From: [email protected] Subject: INSANIN KENDINI TANIMASI, ANLAMASI Date: Tue, 21 Jul 2009 08:56:43 +0000 > > Bana gelen bu makaleyi sizinle paylaşmak istedim. > Saygı ve Sevgilerimle, > YAŞLILIK ÜZERİNE… > > Cicero’ya yaşlılığında sorulan, “Üstad, yeniden gençliğe dönmek ister > miydiniz?” sorusuna verdiği yanıt anlamlıdır: “Yarışı birinci bitiren bir at, > neden bir daha başlangıç çizgisine dönmek istesin ki…” > > Belli bir yaşın altındayken hemen hepimiz yaşlılara bir acıma hissi ile > yaklaşırız. Bu acıma hissine eşlik eden bir başka düşünce daha vardır;“Ben, > iyi ki daha gencim” der ve bundan kendimize anlamsız bir övünme payı > çıkarırız. > Elele tutuşmuş yürüyen yaşlı bir çifte bazılarımız acıyarak bakar. Bence bu > çifte acıyarak değil büyük bir gıpta ile bakmak gerekir. * Bu çift,“atletizm > yarışmasını” başarıyla tamamlamış bir çifttir; hayatın türlü badirelerini > atlatmış, belirli bir yaşa hem de birlikte ulaşmış, üstelik hâlâ elele > yürüyecek kadar birbirlerine olan sevgilerini koruyabilmiş “başarılı” > yarışmacılardır. Görüşüme göre, onlara ancak gıpta edilebilir, acımak ise son > derece anlamsızdır. > Hepimiz adına dünya denilen bir stadyumdaki yarışmacılarız. Hiç birimiz > buraya isteyerek gelmedik ve istemesek de hepimiz burada koşmaya mecburuz. > Kimisi önce kimisi sonra, ama herkes vakti geldiğinde bu yarışı koşacaktır. > Kimisi bu yarışı dereceyle bitirecek, kimisi dereceye giremese de yarışı > tamamlayacak, kimisi de yarışı tamamlayamadan kulvarı terk edecektir. > Kimsenin, ben daha yarışın başındayım diyerek, yarışı başarıyla tamamlamış > olanlara acıyarak bakması kadar anlamsız bir şey olamaz. Üstelik, yarışı > henüz koşmamış bir kişinin, dereceye girememiş (yâni hayatta yeterince > başarılı olamamış) ve hâttâ yarışmayı bitirememiş (yâni belli bir yaşa > ulaşamamış) kişilere bakarak, bundan kendine bir övünç payı çıkarması da > anlamsızdır. Çünkü, yarışın/hayatın kime ne getireceği belli değildir. > Dolayısıyla, ne gencim diye övünmek, ne de yaşlandım diye dövünmek anlamlı > değildir. > Yaşlılıktan söz ederken Schopenhauer’i anmadan olmaz. Bu büyük filozof, > olağanüstü bir başarı kazanan “Parerga ve Paralipomena” adlı kitabının “Yaşam > Çağlarının Farklılığı Üzerine” alt başlıklı bölümünde, yaşlılık döneminin > harika bir analizini yapmıştır. Şimdi bu bölümden bâzı görüşleri aktarmak > istiyorum: > Yaşamımızın sonuna doğru bir maskeli balonun sonlarında maskelerin artık > çıkarıldığı ana benzer bir durum ortaya çıkar. Şimdi artık, yaşamımız boyunca > ilişkimiz olan kişilerin gerçek yüzlerini görürüz...ama asıl tuhaf olanı, > insanın kendi kendisini bile ancak yaşamının sonuna doğru tanıması ve > anlamasıdır. > Yaşamı nakış işlenmiş bir kumaşa benzetebiliriz: herkes, yaşamının ilk > yarısında bu kumaşın ön yüzünü, ama ikinci yarısında ise arka yüzünü görür: > arka yüzü o denli güzel değildir ama öğreticidir; çünkü ipliklerin > bağlantılarını görmemize izin verir. > > *Düşünmek Üzerine Düşünmek / Prof. Dr. Oğuz İNEL Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın. Sadece e-posta iletilerinden daha fazlası _________________________________________________________________ Anılarınızı istediğiniz herkesle çevrimiçi paylaşın. http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/products/photos-share.aspx?tab=1 --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [email protected] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
