TEDBİR:  POMPALI  TÜFEK


2 Kasım Pazar günü İstanbul"un göbeği.....



Taksim"e yürümek isteyen PKKyanlısı grup polisle çatışmaya



başladı ve Beyoğlu"nun arka sokaklarına dağıldı...Bir bölümü Hacı



Ahmet Mahallesinde ateş yakarak yolu kesti ve PKK lehine slogan



atmaya başladı.İşte tam bu sırada elinde pompalı tüfekle bir yurttaş



beliriverdi ve göstericilerin üzerine doğru ateş etmeye başladı.Ardından



polis geldi ve göstericileri biber gazıyla(dikkat: silahla değil)dağıttı ve



olaylar sona erdi.Peki,pompalı tüfekli yurttaşa ne oldu?



 - Yok oldu!



Olay son derece vahim,akıl almaz derecede kaygı vericiydi.Bir



yurttaş,eline silahı almış,evinin önüne çıkmış ve toplu halde bulunan



insanların üzerine ateş açmıştı.Vahimdi,çünkü neredeyse 50 yıldır toplumsal
kavgaların içinde çalkalanıp duran,yüzlerce provakosyana



ve çatışmaya sahne olmuş,katliamlar yaşamış bu ülkede ilk kez bir



yurttaş elinde silahla sokağa çıkıyordu......



 İnsanı dehşete düşürecek denli kaygı vericiydi,çünkü Türkiye



Cumhuriyeti" nin Başbakanı olaydan bir gün sonra aynen şu açıklamayı



yaptı:



 -Vatandaşlarıma sabır tavsiye ediyorum.Ama bu sabır nereye



kadar olacak,onun endişesi içindeyim.Mağazasının camlarını indirir



hayatına kastederseniz, vatandaş da elinde eğer böyle bir tedbiri varsa



kendini savunma yoluna gidecektir!. ...



 Gerçekten pes!......



Bu konuşmayı ,herhangi bir mahalle kahvesinde,burnundan



soluyan emekli Ahmet Bey yapmadı...



 Ülke yurttaşlarını,eline silah alıp sokağa çıkmaya alene teşvik



eden bu sözlerin sahibi ne yazık ki başbakan sıfatını taşıyor! Üstelik



söylediği sözcüğe bakın:



  TEDBİR!...



Vatan gazetesinde Güngör Mengi çok güzel yakalamış:Bunun adı



tedbir ise vatandaşın elinde 4 milyonu aşan sayıda tedbir yani pompalı



tüfek var! Diğer kayıtlı,kayıtsız silahları saymıyorum bile....Uzun
yıllardır



yandaşlarını silahlandıran yasadışı örgütlerin varlığını da bunun üzerine



koyun ve Tayyip Bey"in sözlerini bir kez daha düşünün!....



 CHP lideri Deniz Baykal grup toplantısında son derece haklı bir



biçimde soruyordu:



 Halk kendini pompalı tüfekle koruyacaksa sana niye ihtiyaç var,



sen niye başbakansın,niçin iktidarsın?.. ...



Ama en çok içimi acıtan açıklama DTP Genel Başkanı Ahmet Türk"ten



geldi.Günlerdir, haftalardır ortalığı savaş alanına çeviren,gerginliği en
üst



seviyeye çıkaran,hiç sıkılmadan "SOYKIRIM,SERHİLDAN,AYAKLANMA



SÖZCÜKLERİNİ kullanan,Öcalan" a özgürlük isteyen kendileri değilmiş



gibi,başbakanın sözlerine sarıldı ve haklılık koltuğuna oturuverdi!



Söyledikleri ne yazık ki ürpertici bir olasılığı işaret ediyordu:



 Başbakan,katliniz vaciptir fetvası veriyor!.... ..



Ne kadar acı değil mi?...Ülkeyi kaosa sürükleyen sakat kafanın sözcüsü



ülkenin başbakanının asla söylememesi gereken zavallı sözcükler sayesinde
bir anda mazlum sıfatına bürünüverdi.



 Bu sözlerin sarf edildiği andan itibaren,ateşlenen her silah,zarar



gören her yurttaş,akacak her damla kan başbakanın sorumluluğunda



olacaktır.Olacaktır da,bunlar başbakanın umrunda olacak mıdır,asıl



sorulması gereken soru budur?!...Tabii, sorulması gereken çok önemli



bir soru daha var:



 Tarihin en ağır siyasi ve ekonomik bunalımıyla yüz yüze olan,



karanlıkla aydınlık arasında tutunmaya çalışan Türkiye,böyle bir



başbakana müstahak mıdır?......



 İyice düşünün,ey halkım....... .







 KAYNAK:  CUMHURUN TRAJEDİSİ.



YAZAN   :  ÜMİT   ZİLELİ

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap