From: TÜLAY *Günün anlam ve önemine uygun çok sevdiğim bir dostumun şiirini yolluyorum...* ** ** *TOPRAĞIN GÖZYAŞLARI *
*Yenilmez armadanın komutanı İngiliz Amiral Karden, Gururla seyretti gemilerini Goliath'ın küpeştesinden. Sabahın sisi karşı tepeleri Bir duvak gibi örtüyordu. Denize doğru bir dost eli gibi uzanan Güzelim yarımada uysal, sevecen Soylu ve utangaç görünüyordu. Bunca donanım, bunca askere gerek yoktu ama Ardında İstanbul'u, Anadolu ve doğuyu gizliyordu. Kolay mıydı vazgeçmek, Tanrıların bin yıllık ülkesinden, Onu,Truvalı Helen bir ödül gibi kıyıda bekliyorken... Ancak hiç de olmadı Dev donanmadan umulan. Ansızın titredi tepeler, dikildi uzaklardan Gök yarılarak indi sisli yamaçlarından Cehennem, yangın, çığlık, ölüm yankılanan Havada bir lanetin bıçak gibi kokusu Kan, barut, ateş, duman Denize doğru bir dost eli gibi uzanan Çanakkale dev bir yumruk oldu, kalktı ufuktan... Gözleri deniz gibi mavi Bir komutan emir verdi, "İleri!.." Fırladı Mehmetçik "Allah Allah!.." diye siperinden Düşmanın karşısında bir dağ gibi kocaman Anasından, sılasından kimi yavuklusundan Geçerek ölmeye gönüllü koşan... Artık günler cehennem, geceler karabasan Güneş al kan içinde kızaran topraklardan Her doğduğunda yılmadan, usanmadan, savaşan Türkü selamlıyordu, batarken utancından. Gün geceye kavuşsa da kurtuluş yok düşmana Yıldız ışıltısında, gece karanlığında Kopmuş başını elinde tutan Şehitlerin ruhları savaşıyordu.. Bir de mavi gözlü bir dev vardı, kalktı mı ayağa Gölgesi karayı geçip gemilere uzanıyordu, Elini kaldırıp ufukları gösterdi mi tek parmağıyla Tepeler ayaklanıp ardından yürüyordu... Hayır!.. Hiç tekin değil bu deniz ve bu toprak Bilinmedik bir sır bu, tutmuyor hesap kitap "Çanakkale içinde aynalı çarşı Ana ben gidiyom düşmana karşı" Deyip düşmüşlerdi yollara binlercesi, Mekteb-i sultanili, öğretmeni, mülkiyeli, tıbbiyelisi, 100.000'i aşkın aydın, okumuş, eğitimlisi. Anadolu bağrından gelmiş daha nicesi Ki içlerinde denizi hiç görmemişler vardı Deniz de bir vatandı, elbet korunacaktı... Yedi düvelin kurşun rengi dev savaş gemileri Ak köpüklü menevişli denizin üzerini Kaplamıştı alınları lekeler gibi... Oysa onlar siperlerinde Yavan çökeleği kuru ekmeğe Katık ederken destan Yazdıklarının farkında bile değillerdi. Yıllarca Osmanlı'nın dört bir yanda savaştırdığı, Anadolu insanı ilk kez kendi öz vatanını Aslanlar gibi savunuyordu, işte sır buradaydı. Çanakkale'de savaş, yalnız savaş değildi Binbir türkü yakıldı, onca destan dizildi; Her bahar yeşeren tepelerinde Şimdi binlerce gelincik açar, Kan kırmızı bir denizmişcesine Dalgalanır yamaçlar. Esen yele, köpüren denize Hele bir kulak ver de dinle Nice genç, yaşanmadık Sevda türküleri fısıldar. Derler ki hiç gelincik açmazmış öncelerde Ansızın fışkırmışlar savaşın ertesinde Ölenlerin çoğu genç olduğundan Toprak kabul etmezmiş, her bahar acısından Kanlı kanlı ağlarmış. İşte bu yüzden kırmızı gelincikler Ağlayan toprağın gözyaşları imişler... * *Aygün COŞAR * . __,_._,___ -- Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!'' anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır. Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar. --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [email protected] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
TOPRAĞIN GÖZYAŞLARI.doc
Description: MS-Word document
