YİNE ÇOK GÜLDÜMMMMM
21 Ekim 2008 Yılmaz ÖZDİL [EMAIL PROTECTED] Salonda rezalet!Ergenekon davasındaki 'salon rezaleti'ni gördünüz... Eminim, bugün bütün köşe yazarları enine boyuna bu konuya değinecektir. Gelin ben size, bir başka 'salon rezaleti'ni anlatayım.*Türkiye'nin gözü kulağı İstanbul'daki 'salon'dayken, Ankara'da bir başka 'salon'da, Türk Dil Kurultayı vardı...Başbakan kürsüye çıktı, Türkçe'nin 'ana sütü'ne benzediğini belirterek, 'katışıksız ana sütüyle, şiirler söylediğimizi, fermanlar yazdığımızı, devletler kurduğumuzu' anlattı.Ve sözü, beş gün önce kaybettiğimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca'ya getirdi...'Türkçemizin abideleşmiş şairi, sadece şiir solumuş, Türkçe'nin zengin imkánlarıyla bu topraklarda nehir gibi akıp gitmiştir' dedi.Sonra da, 'Türk Dil Kurultayı'nın manasına uygun olarak, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Sanat isimli şiirini okumak istiyorum' diyerek, okudu:'Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek... Bizim diyarımızda da bin bir baharı saklar... Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek... İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar.'*Salon yıkıldı adeta...Aralarında Cumhurbaşkanı ve Türk Dil Kurumu Başkanı'nın da bulunduğu davetliler dakikalarca ayakta alkışladı.Gözler yaşardı...*Tek pürüz vardı.İkisi de üç isimli ama...O şiir, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın değil.Faruk Nafiz Çamlıbel'in! _________________________________________________________________ Yeni nesil Windows Live Services'ı ücretsiz edinin. http://get.live.com --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
