Rıza Zelyut
*Ergenekon Savcısı Öz'e bir kez daha hatırlatıyorum*
 ------------------------------

Dün, Ergenekon davası başladı. Lakin; eksik başladı.
Çünkü; önemli bir isim davadan ayrıştırılmış. Eğer Veli Küçük bu davada
lider gibi sunuluyorsa; o isim de bu isimle bağlantılı olduğundan Silivri'de
olmalıydı.
Bunu boşuna söylemiyorum. Aşağıda; tanınmış gazetecilerden Ayşe Önal'ın Yeni
Şafak Gazetesi'nde 24 Temmuz 2008'de yayımlanan bir açıklaması var.
Ergenekon'la çok ilgili bu açıklamayı Savcı Zekeriya Öz görmezden geldi.
Ayşe Önal; ifadesi Ergenekon tutuklamalarına temel teşkil eden Tuncay
Güney'i anlatıyor. Anlatırken de Veli Küçük ile Tuncay Güney'in bağlantılı
olduğunu ortaya koyuyor. Tuncay Güney ise açıklama gösterecek ki Fethullah
Gülen'in temsilcisidir. Fethullah'ın adamının Veli Küçük ile samimiyeti;
Gülen-Küçük bağlantısını göstermeye yeter. O açıklamayı Savcı Öz'e bir kez
daha takdim ediyorum.

*TUNCAY, SAMANYOLU'NDAN*
'Tuncay'la Samanyolu Televizyonu'nda ana haber spikeri olduğu 1994'ün Nisan
ayında tanıştık. Başörtüsü konularında sıcak mesajlar verdiğim için sıcak
davranıyorlardı. Hatta bir seferinde, Cengiz Çandar ve Nur Vergin'lerle
birlikte bir iftara gittik. Bizi Fethullah Gülen'le tanıştırdı. Sanıyorum 22
yaşlarındaydı. Bu kadar genç ve deneyimsiz olmasına rağmen böylesine güçlü
olması beni çok şaşırtmıştı.
Tuncay doğruları, içine inanılmaz senaryolar ekleyerek anlatıyor. Bunu neden
yapıyor anlayamıyorum. Zavallı görünmesine rağmen güçlü olması bana tuhaf
gelmişti. Samanyolu'nun en güçlü adamıydı. 'Ayşe abla sen beni küçümsüyorsun
ama ben çok iyiyim' diyordu. Birileri bununla silah kaçırıyorsa Tuncay'ı
kutluyorum. Silah kaçırmışım, 'Cantürk'ü öldürmeyin' demişim. Çağırsınlar
beni, Tuncay'ı alsınlar karşıma, konuştursunlar.'

*VELİ KÜÇÜK'LE TARTIŞTIK*
1994 Mayıs sonunda, Ercan Arıklı tarafından, Nokta'dan Sabah Grubu'nun
çıkaracağı Ateş dergisini hazırlamak için 20 kişilik ekiple transfer
edildiklerini anlatan Önal devam ediyor:
'Derginin hazırlıklarını yapıyorduk. Editör arkadaşlarımdan biriyle
Sapanca'ya gidiyorduk. Güney beni aradı ve Kocaeli'ye gittiğini belirterek,
'Birlikte gidelim' dedi. Ben 'Ne kadar kalbin temiz Tuncay, biz de
Adapazarı'na gidiyorduk' dedim. Arabamla gidiyorduk. Öğle vakti, İzmit'te
bir yere uğrayacağını söyledi. Jandarma kışlasının önünde durduk. 15 dakika
sonra Tuncay geri geldi ve 'Abla, Paşa seninle tanışmak istiyor' dedi. İçeri
girdik. Tuncay, 'Paşam size Ayşe Önal'ı getirdim' dedi. O zaman Küçük'ü hiç
kimse tanımıyor. İçeride on dakika kadar oturduk. Küçük başladı, 'Şu, bu
Ermenidir, hem bizim bir istihbarat örgütümüz var' diyerek, insanların
aleyhinde atıp tutmaya. 'Benim en iyi arkadaşlarım Ermeniler, adını
verdiğiniz kişilere anlatacağım, hakkınızda dava açacağım' dedim.
Sinirlenerek oradan ayrıldık.'

*VELİ KÜÇÜK-FETHULLAH GÜLEN BAĞLANTISI*
Ayşe Önal'ın yukarıda anlattıklarını, o dönemde Fethullah Gülen'le
bağlantısı olan diğer gazeteciler de onaylayacaktır. Tuncay Güney, Fethullah
Gülen'in özel adamıdır. Zaten, Samanyolu televizyonunda bu nedenle
parlatılmıştır. Daha sonra da Fethullah Gülen'in ricasıyla Mehmet Ali Ilıcak
tarafından Akşam Gazetesi'ne (Sanırım bu operasyonun içyüzünü Nazlı Ilıcak
daha iyi biliyordur!), peşinden de Sabah'a aktarılmıştır.
Fethullah Gülen ile içli dışlı olan Tuncay Güney; yukarıdaki ifadelerden
anlaşılacağı üzere Veli Küçük ile de samimidir. Tuncay Güney'in Veli Küçük
ile bağlantıda olması; ancak Fethullah Gülen'in bilgisi ve izniyle mümkün
olabilir. Yani Fethullah Gülen-Veli Küçük arasında bir ilişki olduğu için
Tuncay Güney, Fethullah Gülen'in bağlantıda olduğu gazetecileri Veli Küçük'e
götürmektedir. Anlaşılacağı üzere Veli Küçük -Fethullah Gülen bağlantısı
kesindir.
Durum bu kadar açıkken Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, bu ilişkiyi görmezden
geldi.
Neden? Fethullah Gülen'in dokunulmazlığı var da bu kadar da mı dokunulmaz?
Türkiye Cumhuriyeti'nin yasaları ona işlemiyor mu? Veli Küçük ile dolaylı
yoldan çok ilgisiz bir bağlantısı olanlar bile sorgulanırken; böyle sıkı
fıkı bir ilişki neden yok sayılır?
Savcı Bey kızmasın ama işte o zaman aklımıza kendisinin teyzesinin oğlu
Seyfullah Vatansever'in söyledikleri geliyor. Teyzeoğlu, Savcı Öz için
'Fethullahçıdır!' demişti ve bu iddia da Aydınlık Dergisi tarafından
yayımlanmıştı. Sonrası malum, polis baskınıyla yakalanıp göz altına
alınmıştı.
Bir sözüm dün Ergenekon üzerine sayfalar dolusu yalan haber üreten
Fethullah'ın Zaman Gazetesi'ne... Eğer gerçek gazeteci iseniz Fethullah
Gülen'in bu ilişkisini niye yazmıyorsunuz?
Bunları dile getirdim diye bana da tuzak kurulabileceğini biliyorum ama
gerçeğin tam ortaya çıkması için yazmaya devam edeceğim.



-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.

Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

<<inline: image001.gif>>

<<inline: spacer.gif>>

Cevap