**** *Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] * *17/07/2009* *HSYK'ya AKP kuşatması ve Ankara'daki bilek güreşi*
Tayyip Erdoğan’dan ödü kopan merkez medya kamuoyunu Ayşe Arman’la oyalarken Ankara’da tam bir aydır büyük bir çekişme yaşanıyor. Bir tarafta bağımsız yargıyı temsil eden HSYK üyeleri, diğer tarafta AKP kesimi.. HSYK üyeleri kural ve teamülleri uygulamak isterken, AKP siyasetçisi ve medyasıyla HSYK’yı sindirmeye çalışıyor. Dün bu satırların yazıldığı 14.00 itibarı ile yaşanan belirsizlik ve kavga sürüyordu. Her yıl Haziran sonlarında açıklanan HSYK kararları bu yıl neredeyse bir ay sarkmış durumda! Peki bunun müsebbibi kim midir? Yargıyı kendine uydu yapmak isteyen AKP’dir. Öyle çünkü her biri çok değerli yargıçlar olan HSYK üyelerinin iddia edildiği gibi bir dayatması yok! Aslında böyle bir şey eşyanın tabiatına da uygun değil zira HSYK kararları ancak Adalet Bakanının imzası ile yürürlüğe girebiliyor, dolayısı ile HSYK üyelerinin kural ve teamül dışı bir şeyi dayatması mümkün değil. Söylenen Ergenekon savcı ve yargıçlarının tayin olayıdır. Söylentileri göre AKP bunlara dokunulmasın istiyor. HSYK ise adaletin şahısların tutum ve tavırları ile değil, hukukun genel tecellisi ile ortaya çıkacağını, dolayısı ile de adaletin tecellisini belli şahıslara endekslemenin Türk hukuk sistemine ihanet olacağını söylüyor. Buradan hareketle de tayin sırası gelen savcı ve yargıçların yerlerinin değişmesini istiyor. Buna ilaveten yine sızan bilgilere göre AKP, kural ve teamül dışı bazı yargıç atamaları talep ediyor. HSYK da misyonu ve sorumluluğu gereği buna olur vermiyor. Öyle olunca da hakimler kararnamesi bir aydır bir türlü çıkmıyor zira AKP’li bakan imza atmayınca karar resmi gazetede yayınlanamıyor. Bazıları dere geçerken at değiştirilmez diyebilir ve Ergenekon yargıçlarının muhafazasını isteyebilir. Hayır bu yaklaşım doğru değildir. Türkiye hukuk ya da en azından kanun devletidir. Suç varsa cezayı insanlar değil, yasalar verir! Dolayısı ile devlette devamlılığın gereği olarak insanların görev yerleri elbette değişir. Dava bitmeden yargıç ya da savcı değişmez kuralı geçerli olsaydı bu ülkede 100 yılda bir kez bile hakim ve savcıların yerleri değişmezdi, zira mahkemelerde devam eden davalar hep vardır! Sakat olan aynı hakimlerde ısrardır ki, bu insanı başka başka düşüncelere sevk ediyor! Ne yani Allah korusun o savcı ve yargıçlardan biri kaza geçirse dava devam etmeyecek ve adalet tezahür etmeyecek mi? Ergenekon’da adalet illaki şu şu isimlerle tezahür edebilir derseniz o isimleri hiç hak etmedikleri halde şaibe altına sokar ve adeta özel görevli konumuna sokmuş olursunuz! Hal bu iken AKP, medyasıyla dayanışma içinde HSYK’yı kuşatıp baskı altına alıyor. Bu metot ve ısrar Ergenekon’un AKP’nin muhaliflerini sindirmek için araç yaptığı yaklaşımlarını da kuvvetlendiriyor. Diyeceksiniz ki bu iş nereye varır? Lafı hiç dolandırmayacağım, Ankara’da acayip bir bilek güreşi var. Kurumlar arasında müthiş bir çekişme yaşanıyor. Bu iş nereye varır bilmiyorum ama AKP gerdikçe geriyor! Bu arada Sadullah Ergin’in sürpriz biçimde Adalet Bakanı yapılmasının hikmeti de ortaya çıktı! Ali Dibo davaları ile hedef olan siyaseten zayıf birini bakan yapan Tayyip bey Adalet Bakanlığını da yüzde yüz kendine bağlamış oldu! Düşünüyorum da ekonomik krizden bunalan ve her geçen gün aşağı inen AKP, devleti bu kadar gererek askerin sabrını taşırıp muhtıraya muhatap olmak ve iktidardan yine mağdur pozları ile sıvışmak mı istiyor yoksa? Değilse bu yapılanlar neyin nesidir? *BAKAN İMZASI GEREK... İşte AKP’nin Sarıkaya’yı şutladığının belgesi* *Nazlı Ilıcak dünkü yazısında Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın HSYK tarafından şutlandığını yazıyor... Hayır Nazlı Hanım doğru değil, Sarıkaya’yı kendi ifadenizle şutlayan HSYK değil, AKP ve onun Adalet Bakanıdır.* Öyle çünkü bugünlerde yaşadığımız ve şahit olduğumuz üzere HSYK kararları bakan imzası olmadan yürürlüğe girmiyor, eğer o gün dönemin *Adalet Bakanı Cemil Çiçek Başbakan Erdoğan’ın emri ile o imzayı atmasaydı* Ferhat Bey’in değil görevinden alınması, meslekten atılması bile söz konusu olmayacaktı. *Ferhat Sarıkaya’yı işsiz bırakıp çöpe atan AKP iradesidir*... Öyle işinize gelince suçu HSYK’ya atamazsınız? Dedik ya son karar merciinin Adalet Bakanlığı olduğu bugünlerde herkes tarafından öğrenildi. *Görüyorsunuz AKP ve kalemleri budur, işine gelince harcar, işine gelince istismar eder... Tam bu noktada soralım, muhtıra veren Yaşar Büyükanıt’ın yargılanması için AKP medyasında kimse niçin bir şey yazmıyor?* *TEŞVİK Mİ GÖRDÜ... Valinin söylediğini general tersinden söylese neler olurdu?* Adam siyasi değil vali, yani siyaset üstü ve devleti temsil ediyor. Hal bu iken siyasetçilerin bile söylemeye cesaret edemeyeceği şeyleri söylüyor. Peki kim midir bu isim? Bolu Valisi Halil *Akp*ınar’dır. Halil Bey kısa bir süre önce Abant toplantılarında, *“Darbecileri yargılayıp hapse atalım”*demiş ve kamuoyundan tepki almıştı. Aynı vali şimdi bakın neler söylüyor: “ *MGK, Askeri Yargıtay kaldırılsın. Genelkurmay MSB’ye bağlansın”* Evet bunu söyleyen AKP döneminin valisi... Belli ki Vali Bey’in Abant’ta söylediği sözler sonrasında değil ikaz almak, teşvik görmüş olacak ki arkasından böyle sözleri edebiliyor... AKP’nin ülkeyi getirdiği yere bakar mısınız? Böyle valiler ancak parti devleti modelinin hükümran olduğu Milli Şef döneminde görülürdü... Benzer siyasi bir ifadeyi bir general yapsa kıyamet koparılmaz mıydı? *UYKUDALAR... İşsizlik, zam ve fındık ile AKP medyası!* *Totaliter rejimlerde medya Pravda hüviyetlidir*. Medya yönetime sürekli şakşak yapar. Kazara yanlış bir şey yazan olursa yazanın o gün bileti kesilir. Türkiye’deki AKP medyasının pardon Pravdalarının durumu budur. Delil mi?... Bırakın geriye gitmeyi dünkü AKP’li mevkutelere bakın. İşsizlik sosyal barışı tehdit eder oranda yükseliyor, tek bir yorum ve eleştiri yok. Benzin zammı can yakıyor, yine öyle. Keza fındık üreticisi idam sehpasına çıkarıldı, gören ve yazan yok... Yazılanlar ise aylardır hep aynı şeyler, Ergenekon ve darbe mugalataları... Komik olan bu Pravda görevlilerinin kendilerini demokrasi ile ambalajlamalarıdır. Yahu, sizin şahsi iradeniz var mı ki demokrasi kahramanlığını oynuyorsunuz? Arada bir nadiren aykırı ses çıkaran oldu mu, Ahmet Taşgetiren misali ya hemen kovuluyor ya da Fehmi Koru misali parti kongrelerinde hedefe oturtuluyor... Yalan mı?... --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [email protected] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
