*Arslan BULUT * *[email protected] * Yazı Tarihi: *
21/03/2009*                     *TSK'yı bile karşısına alan örgüt, eylemde!*

Kayseri’de Garnizon Komutanlığı, askeri personelin gitmesinde sakınca
bulunan otel, lokanta ve eğlence yerlerini Emniyet Müdürlüğü’nden soruyor.
Emniyet Müdürlüğü de bir liste gönderiyor.
Bu arada, TSK üzerinde çalışan bir örgüt, elde ettiği bir astsubay
vasıtasıyla, Kayseri Garnizon Komutanlığı’nın personele yayımladığı emirden
Emniyet Müdürlüğü ifadesini çıkararak sahte bir emir sureti düzenliyor ve
basına veriyor. Emirde adı geçen işyeri sahipleri,  “Komutan da yasakladığı
otele gitti” gibi haberlerle Garnizon Komutanı aleyhine kışkırtılıyor.
Garnizon Komutanlığı da bunun üzerine sahte evrak düzenleyen kişiyi ve
yardım edenleri, askeri mahkemeye veriyor. Bu da örgüte hizmet eden
gazetelerde “hipnozla işkence” diye duyuruluyor!
Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak,
haftalık bilgilendirme toplantısında, “Emirdeki adreslerin Emniyet’ten elde
edildiği hususu yazıdan çıkarılmış, halk garnizon komutanı aleyhine
kışkırtılarak, TSK’nın itibarı zedelenmek istenmiştir”  dedi ama olay bir
açıklama ile geçiştirilecek türden değil.

***

Burada önemli olan husus, TSK’nın sadece üst kadroları değil, tek ere
varıncaya kadar bütün kadroları hakkında fişleme çalışması yapan bir örgütün
varlığıdır.
Kayseri’de ortaya çıkan olay sadece bir örnektir. Aynı yapılanma ve fişleme
çalışmasının bütün yurtta yapıldığı anlaşılıyor.
TSK’nın itibarını korumak TSK’ya düşer, bu, herkesten önce Genelkurmay
Başkanlığı’nın işidir. Şu seçim döneminde, olayın fazla dallanıp
budaklanması istenmemiş olabilir ama olay çok önemlidir.
Meselenin bütün toplumu ilgilendiren yönüne bakalım:
Bir sivil örgütlenme kuruluyor ve askerleri fişlediği yetmezmiş gibi
bazılarını eğitimden geçirerek TSK aleyhine kullanabiliyor!
Demek ki bu örgüt, Türk Silahlı Kuvvetleri gibi dünyanın en güçlü
ordularından birini karşısına alma cüretine sahip!
Hadi Türk Silahlı Kuvvetleri, dünyanın en eski ordusu ve gelenekleri var,
adı üzerinde ordu, kendisini her türlü iç ve dış saldırıdan veya istihbarat
faaliyetinden koruyabilir; peki ama benzer saldırılardan sivil vatandaşı kim
koruyacak?
Devletin, vatandaşını bu tür örgütlerin tasallutundan koruyacak bir önlemi
var mı?

***

Devlet, böyle bir önlem almamakta, kanserojen hücrelerin metastas yapması
gibi virüsün kendi vücuduna yayılmasını seyretmektedir.
Kanser mikrobunun TSK’ya da girmiş, meselâ GATA’da yapılanmış olduğuna dair
bilgiler geliyor! Kimse bu bilgiyi reddedemiyor!
Devletin diğer organlarını ise kanser tamamen kuşatmıştır! Bazı organları,
küçük müdahalelerle kurtarmak mümkünse de bir kısmı tamamen iflas etmiş
durumdadır.
Devletin içinde ikinci bir devlet oluşmuş durumdadır ve devletin ülkesiyle
ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ilkesi karşısında en büyük tehdit işte bu
tablodur.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, görevi teslim alırken yaptığı
konuşmada,  “Ulus devlet, tartışmaya açılabilecek bir yapı değildir. Bu
yapıyı zayıflatmaya çalışmak ve tartışmak Türkiye’nin ulus bütünlüğünü
istememek demektir. Etnik olarak anayasal düzeyde yeni haklar verilemez.
Laiklik ilkesinin demokrasiyle çeliştiğini söylemek dayanaksızdır. Bazı
cemaatler sosyal hayatı yönlendirmeye çalışıyor” demişti.
Bugün görüyoruz ki Başbuğ’un işaret ettiği unsurlar, artık, sadece sosyal
hayatı değil, doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yönlendirmeye çabalıyor!
TSK, seçimden sonra, elindeki bilgileri kamuoyu ile paylaşmalı ve halkı
bilgilendirmelidir.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap