bu ne güzel hikaye sacide gözlerim doldu. böyle birşey olabilirmi çok ender belki binde bir
30 Aralık 2008 Salı 10:57 tarihinde saco saco <[email protected]> yazdı: > > >BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ? Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk > > >kez.... Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan > sonra, > > >bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, > > >aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç... > Birbirileriyle > > >konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. > İkisi > > >de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı > > >arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise > ablasında.... > > >Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, > > >şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek > > >itiraf ettiler bir süre sonra... Okullarını bitirince hemen evlendiler. > > >Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama > > >öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi > > >umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor > ve > > >ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, > > >alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da > tam > > >tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren > > >sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları > kovaladıkça > > >sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. > > >Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca, "bütün > > >mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur" diyerek devam > > >ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler... "Senin için > > >ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam "Hayır, ben senin > için > > >ölürüm" diye yanıt verirdi hep... Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde > > >bir not görürdü kadın, "Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak...." > > >Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, "Mutfaktaki masanın > > >üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma" Mutfaktaki masadan, > > >salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda > > >kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi > zaman > > >da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli > > >değildi zaten.... Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar > yoğun > > >olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama > > >kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar > verdiler. > > >Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. > > >Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. > > >Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, > harap > > >durumda bir ev gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan. "Ne > > >dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu viraneyi yıktırır, harika bir > ev > > >yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları > > >kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "Sen > istersin > > >de ben hiç hayır diyebilirmiyim?" diye yanıt verdi adam. "Amerika'daki > tıp > > >kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, > burası > > >bizimdir artık...." Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri > halde, > > >ayrılmaları zor oldu adam Amerika'ya giderken. Her gün, her saat > konuştular > > >telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç > gün > > >sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar > mutlu > > >görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki > evi > > >hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap > > >aldı: "Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut..." > > >Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da > > >çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini > > >söylemesi için yalvardı adama, "Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur > > >anlat" diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve > > >sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton > > >duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği... > Bir > > >gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği > > >arkadaşına dert yanarken, "Artık dayanamıyorum, sana söylemek > zorundayım" > > >diye sözünü kesti arkadaşı. "O, seni aldatıyor. İş yerimin tam > karşısındaki > > >restoranda genç bir kadınla yemek yiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş > > >biniyorlar arabaya...." "Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu > yalanları" > > >diye bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla > > >suçladı.... Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir > köşeye > > >sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı... > > >Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı > > >hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü > > >adamın... Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, > > >bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her > > >şeyi. İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların > orta > > >yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve > > >bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak > > >isterim seni" diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle... İlk > celsede > > >boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına kimse > > >inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. > Adamın, > > >sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız > > >kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, > > >aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için > > >dua ediyordu. Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen > zaman > > >bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin > > >sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. "Sen, > buraya > > >ne yüzle geliyorsun" diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen, > içeri > > >girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor." dedi genç kadın. > Kanepeye > > >ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: "Hiçbir şey göründüğü > > >gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl > > >Amerika'daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir > senelik > > >ömrü kaldğını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla > birlikte > > >ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden > > >sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte > > >Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs > > >durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına > > >inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda > > >yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi..." Gözlerinden akan yaşları > > >durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline > > >tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış > > >bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk kağıtta, "Lütfen bütün notları > sırayla > > >oku bir tanem" diyordu... Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni > sevmekten > > >hiç vazgeçmedim", "Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini > > >bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi bana söz vermeni > > >istiyorum." "Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline > > >alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta > şunlar > > >yazılıydı: "Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. > > >Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor > > >olacağım...." > ________________________________ > > > > --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [email protected] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
