DOLMABAHÇE MUTABAKATI TARTIŞMASINA ÖCALAN DA KATILDI   Dün Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan Dolmabahçe Mutabakatı benimle mezara kadar gidecek dedi.
Ancak bugün gundem-online sitesinde Abdullah Öcalan'ın konu ile ilgili
açıklamaları yayınlandı.

Abdullah Öcalan Dolmabahçe mutabakatı için şunları söyledi: "Bu görüşme
benimle ebediyete gidecektir, ta ki Yaşar Büyükanıt açıklamadığı sürece!'
demiş. 'Tarihi bir dönüm noktasıdır' diyor Sayın Başbakan, ancak bunu
halkına açıklamak zorundadır. Bunun sorumluluğu altındadır. Hükümetinizi ve
parlamentoyu yok sayarak oturup kararlar alamazsınız. Bu, diktatörlükte bile
yoktur. Ben orada ne konuşulduğunu tahmin ediyorum, büyük bir sır da değil
bizim için. O görüşmede Kürtleri pazarlık konusu yaptılar. Sn Erdoğan
Kürtleri pazarlık konusu haline getirdi ve Kürtlere operasyon yapabilirsin,
dedi. Benim üzerimden de pazarlık yürütüyorlar. Öyle sanıldığı gibi bağımsız
falan da değiller. Bu ülkede insanlar pek çok şeyi anlayamıyorlar.
Anlayamayınca ve çözemeyince de doğru mücadele veremiyorlar."



Habere göre, Abdullah Öcalan geçen hafta mayın konusu ile başlattığı
tartışmayı bu hafta da devam ettirdi. GAP'ın bir İsrail projesi olduğunu
iddia eden Öcalan şunları söyledi: "Bunların arkasında İngiltere ve İsrail
sermayesi var. İsrail, çıkışından beri bizimle uğraşıyor. Beni, kendi
çıkarlarına karşı bir çıkış olarak görüyorlar. 1980'lerde Kenan Evren bir
röportajında 'işte bizim GAP projemiz var, Apo'nun nesi var?' diyordu. Ben o
dönem GAP projesini inceledim. Buradan bir kanalla suyu direkt Harran'a
götürüyorlardı. Ben o zaman düşünüyordum. Etraf bu kadar kurakken niye
Suruç, Bozova, Viranşehir hatta Mardin değil de suyu tek bir kanalla
Harran'a götürüyorlar. Harran Yahudiler için önemlidir. Hz İbrahim'in
kardeşi Harun'un isminden geliyor. GAP, İsrail projesidir. Onu direkt Doğuş
Grubu'na yaptırdılar. Arkasında Yahudi sermayesi vardı. Citibank, Garanti.
Enka Koç grubu daha önce orada geniş topraklar almıştı. Topraklarına her yıl
yeni topraklar katıyor. İşte o kırk dört yıllık sınır-mayın meselesinde de
kim ne derse desin bunların istediği olacak. Hiç öyle muhalefet falan
demesinler. Toprakları Kürtlerin ellerinden alacaklar. Bunlar halklara hep
böyle yapıyor. Halkları dilenci durumuna düşürüyorlar. Namus, töre falan
diyorlar, aslında en büyük kötülük budur. Kürtlerin Türkiye'nin dört bir
yanında on dört yaşlarındaki kızlarını ırgatlığa mahkûm ediyorlar, ırgatlığa
da razılar, o bile ellerine geçmiyor. Biz bütün bunları açığa çıkarıyoruz.
Onun için beni sevmiyorlar."



Öcalan İlker Başbuğ'un açıklamaları sonrası Güneydoğu'da yaşanan sert
olayları İlker Başbuğ'un konuşmalarının sabote edilmesi olarak yorumladı.
Ordunun sorunu çözme girişimlerinin engellenmesi olarak yorumladı. Öcalan
şunları söyledi: "Bu süreçte yaşanan bazı olaylar için 'Provokasyon'
deniliyor. Provokatör, Hakkari'de çocuğun başına dipçikle vurandır. Komando
üniforması giymiş bir polisti bunu yapan. Asıl Ergenekon budur. O şahsın
komando elbisesi giydiğini, provokasyonu anlayan Asayiş kolordu komutanı,
çocuğu gidip hastanede ziyaret etti. Aslında bunu onlar da biliyorlar ama
açıklamıyorlar. O çocuğun kafasına dipçikle vuran emniyet içindeki
Ergenekon'dur. İşte bunu açığa çıkaracaksın asıl provokatör odur.
DTP<http://www.gundem-online.com/search/DTP>'ye
de operasyon yapıldı aynı gün. Genelkurmay 'Türkiye halkı' deyimi kullandı;
'Bizim için onlar düşman değil suçludur' diyordu.
Diyarbakır<http://www..gundem-online.com/search/Diyarbak%C4%B1r>savcılarının
Genelkurmay'ın açıklama yaptığı aynı gün böyle bir operasyon
yapmaları manidardır. Aslında devletin içinde
DTP<http://www.gundem-online.com/search/DTP>operasyonunun yapılmasını
istemeyenler de vardı. Ama yapıldı. 9 askerin mayına basarak ölümünden
sorumlu olan onları mayına basmaya gönderenlerdir. Aslında bu dönem bu tür
provokasyonlara karşı dikkatli olmak gerekiyor. İki ay sonra neler olacağı
belli değil"



Öcalan açıklamasında Başbakanı kızdıracak sözler de söyledi. Öcalan, AKP'nin
Müslümanlar'ın Evangelisti olduğunu, geleneksel İslam ile ilgisinin
olmadığını söyledi: "AKP öyle sanıldığı gibi İslami bir parti de değil. AKP
Müslümanların Evangelistidir; Hıristiyanlığın kabul ettiği İslamiyet
anlamında söylüyorum. Biliyorsunuz Avrupa ve Amerika'da da Evangelistler
var. Saadet Partisinin Müslümanlığı Arapların geleneksel İslamiyetidir ve bu
İslamiyet biraz ötelenmiş, dıştalanmıştır, şu an kabul görmüyor. Saadet
Partisi'nin Müslümanlığı bu nedenle biraz kenara itildi. AKP'nin İslamiyeti
İsrail ve ABD tarafından onay görmüş Evangelist bir İslamiyet anlayışıdır.
Ama her ikisi de Kürtlere karşıdır, ikisi de Kürtlerin topraklarını
ellerinden almaya çalışıyor."



Abdullah Öcalan son olarak duyanları şaşırtacak bir açıklamada da bulundu.
Mustafa Kemal'i sahiplendiklerini ve Cumhuriyet'in kuruluş ilkelerine karşı
olmadıklarını söyledi. Öcalan şunları ifade etti: "Ben burada Sayın Erdoğan
ve Sayın Baykal'a açık çağrımı yapıyorum. Biz Cumhuriyetin başlangıç
ilkelerine karşı değiliz. Mustafa Kemale de karşı değiliz. Mustafa Kemal bu
Cumhuriyetin kurucusudur. Mustafa Kemal, Kürtlere kendi vilayetlerinde
seçime dayalı geniş bir muhtariyet istiyordu. 1921 Anayasası bunu ele
alıyor. Bunu isteyen Mustafa Kemal'dir. Biz onun için Cumhuriyetin başlangıç
ilkelerini önemsiyoruz."



Herkesin Kürt sorununu konuştuğu bir dönemde Öcalan'ın açıklamaları oldukça
tartışılacak gibi görünüyor.



*Odatv.com *12 Haziran 2009

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap