---------- Forwarded message ----------
From: sema
Diğer Yazarlar Dilek Önder Tayfun Devecioğlu Zafer Mutlu Güngör Mengi Ruhat
Mengi Zülfü Livaneli Tuğçe Baran Mutlu Tönbekici Erol Çevikçe Seyfettin
Gürsel Reha Muhtar Aydın Ayaydın Yiğit Bulut Ercan İnan Asaf Savaş Akat Elif
Ergu Ali Ağaoğlu Necati Doğru Gazi Erçel Ali İhsan Karacan Elif Ergu -
Röportajlar Sezgin Özcan Mine G. Kırıkkanat Haşmet Babaoğlu İclal Aydın Okay
Gönensin Selahattin Duman Ruşen Çakır Suat Kılıç Mehmet Tezkan Cengiz
Aktar Bilal
Çetin Okay Gönensin (Okur Temsilcisi) Mustafa Mutlu Atilla Güner Tuna
Kiremitçi Can Ataklı Bülent Akarcalı Ebru Drew Memet Güler Onur
Kumbaracıbaşı Kemal Yıldırım (Spor) Sadık Gültekin Süleyman Ateş Süheyl
Batum Sinan Engin (Spor) Rifat Sarıcaoğlu Mehmet Tezkan (Spor) Reha Muhtar
(Spor) Gökmen Özdemir (Spor) Vedat Okyar İbrahim Seten (Spor) Selim Soydan
(Spor) Barış Tut (Spor) İlker Kılıç (Spor) Doğan Koloğlu (Spor) M. Nedim
Koca (Spor) Bülent Korkmaz Yemen Ekşioğlu Zeki Çol (Spor) Mert Aydın
(Spor) Metin
Görgün Kadir Çetinçalı (Spor) Ali Gümen Tayfun Bayındır (Spor) Talay Erker
(Spor) Cüneyt Tanman (Spor) Kaan Kural (Spor) Kartal Yiğit (Spor) Feridun
Niğdelioğlu (Spor) Haşmet Babaoğlu (Spor) Harun Muslu (Spor) Adnan Onaran Lütfü
Özel (Spor) Kaya Çilingiroğlu (Spor) Hakan Yaşar (Spor) Mircea Lucescu
(Spor)
*Mine G. Kırıkkanat * *Yazara ulaşmak için :*
[email protected] [image:
Increase text size] Nerdeee o eski hidayetler... Eskiden hidayete erenlerde
nedamet vardı. Nedamet, pişmanlık demektir.
Önce yanlış yolda olduklarının farkına varırlardı. Sürdürdükleri yaşamdan
hicap duyar, işledikleri günahlara pişman olur, nedamet getirir ve öyle
ererlerdi hidayete.
Hidayet dediğiniz Himalaya zirveleri değil ki tırmanılsın.
Dosdoğru bir yol. İslamın doğru yolu.
Yaşamında yanlış yola hiç sapmamış, zaten doğru yolda birinin "hidayete
erdiğini" duydunuz mu hiç?
Demek ki Allah'ın doğru yolunu bulmak için önce yanlış yola sapmış,
saptığını idrak etmiş ve nedamet getirmiş olmak gerekiyor.
Başka bir deyişle hidayetin olmazsa olmazı, nedamet...
Hangi günahlardan nedamet getirileceğini anlamak için de hidayete varanların
nelerden vazgeçtiklerine bakmak yeterli: Seks, fuhuş, uyuşturucuyla bezeli
sefih yaşamlar...
Böylesi de geceleri sürülüyor tabii. Sabahın 6'sında kalkıp gün boyu
çalıştıktan -ya da iş aradıktan- sonra televizyon karşısında uyuyakalanlar
arasında hidayete eren yok. Çünkü nedamet getirilecek yaşantı yok!
Dolayısıyla eski hidayetçiler, genellikle sefahat âlemleri müdavimlerinden,
mostralıktan çok fuhuş yapan mankenler, porno film yıldızları, pavyon
dansözleri, zenneler, konsomatrisler ve müşterileri arasından çıkardı.
Ben ahir ömrümde katillikten, hırsızlıktan, dolandırıcılıktan nedamet
getirip hidayete eren
bir Müslim Türk bile görmedim, ya siz?
***
İşte size eski hidayetçilerden bir demet:
Cinsel çekiciliği erkekleri fazlaca coşturan seks yıldızı, dansöz Leyla
Sayar. Onunla birlikte Belgrad Ormanları'na kaçırılınca işlemek zorunda
kaldığı günahtan arınmak için İslam'ın doğru yoluna kapanan şarkıcı Rüçhan
Çamay. Zennelerin şahı ve göbek dansı muallimi Kudret Şandra. Yeşilçam için
çevirdiği filmlerden nadim olan Necla Nazır. Aynı pişmanlığa gazino
sahnelerinden varan Sevim Tuna. Manken aktör Reha Yeprem. Bir Yeşilçam
yıldızıyla yaptığı evlilik ve daha pek çok zaaftan tövbekâr, şarkıcı Ahmet
Özhan. Sönen yıldızı tövbekâr olunca yeniden parlayan müzisyen Engin Noyan.
Magazin sayfalarından hidayete düz geçiş yapan Yaşar Alptekin. Soyunmaktaki
cesaretini, tesettür esaretiyle unutmaya -ve unutturmaya- çalışan mankenler
Gülay Pınarbaşı, Serap Akıncı vb. vb...
Eskiler arasında hidayete erenlerin otantik bir yanı, çünkü pişmanlıkları
vardı. Nelerden nedamet getirdiklerini anlamak için allame olmak gerekmiyor.
Sahne ve podyumların bugünkü erbabından
bazılarının hangi suçlardan gözaltına alınıp mahkemeye çıkarıldıklarına
bakarsanız, rahatlıkla tahmin edersiniz.
***
Yeni hidayetçilerin profili de eskilerinden pek farklı değil. Aynı çevreden
çıkmasalar, yani podyum ve pavyonlardan hidayete varmasalar bile, aynı gece
sefalarına aitler. Suç olmadığı zaman kötü sayılabilecek alışkanlıklarla
anılmış, tanınmışlar. Aşırılıklar, eşdeğer. Eskilerin para karşılığı
sürdükleri sefahatı, bedava yapanlara uçuk ya da aşmış deniyor. Uyuşturucu
değilse, alkol duvarını aşmışlar...
Ama, hiçbiri nedamet getirmişe benzemiyor!
İşte eskilerle yeniler arasındaki en büyük, önemli ve kuşkusuz varılan
hidayetin içtenliğini belirleyecek fark bu: Şimdikilerde hidayet var,
nedamet yok...
Sayın Emine Erdoğan'ın gönlüne taht kurup hidayete eren hanımlara bakıyorum,
Kur'an okuyorlar mı bilmem, ama tesettüre girmeye bile zahmet etmemişler. Ne
uçmuşluklarından tövbekâr, ne aşmışlıklarını affettirmek peşindeler.
Kur'an okuyup ferahlayan, cemaat ayinlerine katılan beylere bakıyorum,
bağımlısı oldukları kötü alışkanlıkların hiçbirinden vazgeçmiş değiller.
Hidayete selam, alkol ve uyuşturucuya devam diyor, gibiler...
Şimdilerde hidayete varanların, kendi piyasalarında doğru yolu bulduklarına
kuşku yok. Ama onların hidayete ermesine rehberlik edenlerin pusulasını
şaşırtacakları kesin.
Sizin anlayacağınız, hidayete erenlere nedamet bile beklemeden bağrını açan
AKP safları uçmaya ve aşmaya pek teşne. Vallahi seyri hoş olur.
__._,_.___
.
__,_._,___
--
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.
Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected]
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---