Yavuz Semerci
[email protected]
<http://ad2.gazeteport.com.tr/bm/www/delivery/ck.php?n=eb247df>
En tepeden, en aşağıya herkes duyarsız kaldı...
20.03.2009 - 13:05
Ağlanacak halimize gülmenin sırası...
DTP milletvekili *Sırrı Sakık*, kürsüde Kürt sorununu anlatıyor. Seçim
barajını eleştiriyor. Ardından bir başka DTP'li Osman Özçelik iki gün sonra
Halepçe Katliamı'nın yıldönümünü olduğunu hatırlatarak, Saddam'ı lanetliyor.
Arkadaşı gibi o da seçim barajlarını eleştirip, darbeler ülkesi olmaktan
çıkabilmenin yolunu anlatıyor, karşısında oturan 3 beş milletvekiline...
Kürsüye MHP'li *Rıdvan Yalçın* geliyor. Gündeminde 14 Mart Tıp Bayramı var.
Sağlık personelinin ve özellikle doktorların hangi koşullarda çalıştığını
hatırlatarak, hükümetin duyarsızlığını kınıyor...
AKP'li Mehmet Daniş de 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünü kutluyor ve
Mehmet Akif'ten bir şiir okuyor...
AKP milletvekili Cüneyt Yüksel tasarının "katılımcı demokrasi" adına gelişme
olduğuna inanmış, boş koltuklara görüşlerini aktarıyor. Milletvekilleri
koridorlarda çay içip, gevezelik yapıyorlar.
45 gün önce *Burhan Kuzu* Başkanlığında toplanan Anayasa Komisyonu'nun kabul
ettiği tasarı, 13 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu'na geldiğinde
kürsüdeki konuşmalar ve manzara böyle...
****
*Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı tasarının resmi adı şu:
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun*...
Kanun No'su: 5749.
17 maddelik bir tasarı. Tasarı, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının
gümrük kapılarına gelmeden oy kullanmalarını düzenliyor, bu konuda Yüksek
Seçim Kurulu'na yetkiler tanıyor ve sandık başında parmaklara sürülen boyayı
kaldırıyor ve yerine *Türkiye Cumhuriyeti kimlik* numarasını taşıyan ibaresi
ekleniyor. Geri kalan maddeler ıvır zıvır. Okumanıza, anlamınıza 10 dakika
yetecek bir tasarı.
AKP'li *Eyüp Fatsa* ve MHP'li *Oktay Vural* yurt dışındaki vatandaşlara yeni
olanak getirildiğini kürsüden seslendirdikten sonra, sıra oylamaya geliyor.
Milletvekilleri sohbete ara verip, Genel Kurulu şereflendiriyorlar. Bakan
Cemil Çiçek katkı yapanlara teşekkür ediyor. ''Kabul edenler, etmeyenler''
deniliyor, nazik eller hareketleniyor ve kanun çıkıyor. Kanun,
Cumhurbaşkanı Gül'ün önüne geliyor ve 15 günlük inceleme süresini
beklenmeden, kanunu 3 gün sonra imzalıyor ve Resmi Gazete'ye gönderiyor.
****
Bugün nüfus dairelerinin önünde binlerce kişinin toplanmasına yol açan yasa
böyle çıkmış...
Manzaraya göre, milletvekilleri, hükümet, Cumhurbaşkanı yasanın tüm
maddelerini okumuş, özümsemiş ve kabul etmiş.
Ama öyle değil.
O gün kürsüde Kürt sorununu anlatan Sırrı Sakık, bugün YSK kapısını
aşındırarak, "Kimlik numarasıyla" oy kullanma zorunluluğunun kaldırılmasını
talep etmesini de bir noktaya kadar anlıyorum ama Gül'ün yaklaşımı "anlayın
halimizi" dedirtecek nitelikte.
***
Cumhurun öfkesi artıp, yayın organlarında vatandaşın sesi duyulmaya
başladığında, siyasetçiler "aman milyonlarca kişi oy kullanamayacak" diye
ağlaşmaya başlayıp ortaya kriz çıktığında, Cumhurun başı Abdullah Gül
devreye giriyor.
YSK Başkanı Muammer Aydın derhal Köşk'e çağrılıyor. Gazeteciler Köşk
çıkışında Aydın'ı durdurup, "Cumhurbaşkanı ile görüşmenin neticesini
soruyorlar. Açıklamayı dinlediniz mi bilmiyorum, bir yerinde Aydın aynen
şöyle diyor:
"*Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TC kimlik numarasının yasal dayağını sordu,
ben de izah ettim....*"
****
Hatırlayın.
Muhalifleri, Gül'ü "Çankaya'da noterlik" yapmakla ve TBMM'den gelen
kanunları incelemeden imza atmakla suçlardı. Cumhurbaşkanlığı kaynakları o
günlerde bu eleştirileri (internet sitesine konan şu açıklamayla) şöyle
yalanlamıştı:
*"Sayın Cumhurbaşkanı meclise gönderilen tasarıları daha komisyona
aşamasındayken, değerlendirip incelemekte ve yasa meclisten çıkıp geldiğinde
konuya vakıf bulunmaktadır..."*
Şimdi gelin de buna inanın. Gerçekten Gül, daha tasarı halinde kanunları
gerekçesini inceleseydi, en azından YSK Başkanı'na TC Kimlik Numarası'nın
yasal dayanağını sormak için Köşke çağırmazdı. Demek ki o da neyi
imzaladığını unutmuş!
İşin özü, Cumhurbaşkanı uyumuş, milletvekilleri uyumuş, YSK uyumuş, medya
uyumuş...
--
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.
Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected]
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---