Erdal ATABEK


 *-------Original Message-------*

 . Dr. Erdal ATABEK





Konu: "Tehlikeli cehalet"... / Prof. Dr. Erdal ATAB
 *---*





   *Tehlikeli Cehalet....
*


Ayın dünyadan uzaklığını bilmemek 'tehlikesiz cehalet'tir.
Bunu bilmezseniz 'tehlikesi yoktur'.
Ama önünüzdeki çukuru göremezseniz, bu 'TEHLİKELİ CEHALET' olur.
Çukura düşer ve kurtarılmayı bekleyerek debelenirsiniz.

Belki birisi sesinizi duyar ve sizi kurtarır.
Ama artık siz kendinizi 'onun sizi kurtardığı duygusu'ndan kurtaramazsınız.

Eğer o çukurdan kendi gücünüzle çıkabilirseniz özgüveniniz artar.
Bağımlılıkla bağımsızlık arasındaki fark kısaca budur.

Durumunuzu bilirseniz belki kendinize yardım edebilirsiniz. Ama başkasının
kolunda yürürken kendinizi bağımsız sanarsanız, işte bu 'TEHLİKELİ
CEHALET'tir.
Bugün Türkiye'yi bağımsız sanmak, bu nedenle 'tehlikeli cehalet'tir.


Gönlü Arap ülkelerinde, beyni Amerika'ya ipotekli, cebi uluslararası
sermayeye çengelli bir siyasal iktidarla Türkiye bağımsız olamaz. Atatürk
Türkiye'si ile bugünkü ülkemiz arasındaki farkı görmemek, görüp de kabul
etmemek, kabul edip de Atatürk'ü eleştirmek  'TEHLİKELİ CEHALET'tir.


Atatürk'ün büyük hedeflerinden birisi 'bilince yönelik çağdaş eğitim' idi.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözü o'nundur.. Bugünün siyasal iktidarı
için geçerli eğitim hedefi bütünüyle değişmiştir.
Siyasal iktidarın eğitim hedefi, 'inanca yönelik sermayenin hizmetine uyarlı
insan gücü yetiştirmek'tir. Din temelli toplumun eğitim amaçları her yolla
devreye sokulmaktadır.
Bunu görmemek, görüp de kabul etmemek, kabul edip de bu durumu 'demokrasi
sanmak' 'TEHLİKELİ CEHALET'tir.


Demokrasi, bütünüyle bir kurallar ve kurumlar politikasıdır. Demokrasinin
temeli laikliktir.
Laikliğin temeli dindar-dinsiz ayrımı yapmamaktır. Laiklik olmazsa yurttaş
eşitliği olmaz. Yurttaş eşitliği olmazsa demokrasi olmaz.
Bunu bilip de bilmezden gelmek, bunu bilip de görmezden gelmek, 'TEHLİKELİ
CEHALET'tir.
***
Neden 'TEHLİKELİ CEHALET' toplumların başına bela olur?
Çünkü, toplumların bir bölümü bu durumdan büyük çıkarlar sağlar. Geri kalan
bir bölümü de küçük çıkarlarla yetinir. Bir bölümü, ilerde kendisinin de
çıkar sağlayacağını umar, bir bölümü durumu görür, toplumu uyarmaya çalışır,
ama gücü yetmez.
İşte böyle durumlarda da felaket kapınızı çalmıştır ve gelmektedir.
***
Bu durumun en yaygın araçları kitle iletişim araçlarıdır. Televizyon en
yaygın biçimde bu doğrultuda çalışmaktadır. En izlenen saatler 'toplumu
gerçek bilgilerden uzak tutmak' amacıyla kullanılmaktadır.
Ivır zıvır eğlencelikler, boş zevzeklikler, pırıltılı eğlencelikler hep bu
amaçla hazırlanmaktadır.
Düşünmeye alışmamış beyinler de böylece oyalanıp gitmektedir.
Düşünen beyinlerin de bu durumu önlemeye gücü yetmemektedir. .


'TEHLİKELİ CEHALET', farkına varmadan bu tuzağın içine düşüp eğlenmektir.
Bunu bilip de bilmezden gelen, görüp de çıkar sağlayanlar, sonra da 'işte
özgürlük budur' diyenlerse toplumun asıl belalarıdır.
Bilmemiz gereken budur. Görmemiz gereken budur.
Anlamamız gereken budur. Mücadelemiz de bu olmalıdır...


PROF. DR. ERDAL ATABEK





-- 
"Velev ki" karanlığa gidiyoruz, "Hamdolsun" Deniz Fenerimiz var!



<http://www.incredimail.com/index.asp?id=109094&rui=103521995><http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/photos.aspx>

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

<<attachment: imstp_animation_butterflies_en_020908.gif>>

Cevap