*Gene birilerini mutlu edecek bir yazı aktarıyorum. Biliyorum bunu okuyunca
kerahat vaktini iple çekeceksiniz, ama benden sadece aktarması...
*


*Konu: Üstat Aydın Boysan'ın *
*       "ŞEREFE" isimli kiabından; *
*       "Yudumlama **Metodu"*





        *Üstat Aydın Boysan'ın "ŞEREFE" isimli kiabından;** *

*Yudumlama "Metodu"*

*Rakıya buz atmak caiz değildir. Ağza alınacak rakıya katılacak tek dünya
malzemesi sudur, su... *

Rakı da, rakının huzuruna çıkacak su da, saatler önce buzdolabına konmuş
olacak.. Evde ise rakı şisesi de, su sürahisi de, devamlı buzdolabı içinde
duracak. Onların yeri orası! Öksürük şurubu konmaz, bu ikisi mutlaka
buzdolabında durur. Erbabı elbet, kadehleride, su bardaklarını da, rakı ve
rakı suyuyla birlikte buzdolabına koymuş olur. Bardakta rakıyla soğutulursa
ölçü kaçar.

Ciddi meyhanler bunların hepsini, bu soğuklukta bekletir. Soğutulmuş rakı ve
suyu, ille de parça buz atarak soğutan meyhanecinin alnına keriz sıfatı
mürekkeple yazılmalıdır.

Diyelim ki hepsi istediğimiz gibi soğuk geldi. Soğuk bardağa önce soğuk su,
daha sonra soğuk rakı dökülür.* Bu döküşler de, çeşme boşaltır gibi olmaz.
Su da, rakı da ince iplik gibi ve çok yavaş* akıtılır. Su miktarı rakı
miktarından mutlaka daha az bırakılır, yoksa rakının tadı bozulmuş olur.

         Gençliklerinde rakıyı sek içen yaşlılar, o günleri zevkle anarlar.
Çünkü ömür boyu sek rakıya dayanılamaz.

        *Bardağa* ya da adı kadeh ise, ona önce rakı dökülmez, *önce soğuk
su ardından rakı dökülür.* İyi karışma         böyle sağlanır.

       Böylece içmeye ciddi olarak hazırlanmış *kadeh, önce ağza götürülmez,
burna götürülerek koklanır. Derin **  nefes çekilir.  *

      Daha sonra *demci arkasına yaslanarak bardağı ağzına yavaşça
yaklaştırır ve önce mutlaka yarım yudum alıp hemen yutmaz... Ağzında yavaşça
dolaştırıp, dişleri arasından ciğerlerine hava çeker. Amaç, mideden önce
akciğerlerin de, şölenden nasibini almasını sağlamaktır.**   *

     *Alınacak ikinci yudumdan sonra arkaya yaslanarak kafa hafiften yukarı
kaldırılır, bütün yudum çok yavaş ve kibarca yutulur. (Burası önemli ) Yutar
yutmaz da oturulan yerde, helezoni olarak yavaşça sallanılır.* Bu hareketin
ciddi amacı, rakının mide borusundan helezoni olarak inmesini sağlamak, yani
yolunu uzatmaktır...

    *Çünkü Bektaşilere göre, rakının bedene en çok zevk verişi, gırtlaktan
mideye inişi sırasındadır. Bu yol helezoni olarak uzamalıdır ki, demcinin
zevki artsın.*

   Herkes bilir: Develerin boynu çok uzundur. Bu nedenle *yolda yürüyen
Bektaşi, bir deve görünce kıskanmış ve;**   *

 * **"Vay anam! Ne güzel içer bu yahu!" demiştir.   *






 <http://www.bandoo.com/wp/ie.php?plg=ie&ad2=117&subs=hotmail&elm=sign>

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---



 


























Üstat Aydın Boysan'ın "ŞEREFE" isimli kiabından; 
Yudumlama "Metodu" 
Rakıya buz atmak caiz değildir. Ağza alınacak rakıya katılacak tek dünya 
malzemesi sudur, su... 
Rakı da, rakının huzuruna çıkacak su da, saatler önce buzdolabına 
konmuş olacak. Evde ise rakı şisesi de, su sürahisi de, devamlı buzdolabı 
içinde duracak.. Onların yeri orası! Öksürük şurubu konmaz, bu ikisi 
mutlaka buzdolabında durur. Erbabı elbet, kadehleride, su bardaklarını da, 
rakı ve rakı suyuyla birlikte buzdolabına koymuş olur. Bardakta rakıyla 
soğutulursa ölçü kaçar. 
Ciddi meyhanler bunların hepsini, bu soğuklukta bekletir. Soğutulmuş rakı 
ve suyu, ille de parça buz atarak soğutan meyhanecinin alnına keriz sıfatı 
mürekkeple yazılmalıdır. 
Diyelim ki hepsi istediğimiz gibi soğuk geldi. Soğuk bardağa önce soğuk 
su, daha sonra soğuk rakı dökülür. Bu döküşler de, çeşme boşaltır 
gibi olmaz. Su da, rakı da ince iplik gibi ve çok yavaş akıtılır. Su 
miktarı rakı miktarından mutlaka daha az bırakılır, yoksa rakının tadı 
bozulmuş olur. 
         Gençliklerinde rakıyı sek içen yaşlılar, o günleri 
zevkle anarlar. Çünkü ömür boyu sek rakıya dayanılamaz. 
        Bardağa ya da adı kadeh ise, ona önce rakı dökülmez, önce 
soğuk su ardından rakı dökülür. İyi karışma         böyle 
sağlanır. 
       Böylece içmeye ciddi olarak hazırlanmış kadeh, önce ağza 
götürülmez, burna götürülerek koklanır. Derin   nefes çekilir.  
      Daha sonra demci arkasına yaslanarak bardağı ağzına yavaşça 
yaklaştırır ve önce mutlaka yarım yudum alıp hemen yutmaz... Ağzında 
yavaşça dolaştırıp, dişleri arasından ciğerlerine hava çeker. Amaç, 
mideden önce akciğerlerin de, şölenden nasibini almasını sağlamaktır. 
  
     Alınacak ikinci yudumdan sonra arkaya yaslanarak kafa hafiften 
yukarı kaldırılır, bütün yudum çok yavaş ve kibarca yutulur. (Burası 
önemli ) Yutar yutmaz da oturulan yerde, helezoni olarak yavaşça 
sallanılır. Bu hareketin ciddi amacı, rakının mide borusundan helezoni 
olarak inmesini sağlamak, yani yolunu uzatmaktır...   
    Çünkü Bektaşilere göre, rakının bedene en çok zevk verişi, 
gırtlaktan mideye inişi sırasındadır. Bu yol helezoni olarak uzamalıdır 
ki, demcinin zevki artsın.   
   Herkes bilir: Develerin boynu çok uzundur. Bu nedenle yolda yürüyen 
Bektaşi, bir deve görünce kıskanmış ve;   
  "Vay anam! Ne güzel içer bu yahu!" demiştir.   
   Rakısız kalmamanız dileğiyle. 
  
 


 
 



      

Cevap