*Düşündüren öykü...1*


 *Karınca Kito*



Mahkumun biri, yalnız kaldığı hücre içinde bir karınca ile arkadaşlık yapar.
Kito adını verdiği bu karınca zaman içerisinde adamın talimatlarına göre
hareket eder hatta takla atmayı bile öğrenir.

Mahkum, insanların Kito'ya hayran kalacağını ve göreceği büyük ilgi
sayesinde zengin olacağının hayalini kurmaktadır. Hapisten tahliye olduğu
gün Kito'yu kibrit kutusunun içine koyarak bir kafeteryaya gider. Amacı
insanların Kito'ya nasıl tepki vereceğini test etmektir.


Karıncayı kibrit kutusundan çıkaran eski mahkum garsonu çağırır. Amacı
garsona Kito'nun marifetlerini göstermektir. Garsona "Masanın üstünde duran
şu karıncayı görüyor musun?" diye sorar sormaz, garson elindeki bezle
karıncayı alır ve "Afedersiniz beyefendi" diyerek Kito'yu öldürür.


Her kişinin kendine ait değerleri ve inançları vardır. Bir kişi için çok
önemli olan bir olay diğeri için pek de önemli olmayabilir. Kişileri kendi
inanç sistemimize göre değerlendirirsek sorunlarla karşılaşabiliriz.
Yapmamız gereken kişilerin inanç ve değerlerine saygılı olmak ve
ilişkilerimizde kendimizi onların yerine koyarak hareket etmektir.

*Altının degerini en iyi sarraf bilir.*





*Düşündüren öykü...2*





*Amca Diyen Papağan*





Adamın biri güzel bir papağan satın alarak eve getirmiş ve başlamış
konuşmayı öğretmeye. Özellikle papağanın "amca" demesini istiyormuş.

Günlerce uğraşmış ancak papağana tek kelime öğretmeyi başaramamış. Bir gün
iyice sinirlenmiş ve papağanın bir tüyünü kopararak, "amca de bakayım" diye
bağırmış. Papağandan yine ses çıkmayınca her seferinde "amca de" diyerek
hayvanın tüylerini tek tek yolmuş. Adam, tüylerini tamamen yolduğu papağanı
tavuk kümesine atmış.


Sabaha karşı kümesten gürültüler gelmeye başlamış. Kümese giden adam birde
ne görsün, papağan bir tavuğun üzerine çıkmış, tavuğun tüylerini tek tek
yolarak her seferinde "amca de bakayım", "amca de bakayım" diye
bağırıyormuş.


Bir insana bir şeyler öğretmek istiyorsak çok sabırlı ve esnek olmalıyız.
Öğrenme kişinin istemesi ve bilgiyi veren kişiyi sevmesi ile mümkündür.

Öğrenme sırasındaki olumsuz davranışlar, kişinin bilgiye öğrenememesine
neden olacağı gibi bu davranışları aynen modellemesine de sebep olabilir.

*Ne öğrettiğinizden çok, karşınızdakinin ne aldığı önemlidir.*





*Düşündüren öykü...3*





*Anne Kedi*





Göl kenarında yaşayan ve sudan nefret eden bir kedi doğum yapar. Bu kedinin
yavruları ise annelerinden farklı olarak gölde oynamayı ve suya girmeyi çok
sevmektedir. Anne kedi de yavruları ile birlikte göle girer ve onlarla suda
oynar. Bunu gören bir başka kedi hayretler içinde kalır ve ona sorar: "Sen
hep sudan nefret ederdin, ama görüyorum ki artık sudan hiç çıkmıyorsun.
Bunun sebebi nedir?"

Anne kedi şöyle cevap verir: "Hala suyu sevmiyorum ama yavrularımı çok
seviyorum".

Hepimizin hoşlandığı veya hoşlanmadığı bir çok şey vardır. Ancak birini çok
seviyor ve onunla bir şeyler paylaşmak istiyorsak, onun hoşlandığı şeylere
bakış açımızda esnek olmalıyız. Özellikle ailemize karşı bize düşen daha
özverili ve daha hoşgörülü olmaktır. Zararlı bir yönü yoksa sevdiğimiz
kişinin hoşlandığı şeyleri sevmeye çalışmalı veya en azından hoşgörülü ve
anlayışlı olmalıyız.

*İnsanlarla uyum sağlamadan sıcak ilişkiler kuramazsınız.*



*Düşündüren öykü...4*



*Kuyruğunu Dik Tutan Fare*



Ormanın birinde sürekli diğer hayvanlara musallat olan bir fare
yaşamaktadır. Fareden çok çeken hayvanlar günün birinde toplanır ve ondan
kurtulma görevini "ezeli düşmanı" kediye verir. Farenin peşine düşen kedi
onu bir ağacın altında olacaklardan habersiz beklerken görür, usta bir avcı
gibi sessizce yaklaşır arkasından. Pençesini kaldırır, ama kedinin gölgesini
gören fare şimşek hızıyla fırlar. Hızlı bir kovalamaca sonunda düz bir ovaya
gelirler. Sağına soluna bakan fare kaçacak yer olmadığını görür.

Tek çare, düz ovanın ortasında yalnız başına otlamakta olan inektir. Nefes
nefese ineğin yanına doğru koşar ve başlar yalvarmaya. Fareden az çekmeyen
inek önce yardım etmek istemez ama yalvarmalarına fazla dayanamaz ve onu
saklamaya razı olur. "Peki, peki. Uzatma da geç şöyle arkama" der inek.

Fare arkasına geçince inek pisliğini üzerine bırakır. Fare pisliğin içinde
kaybolur, ancak dik kuyruğu dışarıda kalmıştır. Kuyruğu gören kedi hemen
ineğin yanına gelir. Kuyruğundan tuttuğu gibi fareyi pislikten çıkarır ve
oracıkta yer.

1. Üzerinize her pislik atan düşmanınız değildir.
2. Sizi pislikten çıkaran herkes dostunuz değildir.
3. Boğazınıza kadar pisliğe gömülmüşseniz, kuyruğunuzu fazla dik tutmayın.

*Bilgeliğe ulaşanlar, yaşadıkları olaylardan ders çıkaranlardır.*



*Düşündüren öykü...5*



*Krema Kabındaki Kurbağalar*



İki kurbağa dolaşırken kendilerini krema dolu bir kabın içerisinde bulurlar.
Kremanın içine batan kurbağalar can havli ile çırpınmaya başlarlar. Fakat
nafile çırpındıkça batarlar kremaya. İçlerinden biri artık kurtulamayacağı
düşüncesi ile kendini bırakır ve krema içinde boğulur.

Diğeri ise pes etmez ve son nefesine kadar çırpınmaya devam eder.
Kararlıdır. Çırpınır, çırpınır, çırpınır... Ve sonunda bir şey fark eder,
kabın içindeki krema gittikçe sertleşmektedir. Çırpınmaya devam eder ve
sonunda sertleşen kremanın üzerine çıkıp dışarı sıçrayarak kurtulur.

Hayatta kazananlar asla vazgeçmeyenlerdir. Başarmamız gereken işi pes
etmeden sonuna kadar mücadele ederek sonuçlandırmalıyız.

*Umutlar tükenmedikçe denemekten asla vazgeçmemeliyiz. Ancak sabırlı ve
ısrarlı olanlar hedeflerine ulaşabilir.*



*Düşündüren öykü...6*



*FARE ÖYKÜSÜ*



Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta
bir paketi açtıklarını gördü. Kendi kendine:
"İçinde hangi yiyecek var acaba ?" diye düşündü.

Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu
anladığında yıkılmıştı.

"Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye
bağırarak telaşla bahçeye fırladı.

Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç
bir tavırla başını kaldırdı ve gıdakladı:

"Zavallı farecik...Bu senin sorunun benim değil. Bana bir zararı olamaz
küçücük kapanın" dedi.

Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla domuzun yanına koştu ve,

"Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye
adeta çırpındı. Domuz anlayışla karşıladı ama,

"Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka
yapacağım bir şey yok. Dualarımda olacağından emin ol"
dedi.

Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve ,

"Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!" dedi.

İnek ;

"Bak fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni
ilgilendirmiyor." dedi.

Sonunda farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü.
Çiftçinin fare tuzağı ile bir gün tek başına karşılaşmak
zorunda olduğunu anladı....

O gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik
farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden bir
ses duyuldu.
Gecenin sessizliğini bölen gürültü, fare kapanından geliyordu.

Çiftçinin karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından
fırladı ve mutfağa koştu.

Karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun kısıldığını fark
edememişti.

Kuyruğu kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden
çiftçinin karısını ısırdı.

Çiftçi, karısını apar topar doktora götürdü. Doktor, zehiri temizledi sardı.
Çiftçi karısını eve getirdi, yatırdı.
Karısının ateşi yükseldi ve bir türlü düşmüyordu. Kadıncağız
ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu.

Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu
herkes bilir, çiftçi de bıçağını alıp bahçeye koştu.

Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi.
Karısının hastalığını duyan komşular ziyarete geldiler.
Onlara ikram etmek için çiftçi domuzunu kesti...

Çiftçinin karısı gittikçe kötüye gidiyordu. Yılan, belli ki
çok zehirliydi. Birkaç gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü.

Cenazesine çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için çiftçi
ineği mezbahaya yolladı...

Fare tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi.





1. Bizi ilgilendirmedigini sandıgımız olayın bir anda içinde olabiliriz.
2. Size yardım eli uzatmayan yardıma muhtaç hale gelebilir.
3. Kime ne olacagını ancak zaman gösterir.

*iyi adam olmak için*

*
                                                                           *
*Kimseye fenalık etmemek yetmez, *

*İyilik etmesinide bilmelidir.*

*FENELON*



BUGUNDE BIRAZ EDEBI SEYLERDEN SOZ EDEYIM ISTEDIM.UMARIM GUZEL OYKULER
OKUDUNUZ.KALIN SAGLICAKLA.NAMIK INANC

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap