HALKIN SAGLIGI ILE NASIL OYNANIYOR!!!
 
 
http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1065473&AuthorID=54&Date=01.03.2009&b=Yogurdun%20standardi%20niye%20degisti%20Cocuklarimizi%20tehlikeye%20atmayin&a=Gungor%20Uras&ver=54
 

 


Güngör UrasOlayların içinden
[email protected]


Bakanlık yanıt ver!
Yoğurdun standardı niye değişti? Çocuklarımızı tehlikeye atmayın!
1 Mart Pazar 2009

Firmalar baskı yaptı, tebliği değişti, katı madde şartı kalktı, protein miktarı 
zorunluluğu azaltıldı. 
Bu da ‘sulu yoğurt’ dönemini başlatacak. Dahası katılaşsın diye kimyasal 
katılması tehlikesi var
 
Sıra yoğurda geldi. Ey halkım... Tarım Bakanlığı’nın emriyle bundan sonra doğru 
dürüst yoğurt yiyemeyeceksiniz. Neyin, ne olduğunu anlatayım.
Türkiye’de üretilen sütün üçte biri yoğurt olarak tüketilir. Yılda 2.2 milyon 
ton yoğurt tüketiriz. Bunun 400 bin tonu şimdilerde sanayi yoğurdu. Sanayi 
yoğurdunun parasal değeri 1 milyar lira dolayında. Sanayi yoğurdunda piyasaya 
çokuluslu, yabancı firmalar hakim.
Bunlar bazı büyük yerli firmaları aldı. Kendi markaları ve satın aldıkları 
markalarla dünyanın her yanında üretilen ve satılan yoğurt tadını, türünü Türk 
tüketicisine alıştırmaya çalışıyorlar. Başarılı da oldular. Bizim geleneksel 
kaymaklı yoğurt tadını unuttuk. Her yerde satılan tatsız bir  yoğurt yiyoruz.
Eski geleneksel Türk yoğurdunu üretmek için yoğurtçularımız ve ev kadınlarımız, 
sütü 100 derecenin üzerinde kaynattıktan sonra ılıtır, ılıyan sütü daha önce 
yapılmış yoğurtla mayalandırır, ılık bir ortamda saklayarak yoğurt haline 
getirirdi.
Süt 100 derecenin üzerinde kaynayınca içindeki su miktarı azalır, katı maddenin 
yoğunluğu artar. Katı maddenin içinde protein, mineraller, laktoz ve yağ 
vardır. Süt ne kadar su kaybederse katı maddesi o kadar artar. Yoğurt daha katı 
hale gelir.

Amaç maliyeti düşürmek
Sanayi yoğurdunda süt en fazla 80 derece ısıtılır. Su kaybetmesine izin 
verilmez. Süt ne kadar su kaybetmezse, yoğurdun içindeki süt miktarı o kadar 
çok, buna karşılık protein, mineraller, laktoz ve yağ o kadar az olur. Yoğurdun 
kıvamı tutmaz. Sulu olur.
Sanayi yoğurdu, yurtdışında büyük kimya tesislerinde üretilen ve dondurulduktan 
sonra kuru hale (toz haline) getirilen ve yurda ithal edilen bakterilerle 
üretilir. Yoğurt yapımını başlatan iki ana bakteri türü (Prof.Dr. Emel 
Sezgin’den öğrendiğime göre bunların adı Streptococcus thermophilus ve 
Lactobaccillus delbruecki surp.bulgaricus’dur) ve tadını belirleyen bir dolu 
alt bakteri türü vardır.

Sağlık tehlikesi var
Uluslararası yoğurt üreticilerinin hedefi (1) Tüketiciyi tek tür, tek marka 
yoğurda alıştırmak. (2) Sulu süt kullanarak yoğurt maliyetini düşürmek.
İşte bu oldu. Sanayi yoğurdu üreticileri, bakanlığa baskı yaptı. Gıda Kodeksi 
Komisyonu karar verdi. Karar, 16 Şubat 2009’da Resmi Gazete’de yayımlandı. 
Yoğurda yüzde 12 katı madde şartı kaldırıldı. Süt proteini miktarı yüzde 4’den 
yüzde 3’e çekildi.
Bundan sonra sanayi yoğurdunun içinde insan sağlığına yararlı maddeler 
olmayacak. Yoğurt yiyerek protein alma şansı kalmıyor. Doğal minerallerinin 
miktarı en aza iniyor. “Yoğurtçu Lobisi” başarılı oldu. Devlet zoruyla Türk 
halkı (büyük bölümü ithal süt tozundan yapılacak) sulu yoğurt yiyecek.
Çok çok büyük bir tehlikeyi, şimdiden hatırlatayım. Bir süre önce Çin’de büyük 
süt skandalı çıktı. Sulu süt kullanarak çocuk mayası yapanlar sütü 
koyulaştırmak, azotunu artırmak için içine melamim maddesi kattılar. Çok sayıda 
çocuk öldü. 
En az katı madde şartı kalktığı için, katı maddesiz sulu yoğurt üretecek 
firmaların (Olamaz ya, diyelim ki oldu!) biri kötü niyetli davranır da yoğurdu 
katılaştırmak için ek kimyasallarla kıvamı yoğunlaştırma arayışına girerse, 
bunu kim izleyecek? Bu kötü davranış sonucu ölecek çoluk çocuğun hesabını kim 
ödeyecek?
 
