Tevekkül giderek önemli bir tedavi unsuru oluyor

*Kırklı yaşlar ve sonrasında hastalanma ihtimali artıyor. Nedeni hücrelerin
yaşlanması, iç ve dış etkenlerle yıpranıp yorulmasıdır.*

Yaşlı ve yorgun hücreler iç ve dış zararlılara eskisi kadar direnemiyor,
diklenemiyor. Yaşlandıkça daha sık grip, nezle olmanız, ağrıdan sızıdan daha
çok yakınmanız bundandır. Ne iyi ki bunların çoğu önemsiz şeylerdir. Basit
tedaviler ve kısa istirahatlarla düzelirler. Ayrıca, "inanç dünyanızı
zenginleştirip manevi yanlarınızı güçlendirmenin" üzerinde ısrarla durmanızı
öneriyorum. Çünkü bu konu her gün biraz daha önemli hale geliyor.

SAĞLIK alanında kalenize girebilecek iki gol var ki onların izi kalıcı
olabiliyor. Hatta bazen bu iki golü kalenizden çıkarmanız mümkün olamıyor,
kırmızı kartı görüp sahayı terk ediyorsunuz. Bu goller, "kalp damar
hastalıkları"  nedeniyle ortaya çıkan sorunlar ve çeşitli doku ve organlarda
gelişen "kanserler"dir. Neredeyse her ülkede, hayatı sonlandıran nedenlerin
ilk sırasını bu iki sağlık sorununun alması da bundandır.

Sağlık sorunlarından uzak, güzel ve huzurlu bir yaşlanma süreci için
özellikle bu iki soruna karşı uyanık olmalısınız. Bu iki golü yememek,
mümkünse daha ceza sahalarına girmeden engellemek zorundasınız. Onları
önlemek de, erken teşhisle tedavi etmek de, başınıza geldiği zaman
ağırlıklarını hafifletip sahayı terk etmemek de elinizdedir. Yani her iki
sorunun da çaresi var. Çare koruyucu önlemleri almanızda, kendinize iyi
bakmanızdadır.

Ne yapacaksınız

Araştırmalar sadece yaşam tarzınızda yapacağınız bazı değişikliklerle bile
kalp damar hastalıkları ve kanserleri yüzde 70-80 oranında
önleyebileceğinizi gösteriyor. Uzmanlar bu değişiklikleri ne kadar erken
yaparsanız sonuç alma ihtimalinizin o kadar yüksek olduğunu söylüyor.
Yapacağınız
değişimlerin çoğunu siz zaten biliyorsunuz: Yemenize içmenize dikkat edecek,
kilo kontrolünüze önem vereceksiniz. Aktif bir hayat sürüp, uykunuzdan taviz
vermeyeceksiniz. Mümkün olduğu kadar az sinirlenip üzülecek, olayları
iyimser bir bakışla izleyip yöneteceksiniz. Temiz bir çevrede yaşamaya
çalışacak, yıllık sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyeceksiniz.
Doktorlarınızın önerilerine dikkatle uyacaksınız. Ve tabiî ki inanç
zenginliğinizi koruyup geliştirecek ve tevekkül etmeyi bileceksiniz.

Maneviyat önemli

Özellikle son noktanın yani "inanç dünyanızı zenginleştirip manevi
yanlarınızı güçlendirmenin" üzerinde ısrarla durmanızı öneriyorum. Çünkü bu
konu her gün biraz daha önemli hale geliyor.

Söylemek istediğim şey şu: Hastalıkları önlemek, hastalıkları tedavi
etmekten daha kolaydır. Hastalıkları önlemenin en etkili yolu ise sağlıklı
ve doğru seçimler yapmaktır. Zaman zaman bazı yanlışlar yapsanız bile
bunları uzatmamak, tekrarlamamaktır. Hastalıkları önlemenin sadece bedene
odaklanmakla mümkün olmadığını bilmek, ruh dünyasının da en az beden kadar
temiz, bakımlı, dingin ve sağlıklı olması gerektiğini unutmamaktır. Son
zamanlarda çok sık yapılmaya başlanan bir hatayı siz de yapmayın: Sadece
bedeninize odaklanmayı bırakın. Ruh sağlığı ve zenginliğini ıskalamayın.
Kalp damar hastalıklarını ve kanserleri önlemek elinizdedir. Gelin bugün, bu
sabah hayatınızla ilgili önemli bir karar verin. Bu iki tehlikeli golü
yememek için yanlışlarınızdan vazgeçin...



*İnanç en güçlü Koruyucudur*



Araştırmalar sadece faydalı şeyler yemenin de, her gün ısrarla yürümenin de
kanser ve kalp damar hastalıklarından korunmaya yetmediğini, iç dünyanızı da
besleyip büyütmenizin şart olduğunu gösteriyor. Öfkeli, sinirli, kıskanç,
gergin, kızgın kişilerde de, depresyon ve benzeri sağlık problemi olanlarda
da kalp krizlerine beklenenden daha sık rastlanıyor. Ağır üzüntüler, uzamış
hüzünler ve iç sıkıntılarıyla geçen günleri takiben kansere yakalanma
şanssızlığı artıyor. Yine işin uzmanları (Örneğin, ünlü Harvard'lı hoca Dr.
Herbert Benson) inanç dünyası zengin, manevi bağları güçlü, kendisi, ailesi
ve sosyal çevresiyle barışık insanların her iki sorunla da daha az
karşılaştıklarını söylüyor. Bu sorunlarla karşılaştıkları takdirde de bu
insanlar problemlerini en hafif düzeyde yaşıyor, hastalıklarını daha kolay,
daha az yara bereyle atlatabiliyor.



Dr. Özgen Doğan  neler yazmıştı?



*NEW YORK*'ta görev yapan Türk kardiyologu Dr. Özgen Doğan'a göre:

Kalp hastalığından ölen kadınların sayısı, meme kanserinden ölen kadınların
sayısının on katıdır.

Menopoz sonrası alınan hormon desteklerinin kalp krizi riskini azaltma
etkisi yoktur.

Kalp hastalığı bir erkek hastalığı değildir, kadın ve erkeklerde kalp
hastalığı görülme sıklığı eşittir.

Kalp krizlerinin yüzde 25'inde hiçbir belirti görülmemektedir. Özellikle
kadınların yüzde 64'ünde kalp krizi öncesi hiçbir belirti görülmez.

Sigara içenlerin yüzde  40'ı emekli olmadan ölürler. Sigarayı bırakanların
kalp krizi riski yüzde 60 düşer.

Kalp krizi geçirenlerin yüzde 50'sinde kriz öncesi depresyon görülür.
Gülmek, stresi azaltmak için en iyi ilaçlardan biridir.

Saldırganlık veya kızgınlık kalbiniz için- kolesterol ve sigaradan daha
tehlikeli bir risk faktörüdür.

Diş sağlığı ile kalp sağlığı doğrudan ilişkilidir.

Müzik ile tedavi edilen hastaların taburcu olma süreleri daha kısadır.

Çay ve nar kalp sağlığı için yararlıdır.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap