*FULDA BOŞLUĞU - Şebnem Özbek'ten
*

  Bu güne kadar, Türk Kürt ayrımını körüklemeye çalışan pek çok sözde aydın;
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizdeki; geri kalmışlığın, yatırımın
özellikle yapılmamış olmasının, insanlarının cahil bırakılmasının nedeni
olarak; M. Kemal Atatürk'ün;  Şeyh Sait ayaklanması ve bu ayaklanmaya destek
veren Kürtlere duyduğu nefret olarak yazıp çizdi.
Oysa Atatürk; özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesinin kalkınması
gerektiğine inanıyordu. Bu konu ile ilgili İsmet Paşa'yı; 1935 yılında
görevlendirmiş ve bölgede yerinde inceleme yapmasını istemiştir. İsmet Paşa
geri kalmışlığın boyutlarını ve çözümlerini bir rapor halinde Atatürk'e
sunmuştur. Atatürk; Fransızların özellikle Suriye sınırında faaliyette
bulunduğu, buradaki halkı Suriye'yi örnek göstererek ayrılma yönünde
kışkırttığı, bu yüzden bölgenin kalkınmasına öncelik verilmesi gerektiği
konusunda, İsmet Paşa ile hemfikirdi.
Peki bu rapordan ve tarihi gelişmelerden sözde aydın kesimin haberi yok mu?
Tabi ki var. Ancak onlar gerçek aydınlar gibi tarihe ışık tutup, halka doğru
bilgi aktarmak yerine, kendilerine; tarihi çarpıtıp bölücülüğü kışkırtma
görevi verildiği için halkta, Atatürk'ün Kürt'lerden nefret ettiği
izlenimini yaymışlardır. Bu sözde aydınlar; Alman Ortadoğu uzmanı, Kurt
Ziemke'nin "İngilizlerin yaptığı gibi, Kemalist Cumhuriyetin; hem din
düşmanı hem de Kürt düşmanı olduğu, sürekli gündemde tutulup işlenmelidir"
sözlerini hayata geçiren işbirlikçi hainlerdir.
Atatürk'ün ölümü, dünya buhranı ve ardından 2. Dünya Savaşı, Büyük Önder'in;
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemiz için düşünülen kalkınma projesinin,
istenildiği ölçüde hayata geçirilmesine engel olmuştur.
Aslında Amerika 1945'li yıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemize el
atmış, etnik ayrımcılığı körükleme girişimlerine başlamıştı. Ancak SSCB ile
oluşan soğuk savaş dönemi devreye girince, bu projesini 1990'lı yıllara
kadar ertelemiştir.
1980'lerin başında bölgede Kürt Türk demeden katliamlar yapan PKK, 1988'li
yıllara girildiğinde bölgeye yapılan yatırımlara yönelik terör eylemleri ile
birlikte; işçi ve mühendisleri; gene halkın eğitim ve sağlığı için bölgeye
gönderilen, öğretmen, ebe ve doktorlarımızı şehit etmeye başlamıştır. Yani
PKK terör örgütü 1980'lerin sonundan itibaren, bölgenin kalkınmasını
önlemeye yönelik eylemlerde bulunmaya başlamıştır.
İşte bu noktada akla; 1950'li yıllardan 1990'lı yıllara kadar "neden bölgeye
yatırım yapılmadığı, halkının neden cahil bırakıldığı" sorusu gelmektedir.
Türkiye 1950 yılında 721 şehit verdiği ve aslında Anayasaya aykırı olmasına
rağmen, Menderes Hükümeti tarafından gönderildiği, Kore Savaşının ödülü
olarak; 1952 yılında NATO'ya girmiştir.
Türkiye NATO'ya girdiği dönemde; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimiz,
NATO tarafından "Fulda Boşluğu" ilan edilmiş ve Türkiye'nin; bu bölgeye
yatırım yapması, NATO'nun isteği ve uluslararası güvenlik anlaşmalarıyla
yasaklanmıştır.
NATO; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizi, olası bir sıcak savaş durumunda;
Sovyet ordularının gireceği ilk bölge olarak belirlemiş ve buraya yatırım
yapılmasına izin vermemiştir. Aynı zamanda Amerika'nın, 1945'li yıllarda
bölgedeki etnik ayrımcılığı körükleme girişimlerini rafa kaldırmasının
nedeni de Sovyetlerdir. Çünkü bölgede yaşanacak etnik ayrımcılık; Sovyet
işgali sırasında bir kısım bölge halkının, Ruslarla birlikte hareket etme
olasılığını doğuracaktır.
İşte Amerika ve diğer emperyalist ülkelerin 1945 yılına kadar; Atatürk
Türkiye'sinin ve Kemalizmin; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerini özellikle
geri bıraktığı konusunda, halkı kışkırtma çalışmalarına, Rusların işine
yarayacağı düşüncesi ile son vermesinin nedeni;  Sovyetlerin Körfeze asker
çıkarma olasılıklarına karşılık, NATO'nun anında müdahale edemeyecek
olmasıdır. Doğu ve Güneydoğu Bölgemiz; Sovyetlerin Ortadoğu'ya ve
petrollerine ulaşacağı güzergahın ilk etabı olduğundan, etnik ayrımcılık
körüklenmemeliydi.
Ancak olası bir savaşta; bölgenin Sovyet işgaline uğraması ve NATO'nun buna
anında müdahale edip, engelleyemeyeceği biliniyordu. İşte bu yüzden ; NATO
savunma haritalarında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimiz; NATO'nun en
Doğu sınırı olmasına rağmen yer almadı.
GAP'ın temellerinin atıldığı ilk yıllarda; projenin sürekli baltalanmasının,
uluslar arası finansman bulmakta zorluk çekilmesinin, bir çok yatırımın
kösteklenmesinin, bölgesel kalkınma planlarına izin verilmemesinin nedeni
de; gene bu bölgenin olası bir savaşta, Sovyetlerin eline geçecek olmasıdır.

Türkiye'nin; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinden vazgeçmemesi ve bu
bölgeye elinden geldiğince yatırım yapıp, GAP gibi projeler üretmesi, bölge
halkına eğitim ve sağlık götürmeye çalışması; Amerika tarafından legal
yollarla engellenmeye, Suriye ile su krizleri yaratılmaya çalışılırken, aynı
zamanda PKK gibi illegal terör örgütleri ile de, engelleme girişimleri devam
ettirmiştir.
Dikkat edilirse, Sovyetler dağıldıktan ve soğuk savaş süreci sona erdikten
sonra PKK; bölgeye yapılan yatırımları sabote eden terör eylemlerine son
vermiştir.
Aynı zamanda gene Sovyetlerin dağılması ile birlikte; Türkiye'mizde etnik
ayrımcılığı körükleyen; sözde aydınlar ve yazarlar yeraltından çıkmış,
emperyalist uşaklığı görevlerine geri dönmüşlerdir.
Amerika'da; Sovyetler tarafından değil, kendi oluşturduğu BOP ile Doğu ve
Güneydoğumuzu işgal etme hedefi güttüğü için, bu bölgemize yatırım
yapılmasını istemiş, yörenin kalkınması için Türkiye'nin gerekli çabayı
harcamadığı ile ilgili raporlar yayınlamıştır.
Ancak burada dikkati çeken en önemli şey; Amerika'nın, bölgenin kendi içinde
kalkınmasına önem veren projelere öncelik verilmesini istiyor olmasıdır.
Yani; Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun yaratacağı ekonomik girdiden, sadece
bölgenin yararlanacağı, tüm Türkiye'nin nemalanamayacağı proje ve
yatırımlara öncelik verilmesini istemektedir.


ŞEBNEM ÖZBEK
22-08-2008

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap