Sizinkiler çoğu zaman seni eleştiriyorlar, değil mi? Ama aslında onların da
çok komik davranışları ve alışkanlıkları var. İstersen bu yazıyı, onlara da
okut, bakalım, ne diyecekler:)

*AH BABA, AH!*

Kumanda hep sende ama Televizyonun kumandası her zaman babanın elindedir.
Hakimiyetini kimselere vermez ve sürekli kendi istediği televizyon
programlarını izler. Eğer fırsatı bulunur ve kumanda bir şekilde ondan
kaçırılırsa da kalkıp yatmaya gider. Çocuk gibi de küser:)

*Seni kimseyle paylaşamaz*

Bir baba, kızını kimseyle paylaşmak istemez. Her zaman, sadece, en çok onu
sevmeni istediği için, özellikle yakın erkek arkadaşlarından nefret eder.
Eğer erkek arkadaşlarını sevmesini istiyorsan, babanla ne kadar ortak
noktaları olduğundan bahsetmelisin. Bu baya işe yarayabilir.

*Telefon sohbetini kısa keselim*

Eğer evden uzaktaysan, baban asla telefonda seninle uzun süre konuşmaz.
"Nasılsın; ben de iyiyim" dedikten sonra telefonu hemen anneye havale edip
ona da kısa kesmesini tembihler. Ne de olsa telefon faturası çok gelmemeli,
değil mi?

*Harçlığa biraz zam almak!*

Paramızın neden yetmediği ve neden hemencecik bittiği konusunda sürekli
nutuk atmaya bayılır. Oysa bir ojenin, kuaförün kaç para olduğu konusunda en
ufak fikri yoktur. O yüzden parayı nereye harcadığını bir türlü anlayamaz.
Eğer hala bu konuda onu ikna edemediysen, aldığın şeylerin faturasını babana
iletebilirsin. Görsün bakalım, bir genç kız olmak, sandığı kadar kolay bir
şey değil:)

*Dışarıda yemek mi yesek?*

"Haydi, size dışarıda yemek ısmarlamayım" ile başlayan bir cümle hoş gibi
görünse de, bir restorana gidip oturduğunuzda birden durumun pek de iç açıcı
olamayacağını kavrarsın. Çünkü garsona bahane bulur, yemekleri beğenmez,
yiyeceklerin neden bu kadar pahalı olduğu konusunda restoran sahibiyle
tartışır... Sonra da bunun için harcadığı para konusunda pişmanlıklarını
sıralar. Ama neyse ki ortamı yumuşatmak için sonra güzel espriler yapar da
keyfiniz yerine gelir:)

*AH ANNE, AH!*

Temizliğe yardım etmek! Biz kızların annelerimizle her zaman daha fazla
sorunu olmuştur. Bu da genellikle geleneksel görev sorumluluklarımızın ortak
olmasından kaynaklanır. Örneğin her pazar haftalık ev temizliği yapılır. Sen
odanda güzel güzel müzik dinlerken, yüksek oktavlı bir ses ismini haykırır
ve seni bu rüyadan uyandırır. "Mobilyaların tozunu al, daha sonra
bulaşıklara yardım et, yerleri sil, odanı topla, kirlileri sepete at, ocakta
yemek var onu bir karıştır, daha camlar da silinecek, haydi ben sileyim sen
kurula..." gibi sonu gelmez kakılmışlık faaliyetleri tatil günü için ne kadar
da iç açıcıdır! Ama madem bu işler yapılacak, önce Pazar günlerinden nefret
etmemeye çalış sonra da bir an önce hepsini hallet ki, kendine ayıracak
vaktin kalsın:)

*Kıyafetlerimi kendim seçebilsem*

Her zaman kendisi gibi giyinmeni ister. Mini etek, düşük bel pantolon ve
body'ler, özellikle tartışma konusudur. "Sonra konu komşu ne der?"
sendromuyla başa çıkabilmek için büyük bir çaba sarf etmek gerekebilir. Ama
herkesin kızının aynı kıyafetleri giydiğini kanıtlarsan sorun yok. İstersen
bir iki arkadaşının telefonla fotoğrafını çek, ne dersin:)

*İzin almak büyük dert!*

Örneğin arkadaşının evindeki pijama partisine katılacaksın "Aman kızım, bal
kabağına dönüşmeden saat 12'den önce evde ol" repliğini her zaman duyarsın
ki eğer partiye gitme şansını elde edebildiysen! Ayrıca, saat daha 11
olmadan "Nerede kaldın?" telefonuna da maruz kalacağın neredeyse kesindir.
Olsun, sen yinede gittiğin yerde eğlenmene bak, bal kabağına dönüşmenin
imkansız olduğunu nasıl olsa sen biliyorsun:)

*Bayram şenliği çok eğlenceli*

Her bayram büyüklerimizi ziyaret edip onların elini öpmeliyiz. Bu güzel bir
şeydir esasında! Fakat ömrü hayatında hiç görmediğin annenin büyük annesinin
torununun kızının kuzenini tanımak zorunda kalabilirsin:) Üstelik senden
büyük olan herkesin elini öpmek zorunda olduğun gerçeğini de düşünürsen,
bayramlar gerçekten çok şenliklidir.

*Altın günlerini unutmayalım*

Eğer annen altın günlerinin vazgeçilmez üyesiyse yandın demektir! Çünkü seni
de bir şekilde bu günlere sürükler. Eğer güne gitmen kaçınılmazsa, olayın
tadını çıkarmaya bakmalısın:) Örneğin orada mahallenin tüm dedikodularını
öğrenebilirsin. Kimin kızı, kiminle çıkıyormuş, kim hangi okulu kazanmış,
hatta senin o beğendiğin yakışıklı var ya acaba kime aşıkmış? Bilmek
istediğin ve istemediğin tüm bilgilerle donatılmış bir şekilde, hiç de
tahmin edemeyeceğin kadar eğlenerek günü noktalayabilirsin. Belki de annenin
alacağı altınlardan birini de talep edebilirsin:) Güne katılmanın karşılığı
olarak tabiî ki:)
*www.isimsizsevda.com* <http://www.isimsizsevda.com/>* Tıkla ol aşkın şiir
ve paylaşımın yeni adresi paylaşım kalitesine ve sayısına göre yönetimde yer
alabilirsiniz*

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap