> *Çocuk gözüyle Ramazan (Mizah) *> > > *Ramazan 1 *> > Bugün evde bir acaiplik var. Herkes sessizce işine okuluna gidiyor. Annem > 'Zeynep hadi sana kahvaltı hazırladım' dedi. Kimse yemek yemiyor, su > içmiyor. Ablam bile! > > *Ramazan 5 *> > Önce diyet yaptıklarını sanmıştım. İzledim hepsini. Akşama doğru hepsi > sessizleşiyor. Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar. Onları böyle > seyretmek, öyle hoş ki. Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe > güldürüyor beni. Ama gülmeye cesaretim yok. > > *Ramazan 9 *> > Niye böyle yapıyorlar? Ablama sordum, 'büyüyünce anlarsın' dedi. Zaten > başka ne der ki. Anneme sordum, Ramazan dedi. Babama sordum, Oruç dedi. > > *Ramazan 11 *> > Bu Ramazan ve Oruç isimli iki kişi, bizimkilere yeme-içme yasağı koymuş > demek. Arkadaşım Fatıma'ya sordum. Onun ailesi de gündüzleri yemek yemiyor > su içmiyormuş. > > *Ramazan 14 *> > Kaşık çatal sesleri, konuşmalar duydum. Uyandım. Babama haber vermeye > koştum, yatağında yok! Çaresiz, huysuz ablamın odasına koştum. O da yok! > Korkmadım, 'ben bu hırsızların hakkından gelirim' dedim. Aldım elime > paspasın sapını, aniden açtım mutfak kapısını.> > Sopamı havaya kaldırdım öylece kaldım oracıkta. > Bizimkiler yemek yiyorlar! Vay uyanıklar. Gündüz Oruç ile Ramazan'dan > korkup gece yiyorlar. > Bir de üstüme gülüyorlar. > Korkaklar. > > *Ramazan 17 *> > Önceleri, Oruç ile Ramazan'ı bulup şikayet etmeyi düşündüm. Fakat ablamın > yemek yemedikçe pamuk gibi yumuşadığını fark ettim. Babam ile Annem de > artık tartışmıyorlar. > O zaman devam. Belli ki Oruç ve Ramazan iyi kalpli iki amca. > > *Ramazan 19 *> > Her gün bize beyaz başörtülü teyzeler geliyor. Oturup birlikte Kur'an > okuyorlar. Her zaman ki gibi mobilyadan, gelinden, kaynanadan, > konuşmuyorlar. Ellerini açıp herkese dua ediyorlar. Sevim teyze de başını > örtmüş. Çok da yakışmış > > *Ramazan 22 > *> Her şey aynen devam ediyor. Televizyonlar bile uslu uslu konuşuyor. Hepsi > akşam ezan okuyor. İftar iftar deyip bütün şehir birden yemeğe başlıyor. > Ne hoş. > > *Ramazan 24 *> > Oruç'u merak ediyorum. Geçen gün Ayşe teyzem annemle konuşuyorlardı. Şöyle > şöyle yaparsam Oruç bozulur mu? Yok böyle olursa Oruç kaçar mı? Demek ki > Oruç, çok duygulu birisi. İnsanlar kötü bir şey yapınca bozuluyor. > Kötülüğü gördüğü yerden kaçıyor. > Oruç'u ve Ramazan'ı artık iyice merak ediyorum. Onlarla tanışmaya can > atıyorum. > > *Ramazan 25 *> > Bu günlerde herkes Kadir gecesinden bahsediyor şimdiye kadar, gecesi olan > bir adam göremedim. Bu Kadir de kim? Bin aydan hayırlı gecesi varmış. O > gece uyumamak, namaz kılmak, Kur'an okumak önemliymiş. > > *Ramazan 26 *> > İftarı çok sevdim. Akşam yemek yemeye İftar diyorlar. Gece yemek yemenin > adı da Sahur. İftar sonrası eğlenceler oluyor. Babam camilere götürüyor bizi. > Herkes sokaklarda, camide, neşe içinde. > > *Ramazan 28 *> > Merak içinde beklerken uyuyakaldım. Kadir, gecesiyle beraber gelmiş > gitmiş. Ben göremedim. Anlayamıyorum. Bu yüzden ağabeyimi çok özlüyorum. Ablama > soru sormaya kalksam, bana doya doya gülüyor. Sonra da arkadaşlarına anlatıyor, > birlikte gülüyorlar. Sinir oluyorum. > Abim uzak bir şehirde üniversitede okuyor. 'Abim ne zaman geliyor?' diye > anneme soruyorum. 'Bayram gelsin, onda gelecek' diyor. Oruç, Ramazan, gece > gelen Kadir'den sonra şimdi de Bayram!.. > Soramıyorum 'Bayram kim?' diye. Neden o gelmeden abim gelemiyor? Belki de > ağabeyimin arkadaşıdır. Çok özledim abimi. Bayram'ı da alsın gelsin tanışalım. > > *Ramazan 29 / Arefe *> > O kadar erkek isminden sonra bugün nihayet bir bir hanım ismi duyabildim. > Arife diyemiyorlar mı ne? Arefe diyorlar. Niye Arefe? 'Arife' olması > gerekmiyor mu? Yengemin adı gibi yani. 'Arefe geliyor, daha temizliği > bitirmedik diyor annem. İyice telaşlandılar. Bir Bayram diyorlar, bir > Arefe, harıl harıl çalışıyorlar. Temizlik yapılıyor. Yemekler hazırlanıyor. > Anneme 'Bayram ne zaman gelecek?' dedim, 'Arefe'den sonra' dedi. Demek ki Bayram > ile Arefe evli değil. Akraba da değil. Kafam karma karışık. Salih abim bi gelse de her şeyi bana anlatsa. > Ve Bayram geldi > Sabah kalktığımda, herkesi kahvaltıda yakaladım!. Oruç öldü heralde diye > düşündüm. Abim gece gelmiş. Sevinçten haykırdım. Çok özlemişiz > birbirimizi. > > Bütün olanı biteni bir güzel anlattım abime. Yüzüme bakarken, bana > tebessüm ettiğini gördüm. Ablama sormamakla ne iyi ettiğimi anladım. Abimin > tebessüm ettiği yerde, ablam kahkaha atar. Abime küser gibi yaptım hemen gönlümü > aldı. Bana her şeyi baştan anlattı, bu sefer de ben gülmeye başladım. > > Abimden söz aldım. Kimseye anlatmayacak, konuştuklarımızı yazmak için izin > istedi..) Ben de verdim.. Ramazan günlüğü işte böyle ortaya çıktı. Abim > buna bir de isim buldu: 5 Yaş Sendromu. Sendromu anlamadım. Ama olsun, abime > güveniyorum. Gerçi ablam'a göre 4 yaşındayım. Annem 5 yaşında olduğumu > söylüyor. Babam daha 4 yaşından gün almadı diyor. Abim 'bu konu beni aşar' > diyor. > > Bayramı çok sevdim. Ama ablam tekrar o sinirli haline dönecek diye, > Ramazanın gidişine çok üzüldüm. Bizim için her gün Ramazan olsa!.. Ne iyi > olur.
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
