politikaları tarihe karışıyor. Başbakan'ın 
ifadesiyle söylersek, 'makbul vatandaş' dönemi sona eriyor. Yani kimlik 
siyaseti yapmanın, Devlete karşı kimliklerin mağduriyetini savunmanın 
siyasi karşılığı ve önemi giderek azalmakta. Bu gerçek her nedense 
görülmüyor.Andımızı
 zaten okumuyorduk deniliyor (acaba?), ya parası olmayan Kürt çocukları 
nasıl okuyacak diye özel eğitime karşı çıkılıyor.Yahu
 hele parası olanlar eğer gerçekten samimiyseler paralarına kıyıp Kürtçe
 eğitim yapacak üniversiteler kursunlar, çocuklarını özel Kürtçe eğitime
 yollasınlar da, yoksullara Allah kerim.Hizmet hareketi ve benzeri sivil toplum 
kuruluşları ne güne duruyor..Sonracığıma, yoksulları bu ölçüde düşünmek bana 
pek de samimi gelmiyor doğrusu.Dağa hep yoksulların çocukları gitti ve hep 
yoksulların çocukları öldü..Kaç kişi acaba, o yıllarda neden hep yoksullar 
ölüyor diye sorabildi?Ama artık sormaktan korkmayalım ve soralım:Sakın Kürtçe 
eğitim de, sadece yoksul Kürtler için isteniyor olmasın?Bir an önce anadille 
eğitime geçilse de gerçek durumu, kimin neyi talep ettiğini görebilsek 
keşke..Orhan Miroğlu

                                          

-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

Cevap