İKTİDAR İÇİ ÇATIÅžMALAR EZİLENLERE NASIL YANSIYOR
 Tayfun İşçi
   Yolsuzluk operasyonu adı altında Gülen ve Tayip çatışması biçiminde 
görülen ancak esasında CHP  eksenli muhalif güçler ve AKP  arasında süren 
çatışmalar son hızla devam ediyor. Bu çatışmanın ardındaki uluslar üstü 
güçlerin varlığı inkâr götürmeyecek kadar açıktır.
 Artık deÄŸer üzerine kurulu kapitalizmin öncelikle emeÄŸin çalınması 
üzerine kurulu bir sistem olduÄŸunu söylemeye gerek yok. Ve yine dünyayı 
çıkarları için iliÄŸine kadar yaÄŸmalayan dünya emperyalist sisteminin 
yolsuzluk karşıtı olduğuna da beni kimse inandıramaz.
  Çalmayı yasal güvenceye almış bu soygun sistemlerinde, çalmamak yasalara 
karşı direnmekle özdeÅŸtir. İşçinin emeÄŸi, Ezilen farklılıkların en 
doÄŸal hakları bu yasalarla gasp edilmiÅŸ ve çalınmıştır.   Ä°ÅŸçilerin 
emek karşılığının çalınmasına, ezilenlerin haklarını gasp 
eden(çalanlara) karşı mücadelesi bu yasalarla yasaklanmıştır. Çalmak yasal 
güvence altında serbest, çalmaya karşı çıkmak ise yasalarla suç 
sayılmıştır. Bu gerçekler ışığında hırsızlık bu sistemin 
doÄŸasında vardır ve yaÅŸanan çatışmanın özü soygun veya hırsızlık 
deÄŸildir. Zira çatışan her iki tarafta bu soygun düzeninin ortaklarıdır. 
Biri diÄŸerinden daha temiz deÄŸildir. Çatışma bu soygun ve 
hırsızlıklardan kimin daha fazla nemalanacağı temelindedir.
 KuÅŸkusuz sözünü ettiÄŸimiz soygun ve sömürü sadece Türkiye boyutlu deÄŸildir. 
 Tüm OrtadoÄŸu’yu ve dünyayı kapsamaktadır. Çatışmanın özü baÅŸta 
ülkemiz olmak üzere tüm dünyanın yaÄŸmalanmasında hangi yöntem ve araçların 
kullanılacağı çatışmasıdır. Görülen odur ki AKP Hükümeti ile iliÅŸkiler 
egemen emperyalist güçleri tatmin etmemektedir ve AKP emperyalist hedefler için 
yetersiz kalmıştır. Ya değiştirilecek ya da tasfiye edilecektir. Tayip 
ErdoÄŸan ve Fetullah Gülen arasında görünen ancak özü itibariyle CHP eksenli 
muhalefet ile AKP arasında yaÅŸanan çatışmanın odak noktası tamda budur. 
 Çatışmanın odak noktası uluslar üstü sömürü ve soygunun hangi yöntem ve 
hangi araçlarla sürdürüleceÄŸi noktasıdır diye belirttiÄŸimize göre aradaki 
yöntem ve araç farkının açıklanması gerekmektedir. Sömürü amacında hiç bir 
farklılık olmadığını hemen belirtelim. Her iki tarafın amacı da 
kendileri ve efendileri için azami sömürü ve talandır. Ancak metot ve araçlar 
farklılık arz etmektedir. 
AKP hükümeti iktidarlaÅŸtığından buyana bu soygun ve talan düzenine hizmet 
etmek için elinden geleni yapmıştır. Ancak gerek kendisini iktidara 
taşıyan emperyalist güçlerin hesapsız politikaları, gerekse kendi 
yanlışları, amaca ulaşmada yetersizlikler yaşanmasına neden olmuştur. 
Türkiye ÅŸahsında ABD ‘nin OrtadoÄŸu da baÅŸarısızlığa uÄŸraması 
El-kaide türü örgütlerin güçlenmesi, Suriye’de beklenen hedefe 
ulaÅŸamama, Kürt sorununda yaÅŸanılan baÅŸarısızlık. OrtadoÄŸu’da 
çıkarlara uymayan mezhep çatışmalarının derinleÅŸmesi gibi olumsuz 
geliÅŸmeler AKP’ye fatura edilmiÅŸtir. Bu nedenle  uluslar arası güçler 
tarafından AKP’ye biçilen rol deÄŸiÅŸmiÅŸtir.
 Bu rol deÄŸiÅŸiminde önemli olan unsur AKP deÄŸildir. Uslular arası güçler 
kendi politikalarında baÅŸarısız kalmışlardır. OrtadoÄŸu’da kendi 
emellerine ulaÅŸamamış ve hiç istemedikleri geliÅŸmelerle karşı karşıya 
kalmışlardır. Mısır ‘da kendi yarattıkları iktidarı darbe ile 
kendileri devirmiÅŸlerdir. Suriye’de iktidarı devirememiÅŸ uzlaÅŸmak 
zorunda kalmış, Suriye çıkmazı ABD İçin bambaÅŸka bir tehlikeyi de 
beraberinde yaratmış PKK etkisindeki Rojava Kürtleri giderek 
iktidarlaÅŸmıştır. İran’ı OrtadoÄŸu da tecrit edememiÅŸ uzlaÅŸmak 
zorunda kalmış, Irak’ta beklediÄŸi iliÅŸkileri yaratamamış 
çözümsüzlüÄŸe batmıştır. Bunların yanı sıra Dünya ekonomisinde diÄŸer 
kapitalist Avrupa ülkelerini geriletip etki alanlarını daraltmayı 
hedeflerken Kapitalist Avrupa’yı yıkıma uÄŸratmış, ancak kendisi 
güçleneceÄŸine Çin- Hindistan vb. Ülkelerinin süper ekonomilere ulaÅŸmasına 
neden olmuştur. Kısaca
biçtikleri dünya modeli tutmamış kendi rolleri ile beraber rol deÄŸiÅŸimine 
gitmiÅŸtir. AKP bu yöntem deÄŸiÅŸikliÄŸi nedeniyle de boÅŸa düÅŸmüÅŸ ve AKP rol 
değişimine zorlanmaya başlanmıştır.
 Kimsenin kuÅŸkusu olmasın ki AKP’ye rol deÄŸiÅŸimini dayatanlar Cemaati 
İktidarlaştırma arayışında değillerdir. Zira Cemaat zaten iktidar 
ortağıdır. İktidara taşınmak istenen CHP eksenli muhalefettir.  
CHP’ye radikal, İslami geliÅŸmeye karşı yeniden rol verilirken CHP 
Amerikancı İslam’a çekilmeye baÅŸlanmıştır.  CHP’nin Kemalist 
laiklik anlayışı cemaat ile iliÅŸkiler üzerinden rafa kaldırılmıştır. 
AKP’nin Sünni İslam ve muhafazakâr yaklaşımları nedeniyle giderek 
uzaklaÅŸmaya baÅŸladığı AB’ne CHP üzerinden yaklaÅŸtırılmaya 
çalışılmaktadır. Kürt sorununda AKP’nin A.Öcalan’ı muhatap 
alarak meÅŸrulaÅŸtırılması ABD’nin bu aÅŸamada hedefleri arasında 
değildir. Bu nedenle de CHP- Barzani-Bağdat ilişkilenmesi sağlanmıştır. 
 Görülen o ki muhalefet olarak konumlandırılmış CHP ‘ye de biçilen 
rol değişmeye başlamıştır.
 Yolsuzluk üzerinden yaÅŸanan iktidar çatışmasında ezilen halkların 
mücadele ve yaklaşımı geleceÄŸi kurmada önemli bir role sahiptir.  
Ezilenler, bu çatışmalı geçiÅŸ döneminde tutarlı bir birlikteliÄŸi yaratmak 
zorundadır. Gerek AKP gerekse Cemaat-CHP-MHP aynı uluslar arası güçlerin 
Türkiye’ye biçtiÄŸi role uygun davranmaktadır. Ancak ne acıdır ki 
demokrasi güçleri kendilerine dayatılan bu seçeneklere kendilerini mahkûm 
hissetmektedirler.  Bir kısım Kürt, Kürt halkının özgürlüÄŸünün garantisi 
olarak AKP’yi görmekte ona yapılan müdahaleyi kendisine, barış 
sürecine yapılmış müdahale olarak görmektedir.  KuÅŸkusuz AKP’nin de 
cemaat ve CHP’nin de Kürt sorununu demokratik bir zeminde çözme derdi 
yoktur. Kürt sorununda çözüm baÅŸta Kürt halkı olmak üzere tüm demokrasi 
güçlerinin mücadelesine baÄŸlıdır. Kürt sorunun da bazı görüÅŸmeler 
yapılıyorsa ve Kürtlerin hakları konusunda göreceli adımlar atılıyorsa bu 
verilen mücad
 elenin
bir sonucudur. Ve bunun siyasi partilerin veya hükümetlerin yaklaşımı ile 
iliÅŸkisi yoktur. Kürt sorunu partiler üstü bir sorundur ve Kürt sorununa hangi 
hükümet olursa olsun bir devlet politikası olarak devlet muhatap olmak zorunda 
kalmıştır. Çözümün ne kadar demokratik olacağı ise demokrasi güçlerinin 
kararlılığına bağlıdır.
 Yine bazı Türkiyeli sol, sosyalist ve demokratlar ise bu soygun üzerinden AKP 
‘ye karşı CHP’nin tarafında yer almaktadır. Bu dostlarımıza 
göre ise AKP yobazlığına, yolsuzluÄŸuna ve yine AKP dayatmalarına karşı 
baÅŸka bir seçenek sunmak güçleri bölmektir. Bu dostlarımız ÅŸunu açık 
olarak görmelidir. CHP- Cemaat ittifakı ABD’yeni rol dayatmasının 
aktörleridirler. Yolsuzlukların ortaklarıdırlar. Ve demokrasi ile alakaları 
yoktur.  Ä°htiyacını duyduÄŸumuz demokrasi ezilen halklarımızın omuz omuza 
mücadelesinin bir ürünü olacaktır. 27.12.2013

-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

Attachment: soygun.docx
Description: Binary data

Cevap