Subject: TEHLİKELİ CEHALET - ERDAL ATABEK TEN.
To:
Date: Wednesday, November 12, 2008, 7:07 PM

  Kimden: *yasar Sezen* Kimden: *cemkaptan1*





 Tehlikeli Cehalet...
 Ayın dünyadan uzaklığını bilmemek 'tehlikesiz
 cehalet'tir.
 Bunu bilmezseniz 'tehlikesi yoktur'.
 Ama önünüzdeki çukuru göremezseniz, bu 'TEHLİKELİ
 CEHALET' olur.
 Çukura düşer ve kurtarılmayı bekleyerek
 debelenirsiniz.
 Belki birisi sesinizi duyar ve sizi kurtarır.
 Ama artık siz kendinizi 'onun sizi kurtardığı
 duygusu'ndan kurtaramazsınız.
 Eğer o çukurdan kendi gücünüzle çıkabilirseniz
 özgüveniniz artar.
 Bağımlılıkla bağımsızlık arasındaki fark kısaca
 budur.
 Durumunuzu bilirseniz bir belki kendinize yardım
 edebilirsiniz.
 Ama başkasının kolunda yürürken kendinizi bağımsız
 sanarsanız, işte bu 'TEHLİKELİ CEHALET'tir.
 Bugün Türkiye'yi bağımsız sanmak, bu nedenle
 'tehlikeli cehalet'tir.
 Gönlü Arap ülkelerinde, beyni Amerika'ya ipotekli,
 cebi uluslararası sermayeye çengelli bir siyasal iktidarla
 Türkiye bağımsız olamaz.
 Atatürk Türkiye'si ile bugünkü ülkemiz arasındaki
 farkı görmemek, görüp de kabul etmemek, kabul edip de
 Atatürk'ü eleştirmek 'TEHLİKELİ CEHALET'tir.
 Atatürk'ün büyük hedeflerinden birisi 'bilince
 yönelik çağdaş eğitim' idi.
 "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözü o'nundur.

 Bugünün siyasal iktidarı için geçerli eğitim hedefi
 bütünüyle değişmiştir.
 Siyasal iktidarın eğitim hedefi, 'inanca yönelik
 sermayenin hizmetine uyarlı insan gücü
 yetiştirmek'tir. Din temelli toplumun eğitim amaçları
 her yolla devreye sokulmaktadır.
 Bunu görmemek, görüp de kabul etmemek, kabul edip de bu
 durumu 'demokrasi sanmak' 'TEHLİKELİ CEHALET'tir.
 Demokrasi, bütünüyle bir kurallar ve kurumlar
 politikasıdır.
 Demokrasinin temeli laikliktir.
 Laikliğin temeli dindar-dinsiz ayrımı yapmamaktır.
 Laiklik olmazsa yurttaş eşitliği olmaz.
 Yurttaş eşitliği olmazsa demokrasi olmaz.
 Bunu bilip de bilmezden gelmek, bunu bilip de görmezden
 gelmek, 'TEHLİKELİ CEHALET'tir.
 ***
 Neden 'TEHLİKELİ CEHALET' toplumların başına bela
 olur?
 Çünkü, toplumların bir bölümü bu durumdan büyük
 çıkarlar sağlar.
 Geri kalan bir bölümü de küçük çıkarlarla yetinir.
 Bir bölümü, ilerde kendisinin de çıkar
 sağlayacağını umar, bir bölümü durumu görür,
 toplumu uyarmaya çalışır, ama gücü yetmez.
 İşte böyle durumlarda da felaket kapınızı
 çalmıştır ve gelmektedir.
 ***
 Bu durumun en yaygın araçları kitle iletişim
 araçlarıdır.
 Televizyon en yaygın biçimde bu doğrultuda
 çalışmaktadır.
 En izlenen saatler 'toplumu gerçek bilgilerden uzak
 tutmak' amacıyla kullanılmaktadır.
 Ivır zıvır eğlencelikler, boş zevzeklikler,
 pırıltılı eğlencelikler hep bu amaçla
 hazırlanmaktadır.
 Düşünmeye alışmamış beyinler de böylece oyalanıp
 gitmektedir.
 Düşünen beyinlerin de bu durumu önlemeye gücü
 yetmemektedir.
 'TEHLİKELİ CEHALET', farkına varmadan bu tuzağın
 içine düşüp eğlenmektir.
 Bunu bilip de bilmezden gelen, görüp de çıkar
 sağlayanlar, sonra da 'işte özgürlük budur'
 diyenlerse toplumun asıl belalarıdır.
 Bilmemiz gereken budur.
 Görmemiz gereken budur.
 Anlamamız gereken budur.
 Mücadelemiz de bu olmalıdır...


http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=14850

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap