Kimden: tuncay demirbaş


Kürt Açılımı fırlaması


"Erdoğan'ın Sayın Öcalan dediği APO'ya, fırlamanın da liderim demesi
çok da şaşırtıcı olmamalı."
AÇILIM FIRLAMASI
Geçtiğimiz hafta, Show TV'de yayınlanan Ali Kırca'nın sunduğu Siyaset
Meydanı'nın da konuk olarak çocuklar vardı. "Çocukların Açılımı"
başlığı altında yapılan programda, ABD projesi olarak AKP'nin hayata
geçirmeye çalıştığı "Kürt açılımı" konuşuldu. Bu programda çocuklar
tarafından konuşulan konular, Türkiye'nin AKP'nin 'Kürt açılımı' ile
birlikte hangi noktaya geldiğinin en vahim göstergesi olmuştur.

AKP'nin yarattığı açılım atmosferi yüzünden bölücülük artık Türkiye'de
tamamen meşru bir hale getirilmiştir.

Siyaset Meydanı isimli programda, 16 yaşındaki Uğur Çektar Öğmen
isimli bir fırlamanın öğretilmiş ve eğitilmiş bir şekilde yapmış
olduğu konuşma bölücülüğün sergilediği rahatlığı göstermiştir.

Milyonların izlediği bu programda, 16 yaşındaki PKK üretimi bir çocuk
"Pe ke ke kimdir? Benim ablamdır, benim dayımdır, benim amcamdır,
benim abimdir. Siz Atatürk'ü nasıl önder olarak kabul ettiyseniz,
Kürtlerin de kendisine önder olarak kabul ettiği kişi Sayın Abdullah
Öcalan'dır" sözlerini kullanarak, AKP'nin 'Kürt açılımı' adını verdiği
ihanet projesinin Türkiye'yi şimdiden bölmeye ve kutuplaştırmaya
başladığının en iyi örneği olmuştur. Adeta "çocuktan al haberi" durumu
oluşmuştur.

AKP ve DTP'nin siyaset uyumu ile PKK'nın Kürtlerin temsilcisi durumuna
getirilmesi, programdaki bu çocuğu bile etkilemiş olmalı ki, çocuk
Kürtlerin temsilcisi olarak PKK'yı ve (AB)(D)ullah Öcalan'ı
görmektedir.

Türk televizyon tarihinde belki de bu sözler, bu şekilde ilk defa
kullanıldı.16 yaşındaki fırlama kendisine öğretilenleri dillendirse
de, o çocuktan daha suçlu durumdaki programın yapımcısı ve sunucusu
Ali Kırca olmuştur.

Ali Kırca, programa konuk etmek için PKK'nın terörist pazarı DTP'den
çocuk isterse karşınıza böyle bir manzaranın çıkması kadar doğal bir
şey yoktur.

Bu olayda belki en son suçlanacak kişi, o çocuk olmalıdır. O çocuk
yetiştiği alan içinde öğrendiklerini, gördüklerini savunmaktadır.
Çünkü bölücülük adına sergilenen rahat hareketlerin hepsi AKP'nin
eseridir.

PKK'nın büyük fırlamalarına yol veren AKP, küçük fırlamalarında
yetişmesine alan açmaktadır. Boşa dememişler 'Arabanın ön tekeri
nereye giderse, arka tekeri de oraya gider.' diye...

PKK cahillerden, kandırılmışlardan ve köle haline getirilmişlerden
oluşan bir potansiyel halidir. Başında bulunan örgüt liderleri de,
Türk düşmanlığı yapan emperyalist ülkeler tarafından kullanılan ruh
hastalarıdır. Ama AKP-DTP tarafından oluşturulan propagandalar ve
açılımlar, PKK'yı Türkiye'de Kürtlerin haklarını savunan örgüt
durumuna getirmiştir. Böyle bir şey Türkiye'ye ve Kürt kökenli
vatandaşlarımıza yapılacak en büyük ihanet iken, maalesef bu
gerçekleşmiştir.

(AB)(D)ullah Öcalan denen alçak "Kürtler kadar aşağılık bir topluluk
yok, en ufak hatalarında kafalarını ezeceksin, yoksa laf
dinletemezsin" ve "HEP'e destek vermeyen Kürdün tavuğuna kadar
öldürün" gibi birçok sözün sahibi ve binlerce Kürt kökenli
vatandaşımızın ölümünden de sorumlu olmasına rağmen, bugün Kürtler
adına konuşuyor, Türk devletini yöneten gafiller de ondan yol
'haritası' alıyorlar.

Türkiye Cumhuriyetini yöneten bir başbakan bile alçağa "Sayın Öcalan"
diye hitap ediyor ve yüzde 47 oy alarak tek başına iktidar oluyorsa,
Ali Kırca'nın programında 16 yaşındaki bir fırlama "Kürtlerin önderi
Sayın Abdullah Öcalan'dır" diyorsa, bu durum çokta şaşırtıcı
olmamalıdır.

Türkiye'nin televizyon ekranları, gazeteleri, dergileri, meydanları,
sokakları, devlete bağlı belediyeleri ve kurumları bölücülüğün cirit
attığı alanlar olduysa bunun tek sorumlusu AKP iktidarıdır.

29 Mart 2009 yerel seçimlerinden sonra kahpenin biri çıktı "29 Mart
seçimlerinde 'Kürdistan' sınırlarını belirledik. "
İşte çıkmadığı için ortalıkta bölücülük adına küçük-büyük fırlamalar,
Türk devletine kafa tutar hale gelmiştir.

'Kürt açılımı' adı verilen ihanet projesi daha ne fırlamalar
üretecektir.

Türk milleti tek başına iki kere iktidar onayı verdiği AKP'nin bu
ihanet eserlerinden memnun mudur?

Türklüğün sönmeyen güneşi Mustafa Kemal Atatürk ile soysuz Öcalan
eşitlendi, ülkeyi bölmeye çalışan terör örgütü de Kürtlerin temsilcisi
yapıldı.

Türk milleti böyle yönetilmeyi kendine layık görüyor mu hala? Bunun
cevabı zaten Türkiye'nin bundan sonraki kaderini belirleyecektir.
dedi... AKP'den bir tane cevap verebilecek, devlet yönetme şerefini
gösterecek biri çıktı mı?

Yıldıray Çiçek / Ortadoğu





-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.

Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap