*178- Tapêl kirin:* Kulak kabartma, kulak misafiri olma. "Guhê xwe tapêl kir: Kulağını kabarttı"(Not: "tapêl" sadece buradaki anlamı ile ve deyim içinde kullanılıyor, kendi başına bir anlamı varsa da ulaşamadık)
*179 - Kirkirk hatin:* Huylanmak, dürtü, bir şeyi yapma duygusuna kapılmak. -"Li ser camê xêz neke kirkirkên min tên: Camın üzerini çizme huylanıyorum" -"Kirkirkê min tê ku kulmek li devê wî bidim: Ağzına bir yumruk indiresim geliyor" -"Kirkirkê kuştina wî: Onu öldürme dürtüsü" *180 - Bedîl:* Günün bölümleri, kuşak. "Ez bedîla hêvarê çûm: Akşama doğru gittim" "Xeberên bedîla hêvarê: Akşam kuşağı haberleri" (Bedîl'in diğer anlamı olan "elbise takımı" sözlüklerde geçiyor) *181 **- Qezidîn/Lê qezidîn:* Bir münasebet ile buluşmak, bulaşmak, ziyaret etmek, musallat olmak. "Yek li me qezidiye: Biri bize bulaşmış" "Em lê qezidîn: İşimiz düştü, yanına gittik" "Tu çima qet li me naqezidî: Neden hiç uğramıyorsun bize" *182 - Tenavê:* Hatta. *183 - Qêmin/Qêminê:* Herhalde, sanımca. *184 - Şûre:* Parça, parti, kısım, bölüm "Em li ser şûreya wan insanên qenci in: İyi insanarın kısmındanız, partisindeniz." "Şûreyeke erdê het çêkirin: Toprağın bir kısmı yapıldı" "Em jî ji xwe re şûreyek çêkin: Kendimiz için bir alan açalım" *185 -Şewilîn:* -İnsanlar için- Solmak. "Tu çima wisa şewiliyî: Neden öyle solmuşsun" (Farqînî'nin sözlüğünde "ışıldamak" olarak verilmiş) *186 - Tekeserî:* Kendi başına. *187 - Şenşilîn/Şenşilandin:* Asılı kalma, düşmeden asılı kalma. "Ev çi ye bi te ve şenşiliye: Bu nedir sarkmış senden" *188 - Ilî:* Kat, konutlardaki kat. "Xaniyê we çend ilî ye: Eviniz kaç katlıdır" "Here bin ilîyê: Alt kata git" *189 - Heb û meb:* Tek tük. *190 - Şirşar:* Şelale *191 - Şemşemotk*: Bir içli köfte türü *192 - Sefok:* Süzgeç, Kar birikintisi. *193 - Devesing:* Kucak *194 - Keravera:* Aşırı gürültü sonucu işitme yitimi, gürültü sonucu normal işitme durumunun gitmesi. "Ev çi deng e, em keravera bûn: Bu ne sestir, kulağımız gitti" *195 - Gulgulîn:* Karın lapa lapa yağması. Lapa lapa. "Berf digulgulîne: Lapa lapa kar yağıyor" *196 - Yarîwayê*: Buğday dövülürken söylenen şarkılar. "Örn: Yarîwayê, Herçî nayê, Bigre tayê...." *197 - Meyzer:* Taşıma, serme, bohça işlevi ile kullanma gibi değişik kullanımlar için el yapımı olarak hazırlanan örgü. *198 - Sentele:* Şatafat, debdebe. *199: Pîçik:* Bir köfte türü *200 - Mindar:* Bilhassa buğday ezmek için yontulmuş, tekerlek biçimindeki büyük taş. *201 - Pelpexîn:* Bir tatlı türü *202 - Paçûç:* Sargı amaçlı kullanılan, sargı bezi. -devam edecek- REFERANS İÇİN: Hepsini tercihen sadece aile-akraba çevremden derlediğim için XERZAN YÖRESİ'nde kullanılan kelimelerdir. Ancak tabii ki çoğu başka yörelerde de kullanılıyor olabilir. Üç büyük Kürtçe-Türkçe sözlük(Farqînî, Îzolî, Torî), Bedirxan'ın sözlüğü ile internet üzerindeki belli başlı sözlükler kontrol edilmiştir -- -- - Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane - Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir. --- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Diwanxane" group. To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to [email protected]. For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.
