Organ bağışı dolayısı ile geçen hafta yazdığım bir yazıyı bölüşmek istedim. Yaşam her karede gülümsetmiyor, daha duyarlı olabilmemiz adına...Sevgi ve saygılarıma...Tuğba
BİR BAŞKA HAYATIN KAHRAMANI OLMAK… Her gün umutlanmak… Ve her gün bir bekleyişe yeniden kapılarını açmak… Bir ölümün ardından gelecek hayatın, buruk heyecanı… Bir de yaşama tutunma duygusu… Organ bağışı… Hayatın kenarında bekleyen binlerce kişinin sesini; yeniden coşkuya bulayacak olan adım. Kimsenin belki de çokça sarılmadığı, göz kaçırmalarla es geçtiği bir önemli yaşam armağanı… Bildiğimiz, duyduğumuz, ekranlarda kimi zaman önemle altı çizilen, okuduklarımızda içimizdeki vericiliği çoğaltan, kampanyalarla aslında ne denli el ele vermemiz gerektiğinin vurgulandığı ama kimi zaman unuttuğumuz ve ancak çok yakınımıza değdiğinde önemini çokça kavradığımız bir hayat kurtarma çabası… Duyarlı yürekler lazım öncelikle… Yardım isteyen seslere kulak tıkamamak ve anlamak aslında umudun hiç bitmediğini onlar için… Yaşama devam etmek için bir şansları daha var çünkü…Direniyorlar bir başka günün sabahını yeniden görebilmek adına, cesaretle bekliyorlar bir gün aydınlık bir sesle verilecek ‘organ bulundu’ müjdesini ve aslında tükenirken yüzleri ve solukları gün be gün, duyarlı gönüllerin kendilerini görmelerini istiyorlar içlerindeki umutlulukla… Her gün bakmak, içindeki umudun hala orda durup durmadığına… Ve her gün, bilmek aslında bedeninin çok yorgun düştüğünü… Neşeli yüzlerin bezendiği renkleri kendinde görme arzusu… Birde yaşama tutunma duygusu… Bir yaşama, büyük harflerle yazılacaklar organ bağışında bulunanlar… Bir solgun yüzü renklendirecek, bir umudu besleyecekler yeniden… Boğazda düğümlenen, konuşulmayan ama her an hissedilen ‘ya biterse, ya bulunmazsa organ, ya yetişmezse soluk’ sorusu yerini kocaman bir sevince bırakacak ki; hayat tüm ışıltısı ile yeniden doğacak o hasta bedenin üzerinde o zaman… Düşünsenize, bir yakarışa el uzatmak, bir sesi duymak, bir ömre yepyeni bir soluk olup, cana can katmak, ölümün elinde olan ipleri kesmek ve yeniden hayat vermek bir insana ne ayrıcalıklı bir adımdır… Ve ne güzeldir ayaklanan bir umuda yanıt olmak… Bir gün, tamda hayatın en güzel anında, şimdi bize çok uzak gibi duran organ bekleyen hastalardan biri olabilir, sağlığımızı yitirebilir ve bir başkasının organı ile yaşamımızı sürdürme umudunu içimizde taşıyor olabiliriz. Bizim yada en sevdiklerimizden birinin bir gün bir organ nakline ihtiyacımız olabilir, gökkuşağının tüm renkleri duyumsadığımız yaşam bir gün aniden gelen bir rahatsızlıkla gölgelenebilir. Ne garip ki, hayat, bir zaman sonra hangi rolü bize vereceğini asla söylemiyor. Ve hiç tekrarlamıyor kendini… Organ bağışı…İçinde bulunduğunuz haftada kutlanan bu özel zaman, organ bağış haftası; biliyorum ki; yapılan etkinlikler, gösterilecek slaytlar ve dağıtılacak afişlerle her duyarlı insanımızın bir adım atmasına neden olacaktır…Öyle kolay ki aslında, bir umut ışığı olabilmek. 18 Yaş ve üzeri, akli dengesi yerinde olan herkes, organ bağışı yapabiliyor ve organ bağışı kartı sahibi olabiliyor. Bunun ötesinde, bağış kartı tek başına yeterli olmayacağından ve ailenizin ya da yakınlarınızın rızası olmadan organlarınız alınamayacağından dolayı, bağış yaptığınız andan itibaren bu kararınızı ailenizle paylaşmanız gerekiyor. İşte bir başka hayatın kahramanı olabilmenin minik ama yürekli adımları… Dileğim, yüzü gülüşlü olsun ömürlerin… Dileğim yaygınlaşsın organ bağışı. Bir küçük alıntı yazıyı bölüşmek istiyorum sizlerle, bir küçük vasiyet… Sanırım her kelimesi, gelip buluyor bizleri ve anlatıyor tüm olması gerekeni… VASİYETİMDİR GÖZLERİMİ, Gün ışığını, bir bebeğin yüzünü,bir kadının gözlerindeki sevgiyi görmemiş bir adama verin. KALBİMİ, Kendi kalbi ona acı vermekten başka bir işe yaramayan birine verin. KANIMI, Bir otomobilin enkazı altından çıkarılmış olan bir gence verin. Verin ki,torunlarının oynadığını görene dek yaşasın. BÖBREKLERİMİ, Haftadan haftaya yaşaması makineye bağlı olan birine verin. KEMİKLERİMİ, Alın ve sakat bir çocuğun yürümesinin yolunu bulun. EĞER BİR ŞEYLER GÖMMENİZ GEREKİYORSA, HATALARIMI, KUSURLARIMI, İNSANLARA KARŞI ÖN YARGIMI GÖMÜN. EĞER YERİ GELİR VE BENİ HATIRLAMAK İSTERSENİZ, BUNU SİZE İHTİYACI OLAN BİRİN YARDIM EDEREK YAPIN. EĞER TÜM BU İSTEKLERİMİ YAPARSANIZ BEN SONSUZA DEK YAŞAYACAĞIM... TUĞBA ____________________________________________________________________________ İnternette takip ettiğin tüm siteler tek tık ötede! “Benim Mynet’im” de! --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
