"Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır" deyimini bilmeyenimiz yoktur.
Peki bu deyim nerden geliyor? Merak edip araştırdım. Büyüklerimize kahve
tiryakilerine sordum. Elde ettiğim bilgileri sizlere bir fıkra havasında
anlatayım.
Osmanlılar zamanında kahve en çok yeniçeriler tarafından
beğenilmiş daha ziyade iskelesi olan mıntıkalarda kahve yapan kahvehaneler
açılmış. İsteyenler buraya gelerek denizi seyrederek kahvelerini
yudumlarmış. Bir gün, kahvecilik yapan bir adamın kahvehanesine tepeden
tırnağa silahlı yeniçeri ağası girerek;
"Kahveci herkese benden bir kahve yap. Yalnız şu köşede oturan Kefere hariç"
demiş. Yeniçeri ağasının kefere dediği kişi ise, kahvecinin daimi müşterisi
ve kahve tiryakisi Rum kaptanı imiş. Kahveci ocağın başına geçerek büyük bir
cezveden kahve pişirerek kahvehanede bulunanlara tek tek dağıtmış. Sonra
tekrar ocağın başına geçerek daha küçük bir cezvede 2 kişilik bir kahve
pişirerek, köşede oturan Rum kaptanına ikram etmiş. Diğer fincanı da kendisi
alarak Rum kaptanın masasında beraberce içmeye başlamışlar.
Bu durumu gören yeniçeri ağası hiddetlenerek, palasını çekmiş ve kahvecinin
üzerine yürümüş ve kahveciye:
-Bre kahveci, ben sana bu kefere hariç herkese benden bir kahve yap demedim
mi?
Bunun üzerine kahveci:
-Ağam biliyorum, senin emrin üzerine herkese senden bir kahve yaparak
dağıttım. Sonra özel olarak ayrı cezveden de kahve pişirerek bu kaptana
ikram ettim. Bu iki kahve senden değil, bendendir demiş. Tabi bu laf üzerine
Yeniçeri ağası yatışmış, kahvesini içerek ayrılmış.
Gel zaman git zaman sonra Osmanlı idaresindeki SİSAM
adasında RUMLAR isyan çıkarmış. Bizim kahveciyi de Yeniçeri ocağına alarak,
bir gemi ile Sisam adasına göndermişler. Söylentilere göre, asi olan Rumlar
ele geçirdikleri Türk esirleri bir meydanda müzayede ile satarlarmış. Rumlar
müzayede açık artırma ile satın aldıkları Türk esirleri ıssız bir yere
götürerek işkence ile öldürürlermiş. Müzayedede açık artırma ile satmaktan
maksat isyan hareketini desteklemek için bir nevi yardım toplamakmış. Tabii
o zamanın para birimi para ve kuruş olduğundan bir esir iki veya üç paraya
satılırmış. Gün gelmiş bizim Yemiş iskelesinin kahvecisi de esir düşmüş ve
müzayede meydana getirilerek satışa çıkarılmış. Tam o sırada tepeden tırnağa
silahlı asilerin başı olduğu söylenen birisi gelerek ön sıradaki
sandalyelerin en gösterişlisine oturarak, satışları seyretmeye başlamış.
Sıra bizim kahveciye gelince asilerin başı birden ayağa kalkarak:
-Benden beş kuruş diye bağırmış.
O zamana kadar hiçbir esirin beş kuruşa satılmadığına şahit
olmayanlar şaşırmışlar. Satışı alan kişi reisleri olduğundan esiri hemen
adama teslim etmişler. Reiste esiri alarak ıssız bir ormana götürmüş. Bizim
zavallı kahveci içinden:
Bana beş kuruş verdiğine göre, kim bilir ne gibi
işkencelerle öldürecek diye korkusundan tir tir titremeye başlamış.
Bunun üzerine silahlı Rum kahvecinin bu durumunu görünce :
Korkma! Sen beni tanımadın ama, ben seni hemen tanıdım.
Hani bir tarihte Yeniçeri Ağası şehir kahvesine gelip hakaret edercesine
bana bir fincan kahveyi çok gören Rum kaptanıyım. Sen o durumda dahi
Yeniçeri ağasından korkmayarak, bana bir fincan kahve ikram etmiştin. İşte
ben o fincan kahveyi unutamadım.
Bunun üzerine, kucaklaşıp öpüşmüşler Rum kaptan da Esiri
azat ederek özel bir gemi ile İstanbul'a göndermiş.
Hepimizin başından buna benzer bir olay mutlaka geçmiştir.
Bizlere ikram edilen bir fincan kahveyi hiçbir zaman unutamayız. Görülüyor
ki, anlattığım öykü, geleneksel misafirperverliğiyle tanınan biz Türkler,
bir kafire dahi olsa, ona kahve ikram etmesi, buna karşılık o kefere
dediğimiz kişi eşkıya dahi olsa bir fincan kahvenin hatırını unutmaması,
mertlik bakımından o zamandan zamanımıza kadar:
BİR FİNCAN KAHVENİN
KIRK YIL HATIRI VARDIR
Atasözü olarak ulaşmıştır.
Murat
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected]
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---