*AKP'nin 'yeni' Siyaseti*

Başlıkta belirtilen 'yeni' siyaset ile kastedilen şey, Suriye ve Rusya'nın 
ortak bir manevra ile Suriye iç savaşını bölgesel bir savaşa 
dönüştürebilecek bir dış müdahalenin önüne geçmeleri ile başlayıp meşhur 
'demokrasi paketi' ile devam eden Türkiye ve AKP'nin iç ve dış 
politikasındaki 'değişim'dir. Sadece bu 'değişim' bile AKP iktidarının 
aslında büyük oranda kendi 'ajanda'sına göre hareket ettiğini ve koşullar 
gerektirmedikçe bu 'ajanda'dan sapmadığını göstermesi açısından önemlidir. 
21-22 Eylül tarihlerinde Diyarbakır'da Nubihar tarafından düzenlenen 
'uluslar arası Din, dil ve kimlik sempozyumu'nda konuşan Mesut Yeğen'in 
dediği gibi "AKP dışarıdan bir baskı gelmediği sürece adım atmamaktadır".

Prof. Mesut Yeğen, her ne kadar bu sözleri AKP'nin Kürt sorununa 
yaklaşımını ifade etmek için kullandıysa da, aynı tez dış politika için de 
geçerlidir. Kaldı ki, ikisi de artık iç içe geçmiş durumdadır ve dış 
politikadaki tercihler ile iç politikadaki yaklaşımlar birbirini besleyen, 
etkleyen bir şekilde iç içe geçmiş durumdadır. Rojava'nın şimdiki durumunu 
ve Türkiye'nin buraya yaklaşımını, AKP ve Türkiye'Nin genel Suriye 
politikasından ve varolan 'çözüm süreci'nden bağımsız düşünmek mümkün 
değildir.

Ağustos ayının 21'inde Şam'ın banliyölerinde kimyasal silah kullanıldığı 
iddialarının ardından başta ABD olmak üzere Batının Suriye'ye müdahalesi 
çok konuşulmaya başlandı. Tam müdahale ne zaman ve nasıl olacak diye 
tartışmalar sürerken Rusya ve Suriye'den ortak 'kimyasal silahların imha 
edilmesi' manevrası geldi ve böylece  'bölgesel bir savaş'ın eşiğinden 
dönülmüş oldu. 

Böylesi bir savaşa yol açacak bir müdaheleden vazgeçilmesi en çok da 
Suriye'de iç savaşın başlamasından itibaren 'nuhalif'leri desteklediğini 
belirten ve her fısatta da bu desteğini dile getirmekten çekinmeyen 
Türkiye'yi, AKP'yi ve dolayısıyla 'o zamana kadar ki dış politikanın' 
mimarları olan Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu'nu ve başbakan Recep Tayyip 
Erdoğan'ı hayal kırıklığına uğrattı ve onları politikalarında bir 'değişim' 
yapmaya zorladı. Diğer taraftan KCK kanadından gelen 'süreç iyi gitmiyor, 
adım atılması gerekir' türü 'uyarı'lar ve sonrasında 'geri çekilmenin 
durdurulması' kararı da bu değişim kararının alınmasında etkili oldu.

İç politikada girişilen 'çözüm' sürecini bir şekilde Suriye kriziyle 
birlikte düşünen ve ona göre adaımlar atmayı planlayan hükümet birden bire 
kendisini 'kontrpiye'de buldu. İşte Türkiye'nin ve AKP'nin 'yeni' 
politikasının başlangıç noktasını da dışarıdan gelen bu 'baskı' 
şekillendirdi. Dış politikada her zaman 'sert' bir görüntü çizen başbakan 
Recep Tayyip Erdoğan'ın yerine daha 'ılımlı' olan Cumhurbaşkanı Abdullah 
Gül ön plana çıktı/çıkarıldı. Suriye'ye ilişkin açıklamalarda birden bire 
bir değişim gözlenmeye başlandı. Rojava'nın denetimini elinde bulunduran 
PYD/YPGB güçlerinin yanı sıra bir çok yabancı medya kuruluşu tarafından da 
dile getirilen Türkiye-El-Nusra cephesi benzeri El-Kaide uzantılı 
örgütlerle iilişkisi tekrar gündeme getirildi ve bizzat başbakan tarafından 
kesin bir şekilde red edildi. Bu örgüt/lerin 'islamla ilgili olmadıkları' 
yine başbakanın o günlerde yaptığı mitinglerdeki ifadelerinden bir 
tanesiydi. 

