*Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] *  *25/08/2009*
*Sezen'le bile yoldaşlığı sindiren Tayyip Bey'e ağzını bozdurtan anket!*

Abdullah Gül ile Tayyip Erdoğan arasında iki temel fark var.
Biri ketum, diğeri dobradır.
Biri yapay da olsa hep gülümser, diğeri duygularını anında belli eder.
Tayyip Erdoğan’ın Ramazan’ı Şerifin ilk gününde sarfettiği “Alçak, namussuz”
ifadesi bunun delilidir.
Erdoğan içini acıtan hadiseye tabir yerinde ise belden aşağı karşılık
veriyor!
Peki Tayyip Bey’i abdestli haliyle bu kadar hiddetlendiren gelişme ne miydi?
Birkaç gündür ısrarla bu konunun takipçisi olduk.
Ulaştığımız sonuç şudur:
Meğer Tayyip Bey geçtiğimiz Cuma sabahı Denge, Pollmar ve Anar’a sipariş
ettiği araştırmaların sonuçlarını görmüş ve küplere binmiş!
*AKP’ye özel hizmet sunan bu üç ayrı kamuoyu araştırma kurumu son Kürt
açılımı olayını halka sormuş!
Tablo tam bir facia!
AKP özellikle Orta Anadolu ile Karadeniz’de yerle bir olmuş!
Keza metropollerde tepki büyümüş!
*Peki bunun hıncını o sert ifadelerle  MHP ve Bahçeli’den niçin mi almış?
*Açılımın ABD’nin projesi ya da dayatması olduğunu MHP’nin dillendirmiş
olmasından ötürü!
*Evet Tayyip Bey yaptırdığı   araştırmalarla halkın büyük bölümünün Kürt
açılımı hikayesini ABD’yle örtüştürdüğünü gördü.
Bu sebepledir ki tepkisini ya da feveranını da kişiliğinin yansıması gereği
en sert ifadelerle ortaya koydu!
Görülmektedir ki Kürt açılımı işi AKP’nin başına dertler açacak bir konudur!
Öyle çünkü bu hadise çeyrek asırdır bir birikim yapmış ve binlerce ocak
söndürmüştür.
Dolayısı ile Ergenekon soruşturması vari bir şov metoduyla bu işin içinden
sıyrılmak mümkün olmayacaktır.
PKK kalkışması olayı bu ülkede haklı olarak travmaya dönüşmüştür ve
toplumsal tepki bağlamında karşılıkları vardır.
Hatırlayın 1999 seçimleri sürecinde Öcalan’ın teslim edilmesi sürecinde sırf
hükümette olduğu için DSP bu halk tarafından birinci yapılmıştır.
Evet yürümekte zorluk çeken Ecevit gibi  yaşlı bir lidere sahip olmasına ve
de kadrosuzluğuna rağmen DSP gibi bir parti  PKK olgusundan ötürü patlama
yapabilmiştir..
Atılan açılım adımı ile artık macun tüpden çıkmış ve geri dönüş söz konusu
değildir.
İşte Tayyip Bey bu zorluğu görmüş olacak ki rota bile belirleyemezken, bir o
tarafa bir bu tarafa saldırıyor.
Artık normal zamanlarda yüzüne bile bakmayacağı ayrı dünyaların insanı
olduğu Sezen Aksu gibi birinden bile himmet ve destek bekler haldedir!
Göreceksiniz bu Kürt işi Erdoğan’ın maskesini indiricektir... Öyle zira bu
konunun istismara gelir tarafı yok.

*ÖRNEĞE DİKKAT...
Şener, Tantan örneğini dikkate almalı!*
Abdüllatif Şener’in dürüstlüğü ve  kalitesi tartışılamaz. Dahası, kişiliğine
duyduğu saygı gereği mebusluğu ve hatta bakanlık koltuğunu bile elinin
tersiyle itmesi her türlü takdirin üstündedir.. Ancak  bütün bu özellikler
Şener’in partisinin tutacağı ve oy alacağı anlamına gelmiyor. Bakın size bir
örnek.. Yıl 2002.. Dürüstlüğü ve halk adamlığını tarihin tartışmasız şekilde
yazacağı Sadettin Tantan’ın partisi Yurt Partisi AKP ile seçime girdi ve
başarılı olamadı... Niçin mi? Tantan’ın Tayyip Bey’den  eksik görüldüğü için
değil, partisine iktidar havası veremediği yani iyi bir kadro kuramadığı ve
de kampanya için para bulamadığı için... Normal şartlarda on tane Tayyip
Erdoğan edecek olan Sadettin Tantan dış desteği olmadığı ve mahfillerce
hedef alındığı için kenara itildi. Bugün Abdullatif Şener’in konumu Yurt
Partisi’nin 2002’deki konumundan daha iyi değildir. Dolayısı ile Sayın Şener
şansımı deneyeyim deyip bir bölen olmamalı, AKP’ye muhalif olan büyük nehre
katılmalıdır..


*YAKIŞMADI...
Türk Ocakları ehlileştirildi!*
Olmadı hiç olmadı.. Türk Ocağı gibi bir kuruma o fotoğraf hiç yakışmadı.
Beşir Atalay’ın Kürt açılımı hikayesi ile o ocakta ne işi var? Onu nasıl
ağırlar ve baş tacı edersiniz? Derdiniz umursanmak ve ciddiye alınmak idi
ise söyleseydiniz ben size bir kaç vekil ya da bakan bulur getirirdim.
*Görülmüştür
ki Türk Ocağı gibi misyonu belli bir kurum bile artık ehlileştirilme
sürecindedir.* Sorarım size  Türklük bağlamında böylesine hassas ve dehşet
bir süreçte Türk Ocağı bunu mu yapmalıydı? *Biz Ocaktan bu günlerde
Türklüğü tasfiyeyi hedef alan girişimlere karşı tepki ve refleks
geliştirmesini beklerken o düğmesini ilikleyip hazırola geçiyor.* Laf
aramızda bu Türk Ocağı bana SSCB döneminde Moskova’da şeklen var olan
müftülüğü çağrıştırıyor.


*ARAYIŞA DEVAM...
Sarıgül, merkez sağ parti kuruyor!*
Mustafa Sarıgül’ün yeni oluşum arayışları devam ediyor. Sarıgül bir gün
Trakya’da ertesi gün Anadolu’da... Her gün yeni bir gurupla bir araya
geliyor. İlginçtir Sarıgül’ün önceliği merkez sağ’da siyaset yapan isimler.
Eski DYP ve ANAP’lılara çengel attı. Sadece onlar da değil eski AKP’lilerle
bile temasta. Örnek mi istiyorsunuz? Mesela Ertuğrul Yalçınbayır. AKP’nin
ilk kabinesinde yer alan Ertuğrul Bey’e Sarıgül,  “Ekibini al gel, Bursa’da
örgütünü kur, başımızın üstünde yerin var” teklifinde bulunmuş.. Keza
ANAP’ın eski Teşkilat Başkanı İbrahim Çebi gibi pek çok  ismi de saflarına
katmış. Dinlediğime göre Sonbahar’da merkez sağ’dan sembol isimlerin
katılımı bir bir yapılacakmış..

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap