*Sabahattin Önkibar*
*Yeniçağ 04,09,2008*
**
**
*Deniz Feneri'nin topladığı trilyonlar ve perde gerisindekiler!*
İddia ve isnat sahibi ben değilim.
Muhalefet partileri ya da diğer muhalif unsurlar da değil.
Peki kim mi?
Frankfurt Eyalet Yüksek Bölgesel Mahkemesi...
Ne mi diyor Alman yargıçlar?
Deniz Feneri'nin Allah rızası için fakir-fukaraya dağıtılmak üzere topladığı
kurban ve zekât gibi türlü yardımlar hak sahiplerine değil de başka yerlere
kanalize edilmişmiş.
Mesela nerelere mi?
Hürriyet gazatesinin mahkeme izlenimlerine göre bu adreslerden biri Beyaz
Holding imiş.
Peki bu holdingin yönetim kurulu başkanın adı ne midir?
Zekeriya Kahraman!
O kim midir?
AKP'ye gözü kapalı destek veren yarı resmi yayın organı imajlı Kanal 7'nin
sahibidir.
Almanya'da açılan Deniz Feneri davasında adı sıkça gündeme gelen bir isim de
Zahit Akman'dır.
Akman'ı hatırlamadınız mı?
RTÜK Başkanı olma sürecinde sünnet gereği bıraktığı sakalını imaj için
tereddütsüz tıraş eden arkadaş.
Bu sütunu izleyenler bu iki ismin buraya konuk olduğunu hatırlayacaklardır.
Hatırlamayanlara ya da o yazıyı okumayanlara tekrardan sunalım:
Yıl 1993.
O yıllarda RP mebusu olan Melih Gökçek arar ve aramızda şu diyalog geçer:
- "Sebo Tayyip Erdoğan'ı tanıyor musun? Partimizin İstanbul İl Başkanı."
- Tanırım hemşerimdir. Niçin sordun?
- "Ya kendisi yarın Ankara'ya geliyor. Bir özel TV kurma konusu var. Sen
TGRT'nin kuruluşundan tecrübelisin, sana bazı teknik sorular soracaklar.
Öğlen yemekte beraber olabilir miyiz?"
- Elbete oluruz, ama Tayyip bey Ankara'ıa misafir geliyor, ayıp olur, davet
sahibi ben olayım. Yarın öğle için Büyük Ankara Oteli'nde yer ayırtıyorum.
- "Tamam Sebo, yarın öğlen buluşuyoruz."
Yemekte buluştuk...
Erbakan'a uğrayan Tayyip bey biraz geç katılıyor.
Yemekte o güne kadar görmediğim ve tanımadığım Tayyip beyin asistanları
tavırlı iki isim de var.
Peki kim midir bunlar?
Zekeriya Kahraman ile Zahit Akman.
Bugün bunlardan biri Türkiye'nin en önemli TV kanallarından birinin (Kanal
7) sahibi, diğeri de Türkiye adına TV'lerin devlet komiseri.
Tam burada duralım ve soralım:
Zekeriya bey, bugün değeri yüzlerce milyon dolar olan ve o günün şartlarında
kuruluşu da abartısız 200 milyon civarı kaynak gerektiren bu TV'ye söyler
misiniz hangi kaynakla sahip oldunuz?
Evet kamu adına, inanç adına, ahlak adına, vicdan adına soruyorum bu parayı
nereden buldunuz?
Siz ki Kanal 7 öncesinde maaşla çalışan sıradan bir insandınız.
Piyango mu çıktı, define mi buldunuz, nereden geldi bu
paralar?
İspatlanıncaya kadar siz ve Zahit Akman bize göre asla suçlu değilsiniz,
dolayısıyla size suç isnadı ve hatta imasında bile bulunmuyorum, ama Kanal
7'yi kurma parasının kaynağını açıklamazsanız Alman mahkemesi haklı mı
çıkacak?
Sevgili okurlar bu tabloyu dikkatinize sunduktan sonra bilmem daha fazla bir
şey yazmaya gerek var mıdır?
Bakın kör göze parmak misali olan bu olaya göreceksiniz dinci AKP medyası
hiç mi hiç ilgi göstermeyecek. Tersine gündemi değiştirmeye uğraşacaklar.
İyi de benim inandığım ve onun gereği olarak bugünlerde şevkle orucunu
tuttuğum Şanlı Muhammed (sav)'ın İslam'ı böyle bir şeyle nasıl örtüştürülür?
Hayır bu Deniz Feneri olayı İslam ve ona hizmet değil, eğer ispatlanırsa
İslam ve Allah (cc) adına aldatmaktan başka bir şey değildir...
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---