Diğer yandan Abdullah Gül'ün Amerika'da İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Ruhani 
ile görüşmesi, Irak ile yeniden temas sağlanması, Kürdistan Federe Bölgesi 
ile ilişkilerin daha da geliştirilmeye başlanması, Suriye'ye askeri açıdan 
herhangi bir 'dış müdahale'nin olmayacağını 'anlayan' Türkiye ve AKP'nin 
dış politikadaki 'değişim'ini gösteriyordu.

'Değişim'in 'çözüm süreci'ne yönelik 'boyutunu da 'demokrasi paketi' 
oluşturuyordu. Bu durumu dışarıda gittikçe 'prestij' kaybeden Türkiye'nin 
ve AKP'nin yeni koşullara göre kendisini formatlaması olarak tanımlamak 
mümkündür. AKP, 'Ilımlı' söylem ile dış politikada 'prestij' ararken, 
'demokratik paket' ile de 'iç politikada' aynı prestiji kazanma çabası 
içine girdi. Nitekim AKP bu 'değişim'in meyvesini Avrupa Birliği sürecinde 
yeni faslın açılması ile alırken, 'çözüm süreci'nde ise  Başbakan Erdoğan 
ile Kürdistan Bölgesel Yönetim Başkanı Sayın Mesut Barzani'nin, 37 yıldır 
vatanından uzak bırakılan Şivan Perwer'in Diyarbakır 'kalesi'nde bizzat 
AKP'nin davetlisi olarak görüşmeleri şeklinde almaktadır.

Avrupa'ya Suriye krizine yönelik daha 'ılımlı' ve El-nusra gibi El-kaide 
bağlantılı örgütlerle ilişkiyi red eden, onları 'İslam dışı' tanımlayan 
söylemlerle giden Başbakan, Diyarbakır'a da köy adlarının değiştirmesinin 
önünü açan, 'andımız' gibi faşist zihniyetin tezahürü olan uygulamaları 
kaldıran 'demokrasi paketi'nin 'rahatlığı' ile ve Diyarbakır'da 'Ne Mutlu 
Türküm Diyene'yi kaldırtan bir başbakan olarak gitmektedir. 

Bu 'değişim'lere ve zamanlamalarına ve bunların içeriklerine bakıldığında 
görülmektedir ki aslında bu, AKP'nin 10 yıllık ve öncüllerin de ondan daha 
fazla yıl boyunca sürdürdükleri bir 'siyaset'dir. Kendi 'ulvi' amaçları ve 
gelecek tasarımlarına ulaşabilmek AKP yavaş fakat emin adımlarla 
ilerlemektedir. Hem 'Batı'da hem 'Doğu'da-doğal olarak- kendi 'çözüm'ünün 
peşindedir ve bunu duruma göre siyaset sahnesine de taşıyabilmektedir. 
Diğer bir deyişle, sorunları mümkün olan en az kayıpla ve mümkün olduğunca 
kendi kontrolünde çözmek istemektedir. 

Bu nedenle bugünkü 'yeni' siyasetin ya da 'değişim'in 'yeni' olmadığı fakat 
belli bir altyapısı olan bir 'gelenek'in devamı olduğunu ve AKP'nin ve 
lideri Başbakan Erdoğan'ın da bunu çok başarılı bir şekilde yürüttüğünü 
ifade etmek gerekir.

14.11.2013 

http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/akpnin-yeni-siyaseti-39366

-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

Cevap