Türkiye ithalatı yasaklamıştı
Çin’in melamin katkılı süt ürünlerini ABD’ye ve başka pek çok ülkeye ihraç 
ettiğinin ortaya çıkması, Çin’deki çocuk ölümlerinden bu yüzden olduğunun ileri 
sürülmesi Türkiye’de de tartışma yaratmıştı.
Tarım Bakanı Mehdi Eker, “Çin menşeili süt ürünleri içinde melanin 
bulunabileceğine ilişkin bilgi üzerine tedbir aldık. Bundan sonra kontrol 
belgesi vermeyecek. Zaten sadece süt tozu ithalatı olmuş” demişti.
Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı 
Prof. Dr. Hasan Yetim de yaptığı açıklamada, şöyle demişti:
‘’Melamin, kimyasal bir bileşik. Sütteki proteini yüksek göstermek için toz 
melamin katılıyor. Bunların insan sağlığı üzerindeki toksik etkisinin az olduğu 
söyleniyor. Ancak kesinlikle doğru değil. Çünkü melamin çeşitli böbrek ve damar 
hastalıklarına, ürogenital sistemlerde büyük zararlara, hatta kansere bile 
neden olabiliyor.”

ESKİSİ

YENİSİ

Yoğurt standardı nasıl değişti?
3 Eylül 2001 Tarihli 24512 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Türk Gıda Kodeksi 
Fermente Sütler Tebliği’nde:
-  Yoğurt yapılacak sütde protein oranının en az yüzde 4
-  Yağsız katı madde oranının en az yüzde 12 olacağı belirtilmişti.
16 Şubat 2009 Tarihli 27143 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Tebliğinde: 
-  Yoğurt sütünde bulunması gereken en az protein oranı yüzde 4’den yüzde 3’e 
indi. 
-  Yüzde 12 katı madde bulundurulması şartı kaldırıldı. Bu değişikliğin anlamı 
yoğurtların daha az protein içereceği, sütün içinde bulunan yararlı 
minerallerin yoğurtta bulunmayabileceğidir.
Yoğurt diye ne verilirse yemek zorunda mıyız?
Yoğurt, halkımız için çok önemli. Sanayi yoğurdu ‘sulandırıldı’ diye, sanayi 
yoğurdu ‘süt tozu ile yapılıyor’ diye, ‘protein ve mineraller bulunmuyor’ diye 
yoğurt yemeyecek miyiz? Hayır: Yiyeceğiz. Sanayi yoğurdu olmadan yapamayız. 
Sanayi yoğurduna karşı değiliz. Sağlığa zararlı hale dönüşmesini önlemeye 
çalışıyoruz.
Önce Tarım Bakanlığı’nı uyaracağız. Bakanlığı sorumlu olmaya davet edeceğiz. 
Yoğurt tebliğinin, sanayi yoğurdu üretenlerin kârının dikkate alınarak değil, 
halk sağlığının ve geleneksel Türk yoğurdunun özelliklerinin dikkate alınarak 
hazırlanması için gerekeni yapacağız.
Bu arada: 1) Tarım Bakanlığı yoğurt tebliğini değiştirinceye kadar gerekiyor 
ise evde sütü kaynatarak geleneksel usul ile kendi yoğurdumuzu kendimiz 
yapacağız. 2) Bundan sonra sanayi sütü alırken ambalajın üzerinde neler 
yazıldığına bakacağız. 
-  Sütle mi, süt tozuyla mı yapılmış?
-  Temel 2 bakteri dışında, değişik amaçlarla başka bakteriler kullanılmış mı? 
Hangi amaçla hangi alt bakteriler kullanılmış?
-  Protein oranı en az yüzde 4 mü? Yağ hariç katı madde oranı en az yüzde 12 mi?
-  Yağ oranı nedir?
Ambalajında, bu konularda bilgi vermeyenlerin yoğurdunu satın almayacağız.
Bunlar sadece ağız tadını değil, insan sağlığını ilgilendiren çok çok önemli 
konular.
 
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
YORUMSUZ
_________________________________________________________________
Windows Live™ Contacts: Organize your contact list. 
http://windowslive.com/connect/post/marcusatmicrosoft.spaces.live.com-Blog-cns!503D1D86EBB2B53C!2285.entry?ocid=TXT_TAGLM_WL_UGC_Contacts_032009
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap