*Arslan BULUT * *[email protected] *
*25/02/2009*   *Commer
raporu: *
*ABD'nin Türk direnişini kırma operasyonu!*

6 Ocak 1969 günü Ortadoğu Teknik Üniversitesi Yerleşkesi’nde Amerikan
Büyükelçisi Robert W. Commer’in makam arabası ateşe verildi. Daha birkaç ay
önce Ankara’ya atanmış olan büyükelçi, kısa bir süre sonra 7 Mayıs 1969 günü
görevinden ayrıldı. Gitmeden, ABD Başkanı ve Dışişleri Bakanı’na bir Türkiye
raporu yazdı. Bu mektup, aradan 40 yıl geçmiş olduğu için açıklandı. Dr.
Cüneyt Akalın, raporu Türkçe’ye çevirdi ve Teori dergisinde bir ön inceleme
yazısı ile birlikte yayımladı.
Commer’in mektubu bugüne ışık tutuyor, onun için özetleyerek bilginize
sunuyorum.

* * *

“Türkiye’nin bizim için ne kadar önemli olduğunu kimse inkâr edemez. Bununla
birlikte Amerikan karşıtlığı giderek büyümekte olduğundan, ABD’nin konumu
burada giderek bozulmaktadır.
Türk hükümetleri ve Türkiye’nin etkili siyasal azınlığı, ülkenin dünyadaki
rolünü ve ABD’nin açık ara ile en büyük rolü oynadığı ittifaklar yelpazesini
tekrar tekrar gözden geçirmektedir. Bu grupların ulaştığı sonuçlar aşağıdaki
gibidir:
* Türkiye’nin çıkarları, Rusya ve Arap Dünyası ile ilişkilerde somut
gelişmeler kaydedilmesini gerektiriyor.
* ABD faaliyetlerinin boyu ve çapı Türkiye’nin güvenliğine katkı sağlamaktan
çok ona zarar verebilir.
* Kıbrıs sorununda bir savaş söz konusu olursa, Türkiye’nin yardımına
gelmesi konusunda ABD’ye güvenilemez.
Türk Hükûmeti’nin hâlâ ABD ve NATO yanlısı olması bizim gözlerimizi
kamaştırıp alttan alta etkili olmakta olan güçlere gözlerimizi kapamamıza
yol açmamalıdır.
Sayıları az olsa bile bu güçler, basında, öğrenciler arasında ve eğitimli
elit kesimde niteliksel olarak daha etkindir.
*Bu süreci tersine çevirmek ve temel çıkarlarımızı korumak için belli başlı
iki hareket çizgisini gerekli görüyorum:*
*Birincisi,* onların çarpık propagandalarını teşhir etmek, bizim
faaliyetlerimizi temize çıkarmak, *ikincisi,* Türkiye kamuoyuna,
tarafsızlığa kaymanın getireceği riskleri sürekli ama incelikli bir şekilde
hatırlatmak amacıyla etraflı bir program dahilinde bu Batı karşıtı aşırı
kampanyaya aktif biçimde karşı koymak.
Kısacası, Türkiye solunun propaganda savaşında inisiyatifi elde tutma
avantajını elinden almalıyız. Birçok kişi, bunun bizim işimiz değil, Türk
Hükûmeti’nin görevi olduğunu söyleyecektir. Ama biz yolu göstermezsek,
onların çabaları da gönülsüz olacak, üstelik geçmiş deneyimlere bakarsak pek
de etkili olmayacaktır.
Türkiye’de gelişmeler o kadar olumsuzdur ki şu anda aktif önleyici tedbirler
almamız gerekmektedir.
Eğer kartlarımızı doğru oynarsak etkin bir müttefiki yanımızda tutmaya devam
edebiliriz. Bunu başaramazsak, Türkiye’nin Batı’ya yöneliminde aşınmanın
devam edeceğini şimdiden söyleyebilirim.”

* * *


Son iki yıl içinde Türkiye’de Amerikan aleyhtarlığına karşı, ABD
Büyükelçiliği yetkilileri ve CIA görevlilerinin ne gibi tedbirler almakta
olduğunu 40 yıl önceki bu mektup açıkça bildirmektedir:
Muhaliflerin ezilmesi için Türk Hükûmeti’ne yol göstermek! Mesela,
ulusalcılığı suç olarak göstermek gibi!
Dr. Cüneyt Akalın belirtiyor ki Comer, Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi
sıfatıyla, Güney Vietnam halkının kalbine ve aklına nüfuz ederek
direnişlerini kırmakla görevlendirilmişti; buna “pasifikasyon” deniyordu.
Commer’in uyguladığı program sırasında Noam Chomsky’ye göre 60 bin Vietnamlı
öldürülmüştü. Comer’e ’kasap’ lakabı takılmıştı. Saygon’daki ekibinde
Richard Holbrooke de yer alıyordu.
Commer, Türkiye’ye işte bu katliam tecrübesiyle gönderilmişti. 1968’de
başlayan olaylar zinciri, Türkiye’de beş bin gencin ölümüne, on
binlercesinin yaralanmasına, hapsedilmesine ve çoğunun istikbalinin
kararmasına sebep oldu.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap