Alt tarafı kapı diil mi canım...
03 Eylül 2009 04:19

Sene 1937.

O sene...

*

Yabancının elindeki Şark Demiryolu'nu satın almış, Ziraat Bankası
Kanunu'nu çıkarmış, Denizbank Kanunu'nu çıkarmış, kalkınmanın omurgası
Sümerbank'ın Nazilli Basma Fabrikası'nı hizmete sokmuş, İstanbul
Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni açmış, Karabük Demir Çelik'in
temelini atmış, bugün kullandığımız "açı, çap, üçgen, artı, eksi" gibi
Türkçe terimleri türeterek "geometri kitabı"nı yazmış, Meteoroloji
Genel Müdürlüğü'nü kurmuş, dünyanın ilk savaş pilotu, evladı, Sabiha
Gökçen'le birlikte Tunceli Pertek'te köprü açmış, sonra dönüp,
İstanbul Dolmabahçe'de Türkiye'nin ilk resim galerisini açmış, Ankara
Üniversitesi'nde Tıp Fakültesi kurulması için kanun çıkarmış, Hatay'ın
bağımsızlığını Milletler Cemiyeti'ne tanıtmış Mustafa Kemal... Hasta o
sıralar... Ve, gitmiş Trabzon'a, o tarihi açıklamayı yapmış: "Bana ait
olan tüm mal varlığımı
millete armağan ediyorum."

*

O sene...

1937'de.

*

Bir kolu Erzurum'dan gelen, 15 subay ve 50 erden oluşan iki seçkin
birlik, Serdarbulak Yaylası'nda buluşur. Hava bıçak... Mıhtepe
rotasını takip edip, düz duvar buzullarıyla insanı gördüğünde bile
ürperten Ahora Göçüğü'nden geçerek, "tarihi" tırmanışa başlar. Neden
tarihi? Hiçbir Türk çıkmamıştır oraya çünkü... İlk, 108 sene önce,
Alman profesör Friedrich von Parrot çıkmış, sonra, Rus çıkmış, İngiliz
çıkmış, Belçikalı çıkmış, ama Türk hiç çıkmamış... Başlarlar
tırmanmaya... Dedim ya, 15 subay, başlarında topçu kurmay binbaşı...
Subayların arasında, bir de şair var, piyade teğmen... E 50 tane ere,
15 subay çok değil mi? Değil... Çünkü, bir Atatürk büstü
taşımaktadırlar, ulu öndere teşekkür olarak... Ağır tabii... Sırt
çantasında subayların, sırayla, değişe değişe...

Çıkarlar. Doruğa koyarlar.

Yanına bayrak.

*

Etekleri hep bizimdi...

O gün, doruğu da bizim olur.

*

Ağrı Dağı'dır orası.

Ararat değil, Ağrı...

Anadolu'nun doruğu.

*

Topçu kurmay binbaşı...

Cevdet Sunay.

Sonra, cumhurbaşkanı.

*

Şair teğmen desen...

Oturur oraya, bakar memlekete, memleketin çatısından, çıkarır kâğıdını
kalemini, topçu kurmay binbaşı söyler, o yazar... Bir
metal şişenin içine konularak, Ağrı'nın doruğunda buzların içine
gömülen o tarihi tutanakta, şu tarihi cümle yazar: "Türkiye'nin en
büyük adamının büstünü, Türkiye'nin en yüksek dağına armağan
ediyoruz!"

*

Fazıl Hüsnü...

Dağlarca'dır o teğmen.

*

Armağana, armağan...

Ruh, şuur, vefa, yurt sevgisi.

*

Ee-eeh bana ne be!

Di mi?

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap