*Başbakan'ın villaya taşınması bir destandır ! *
*Necati Dogru**
*

 Başbakan'ın villaya taşınması bir destandır!

Başbakan'ın ailesinin her ferdine İstanbul'un Kısıklı'sında ayrı ayrı 5
tripleks (üçer katlı) süper villa birden alarak "villalı hayata" atlaması
"yenilmişliğin yenmişliğe dönüşmesi ve gelişmesi"dir.
Destanlık başarıdır.
Destanı yazılmalıdır.
Marşı da bestelenmelidir.
Nasıl ki Cumhuriyet'i ilk kuranların, yokluktan yoksulluktan kurtulmanın
haykırışı olarak şair Behçet Kemal Çağlar ile Faruk Nafiz Çamlıbel'e
sözlerini yazdırdıkları; "Çıktık açık alınla on yılda her savaştan (...)
Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan" diyen "10. Yıl Marşı" yazıldı,
şimdi bunun yanına bir "80. Yıl Marşı"nı koymanın zamanıdır.
Yeni şairler bulunmalı.
Yeni marş yazılmalıdır.
Sözleri şöyle olabilir:
"Çıplaktık!
Hamama girdik nalınla!
Mağduriyeti yendik.
20 yılda...
Villalarla ördük hayatı paha biçilmez malımla."

***

Gerçekten de 20 yıl önce Başbakan, belediye başkanı olmadan önce, partisinin
İstanbul İl Başkanı iken; tapusuz araziye ev yaptığı için kondusunu yıkmaya
gelen dozerleri önce Atatürk posteri ve Türk bayrağı göstererek; olmadı taş
atarak, zırhlar giymiş çelik kalkanlı polisi de geri püskürterek korumaya
çalışan milyonlarca garipten-gurebadan biriydi. 15 yıl önce Kasımpaşa'da
sahibinin adı Hasan Basri Yıldız (şimdi Denge Araştırma şirketinin Başkanı)
olan 2 katlı kagir bir evde kiracı olarak oturuyordu.
Sonra Üsküdar'a taşındı.
Üsküdar'da Emniyet Mahallesi'nde partinin İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi
ve gıda toptancılığından zengin Reşat Sözen'in binasında oturmaya başladı.
15 yıl rüzgar gibi geçti.
İstanbul Çamlıca sırtlarında Allah'ın bahşettiği yeşil rengin ne kadar çok
tonu varsa hepsinin bulunduğu ve Kısıklı halkının "yeşilin göbeği" diye
tarif ettiği eski bir köşkün arazisinde yapılan milyonlarca dolarlık 10
villadan 5'ine Başbakan talip oldu.
Haber halktan gizlendi.
Fakat satın alındı villlalar.

***

20 yıl gibi kısa bir zamanda 2 katlı kâgir evden 3 katlı önünde yüzme
havuzu, bahçe kapısında özel korumalı, sabah bülbül sesleriyle uyanılan
villaya taşındı.
Başarı öyküsüdür.
Ne öyküsü be...
Destandır...
Türkiye'de garipliğin-gurebalığın "kader olmadığının", insanın hem
politikanın en yüksek mevkilerinden biri olan başbakanlığa
yükselebileceğinin, hem de zenginlerin cenneti dünyada inşa etme becerisinin
somut adımı sayılan villalı hayata geçebileceğinin somut göstergesidir.
Başbakan ispatladı:
Türkler başarabilir.
Yenilmişliği yenebilir.
Türkiye'de bir aile babası, 20 yılda kiracı olarak oturduğu kagir evden
kendi malı 1.5 milyon dolarlık villaya geçebilir. Sadece kendisini değil,
ailesini de villalı yaşama geçirebilir.
Bu, destan değilse nedir?

***

Başbakan nasıl başardı?
Ne yaptı, nasıl yaptı?
Kriz yılında villaya taşındı.
Anlatılmalı ve yazılmalıdır.
Gazetelere röportajı, üniversitelerin iktisat fakültelerine dersi, camilere
vaazı konulmalıdır.
Yoksulluğun kökünü kazımak için "Başbakan'ın yenilmişlikten yenmişliğe
dönüşüm modeli" her garibin, her gurebanın, her fakirin, her fukaranın
bellemesi için "hızlandırılmış kurslar" düzenlenmelidir. Az gelişmişliğin
sosyolojisi üzerinde çalışan Hindistanlı profesörler açıkça söylüyor ki,
yoksulluğu bitirmek için kitlesel eğitim şarttır. Dolasıyla Türkiye'nin
önüne altın bir fırsat çıktı.
Uyarıyorum!
Fırsat araya gitmesin!
"Başbakan nasıl villalandı" adlı kitlesel eğitim dersi müfredata girsin.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap