*Dünyanın En Güzel Yüreği*

*Bir zamanlar, genç bir adam küçük bir şehrin meydanında durmuş, yüksek
sesle yüreğinin o civarın en güzel yüreği olduğunu ilan ediyordu. Etrafında
toplanan insanlar, onun elinde tuttuğu yüreği görünce hayranlık sesleri
çıkardılar. Gerçekten de kusursuz bir yürekti gencinki. Üzerinde en küçük
bir çizik veya buruşukluk bile yoktu. Herkes aynı ağızdan onu doğruladı:
Evet, kesinlikle gencin yüreğinden daha güzel bir yürek görmemişlerdi!
Onlarında desteğini alan genç, daha yüksek sesle yüreğiyle övünmeye ve
gururlanmaya başladı.

Derken, kalabalığın içinden yaşlıca bir adam sıyrıldı ve gence doğru
yaklaşıp şöyle dedi: "Korkarım, senin yüreğin benimki kadar güzel değil,
genç arkadaşım!"

İnsanlar ve genç adam yaşlı adamın elinde tuttuğu yüreğe baktılar. Güçlü
atıyordu, ama üzeri yara bere ile doluydu, kimi kısımları kopmuş ve onların
yerine konulanlar tam uymadığı için çıkıntılar oluşmuştu. Dahası, bir sürü
köşesinde de boşluklar vardı. Belli ki, buralarda kopan parçaların yerine
bir şey konulmamıştı.

Bu kalbe bakan herkesin aklına aynı soru geliyordu: Bu adam nasıl olur da en
güzel yüreğin kendisininki olduğunu söyleyebiliyordu?

Genç adam kalabalığın sözcülüğünü üstlenip yaşlı adamın yüreğine bakıp
güldü:
"Şaka yapıyor olmalısın amca!" dedi. "Bir senin yüreğine bak, bir benimkine.
Seninki, çiziklerle, yaralarla, gözyaşlarıyla dolu, benimki ise tertemiz ve
bir çizik bile yok üzerinde."

"Evet!" dedi yaşlı adam. "Seninki güzel görünüyor, ama dünyaları versen
yüreklerimizi değişmem." Sonra da kendi yüreğini gence doğru uzatıp
anlatmaya başladı:

"Şu yaralar, çizikler var ya, onların her biri sevgimi verdiğim bir insanı
temsil ediyor. Her birine yüreğimin bir parçasını koparıp verdim. Onlar da
kendi sevgilerini verdiler bana. Yüreklerinden koparıp verdikleri parçaları
kendi yüreğimdeki boşluklara ekledim. Ama parçalar tam tamına uymadığı için
bazı yerler gördüğün gibi çıkıntılı oldu. Böylesi daha iyi, çünkü bu
çıkıntılar, parçaların birbirine tam uymayışı, bana paylaştığım sevgileri
hatırlatıyor."

"Şu köşelerdeki boşluklara gelince, onlar karşılıksız sevmelerimden başka
bir şey değil. Ben sevgimi verdim, ama karşılığını alamadım. Kim bilir,
günün birinde belki o köşeler de dolacak. Ama yine de, bana insanları
karşılıksız sevmeyi hatırlattıkları için hoşuma gidiyorlar."

"Şimdi söyle bakalım delikanlı, gerçek güzelliği anladın mı?"

Gözyaşları yanaklarından süzülen genç adam yaşlı adama doğru yürüdü.
Elimdeki yüreğinden bir parça koparıp titreyen ellerle karşısındaki adama
uzattı. Yaşlı adam bu sevgi ikramını kabul edip o parçayı yüreğine ekledi.
Sonra yaralı bereli yüreğinden bir parça alıp genç adamın yüreğindeki
boşluğa yerleştirdi. Parça oraya tam uymamıştı, girintiler çıkıntılar vardı.

Genç adam, yüreğine baktı, eskisi kadar mükemmel değildi belki, ama çok daha
güzeldi. Çünkü, yaşlı adamla paylaştığı sevginin işareti duruyordu üzerinde.


İki insan sevgiyle kucaklaştılar, sonra kol kola kalabalığı yararak oradan
uzaklaştılar. *
*www.isimsizsevda.com* <http://www.isimsizsevda.com/>* Tıkla ol aşkın şiir
ve paylaşımın yeni adresi paylaşım kalitesine ve sayısına göre yönetimde yer
alabilirsiniz*

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap