*Yandaşlardan bile tepki var....*



*28 Mayıs 2009 Perşembe*

*Ahmet TAŞGETİREN*

*[email protected]* <[email protected]>
<http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&bkmk=http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/70356-fatura-mi-oduyoruz-makalesi.aspx><http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/70356-fatura-mi-oduyoruz-makalesi.aspx><http://del.icio.us/post?url=http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/70356-fatura-mi-oduyoruz-makalesi.aspx><http://digg.com/submit?url=http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/70356-fatura-mi-oduyoruz-makalesi.aspx><http://www.bugun.com.tr/haber/yazdir.aspx?id=70356&type=1>















*"Fatura" mı ödüyoruz?*

*Davos'un faturası? "One minute"ün faturası? *

O zaman, bunu önümüze çıkarırlar denmişti. *Demirel* demişti. *"Nereden
çıktığı da belli olmaz, gelir bir gün karşınıza..."* gibi bir şeyler
söylemişti.

Gerçekten o mu yoksa?

Bu kadar kısa zamanda mı kesildi fatura?

İş için sık sık İsrail'e gidip gelen bir dostum söyledi:

-Evet, mayınların İsrail firmasına verilecek olması bir gönül alma işidir!
Çünkü, devlet adına resmen ifade edilmemiş olsa bile, İsrail'de, halkta
müthiş tepki var Davos konusunda Başbakan *Tayyip Erdoğan*'a karşı...

*Cengiz Çandar* da yazmış ya, *"İsrail'li 'şahinler'den beslenen baykuşların
çeşitli Amerikan kuruluşları ve yayın organlarında yaydıkları iğrenç
kampanya"*yı...

Bilmem kaç bin İsrailli turist rezervasyon iptalinde bulunmuş.

*"Gönül almak lazım"* diye mi düşünüldü acaba Ankara'da, devlet
mahfillerinde?

Onun için mi ordumuz, döşediği mayını sökmeyi başaramayacağını, bu işi
NATO'ya bağlı Namsa'nın yapmasını önerdiklerini açıklamak zorunda kaldı.

1956 yılında bu bölgeye ilk mayınları yerleştiren, Diyarbakır'daki 7.
Kolordu İstihkâm Tabur Komutanı *Kemal Güner*, Zaman'dan *İbrahim Balta*'ya
konuşmuş.

Döşenen her bir mayının krokisi varmış.

Bu krokiler 7'nci Kolordu'nun arşivinde bulunmaktaymış.

*"Ordumuz buna muktedirdir. Görevden kaçmasınlar, sırtlarındaki görevi
yıkmasınlar"* demiş 80 yaşındaki eski asker.

Hatta ne demiş bakın:

* "Genelkurmay başkanımıza tahmin ediyorum doğru dürüst anlatılmamış bu.
Benim yüreğim yanıyor. Yazık. Şimdi 80 yaşındayım; ama bana beş altı tabur
verseler bunu bir mevsimde temizler, teslim ederim. Bu kadar basit. Bunu
gözde büyütecek bir şey yok. Vazifesi mayın döşemek ve mayın bulmak olan
istihkâm taburlarımız varken, bunları başkasına temizletmek ayıptır,
yazıktır, günahtır. Niye fakir köylümüze verilmesin de Yahudi'ye verilsin ya
da başkasına verilsin? Hem de 44 seneliğine."*

Verin beş - altı tabur, bir mevsimde temizleyeyim. Hem de 80 yaşıma rağmen!

Bu müthiş bir meydan okuma.* *

*Baykal*'ın, *Bahçeli'*nin, benim, onun, bunun yükselen sesini bir kenara
bırakın ama, 80'lik eski askerin bu meydan okumasını görmezden gelemezsiniz.


Sevgili* *kardeşim* Hakan Albayrak*, bir *"AK Partili dost"*la yaptığı
konuşmayı naklediyor.

Vardığı izlenim şu:

*"Hükümet bu konuda yeterince açık değil ve olamıyor...*

*Bir sıkıntısı var, söyleyemiyor...*

*Meclis'in ve kamuoyunun önüne akıllara ziyan gerekçeler koyup, lisan-ı hal
ile şöyle diyor:*

*'Bunlarla idare edin işte. Beni mazur görün. Üzerime gelmeyin. Şu kanunu
Meclis'ten geçirmeme izin verin. Türkiye için çok gerekli. Neden gerekli
olduğunu açıkça anlatmam mümkün değil, onun için fazla soru sormayın. Bana
inanın, güvenin ve gerisine karışmayın.'*

*Meclis'ten ve kamuoyundan açık çek istiyor hükümet.*

*Üstelik, bu çekin sorgusuz-sualsiz yazılmasını istiyor."*

Şu anda kamuoyundaki izlenim, evet, tam da bu.*  *

Davos'ta yürek konuştu, burada hesap konuşuyor!?

Öyle mi?

Ne demiş Başbakan'ın eski basın danışmanı olan *Akif Beki, Sabah*'tan* Sonat
Bahar'a, "Başbakan'ın reflekslerini kontrol edememesi ya da etmemesi" *üzerine
bakın:

*"Bu yapay bir durum değil yapı, tabiat, kişilik bu. Haksızlığa karşı
tahammülsüzlüğü var. O zaman ne getirir ne götürür diye çok düşündüğünü
zannetmiyorum. Bir defa haksızlık karşısında sakin değil"*

O zaman yürek devreye giriyor.

*Şeyh Ahmet Yasin* hunharca katledildiğinde Başbakan Erdoğan *"Bu devlet
terörüdür"* diye suçlamıştı İsrail'i...

Sonra malum tepkiler oldu İsrail'de, Amerika'da,...

Sonra Başbakan bir Amerika gezisini İsrail'den başlattı...

Mayın işindeki İsrail boyutu da böyle bir şey midir?

Ama bu defa, mayın meselesi, 1 Mart Tezkeresindekine benzer bir toplumsal
tepki barındırıyor.

Hükümetin negatif hanesine yazılacak önemli bir mesele görüntüsü arzediyor.

En azından, işin içinde kamuoyunun bildiğinden başka şeyler olduğu kanaati
oluşuyor.

Şunu açıkça söyleyelim:

Bu işi bundan sonra İsrail'e yaptırmanın imkanı, şayet hükümet intihar
etmeyi göze almıyorsa, yoktur.

İntihar etmeyi göze aldığında da hiç olmayacaktır.

Hükümet, iki ay önce yenilendi. Bence hükümeti ve Ak Parti'yi bu *"mayınlı
alan"*a sürmemek lazımdı. Çok büyük hata oldu.

İsrail'le ilişkileri düzeltmek mi?

Eh, biraz da onların düzeltme arayışı içine girmesini beklemek lazım.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap