10 Kasım’ın en çarpıcı konuşmasını Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Fazil Necdet Ardıç yaptı
Rektörden Ata’ya ilginç mektup
PAMUKKALE Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç’ın, Atatürk’e
ölümünün 71. yıldönümü dolayısıyla yazdığı mektupta ilginç ifadeler yer aldı.
Tersname şeklindeki mektubuyla önce şaşırtan, ardından ince ince eleştirilerini
sıralayan Prof. Dr. Ardıç, öğrencileri tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
Pamukkale Üniversitesi’ndeki Atatürk’ü anma törenlerine Rektör Prof. Dr. Fazıl
Necdet Ardıç’ın yazıp öğrencilerine okuduğu mektup damgasını vurdu. "Değerli
büyüğümüz, liderimiz, sevgili atamız; bugün sen doğalı 128, Cumhuriyet kurulalı
86, seni kaybedeli 71 sene oldu" diye başlayan mektupta, şu ifadeler yer aldı:
"Geçen senelerde çok çalıştık, hiç durmadık. Vatanımız güllük gülistanlık. Her
köşesini demir ağlarla ördük. Çevremizdeki komşularımızla oluşturduğumuz barış
çemberi devam ediyor. Emperyalist güçler hala bize diş geçiremediler.
Madenlerimizin hepsini bulduk, ekonomimize kazandırdık. Osmanlı bankasından
aldığımız dersle milli bankalarımızı koruyoruz. Türk sermaye birikimi zorlukla
oluştu, fabrikalar kurdu, onların yüzyıllık fırsatçı uluslararası sermaye
önünde ezilmemesine dikkat ediyoruz. Bilim adamlarımızın geliştirdiği yeni
ürünlerle dünyanın heryerinde aranan mamülleri üretiyoruz. Bu yüzden
işçilerimiz refah içinde ve mutlu. O çok önem verdiğin eğitim sistemimiz süper,
bırak okuma-yazma bilmeyen kalmamasını herkese fırsat eşitliği, kaliteli
eğitim, uzmanlaşma en üst düzeyde. Toplumun eğitim düzeyi yüksek, boş
zamanlarında herkesin elinde bir kitap! Güzel sanatlar ve spor hayatımızın
içinde, herkesin ilgilendiği bir uğraşısı var. Her şehirde tiyatrolarımız,
sanat gruplarımız hem halkımızı devamlı eğitiyor, hem de sosyal ortamlar
sağlıyorlar. Hele kütüphanelerimizi görmeni isterdik. Çiftçimiz her zamanki
gibi baştacımız, köyde olmak eğitimsiz olmak anlamına gelmiyor. Kendi
tarlalarımızda kendimize yeterli olmak için çok çalışıyoruz. Milletimizin
birliği, ortak dilimiz sayesinde pekişti. Devletin parası hepimizin ortak
varlığı, yokluk günlerini unutmadık, çok titiz bir şekilde harcanıyor.
Borçlarımızın hepsinden kurtulduk, hatta bazı ülkelere boyunduruk altına
girmesin özgür kalabilsin diye borç bile verebiliyoruz. Halkımızın maneviyatı
sağlam, istediği gibi ibadetini yapıyor, kimsenin kulu değil, çünkü dininin
kurallarını türkçe öğreniyor, ibadetini türkçe yapıyor. Bu konuda fırsat
olmayınca, onları kandıracak ruhban sınıfı da kalmadı. Kurduğun tarih kurumları
sayesinde, kendi tarihimizi hem materyalist çıkarcı batı bakışından, hem
İslamik Arap emperyalizminden, hem tek yanlı kindar Çin söylemlerinden
kurtardık."
"SENİ DANSÖZ GİBİ PASTADAN ÇIKARIYORLAR"
Bu ifadeler törendeki öğrencilerde şaşkınlık yaratırken, Rektör Ardıç,
mektubuna şöyle devam etti:
"Değerli Atam, Lütfen kızma, seninle eğlendiğimizi düşünme. Senin zaten
gerçekleri bildiğini biliyoruz. Bütün bunları; 71 yıldır atılan o gösterişli,
ağlak nutuklardan, samimiyetsiz törenlerden sıkılmışsındır, mektubun girişinde
seni birazcık gülümsetebilirmiyiz diye yazdık. Çünkü senden hatıra kalan
resimlerdeki o içten tebessüm sana çok yakışıyor. Doğrusunu istersen, senin
gibi liderler artık bu günlerde pek muteber sayılmıyor. Seni bekarlık
partilerindeki dansözler gibi pastadan çıkarıyorlar. Açık konuşmak, düşünmek,
yorulmadan çalışmak değer kaybetti. Artık fikir tartışmaları bile farklılaştı,
halkın kimin ne demek istediğini anlamasına imkan yok. Toplum mühendisliği öyle
gelişti ki, artık tutarlılığa bile gerek kalmadı. Öyleki fikrin başlığı,
sloganı ve içeriği tamamen farklı olabiliyor. Barış isteyerek savaş, birlik
isteyerek ayrılık, eşitlik isteyerek sömürü, demokrasi isteyerek baskı kolayca
yapılandırılabiliyor. Ama sen bunların olacağını zaten biliyordun. Bize nelerle
karşılabileceğimizi açıkça söylemiştin. ‘Ey Türk Gençliği’ diyen sesin hala
kulaklarımızda. Gençken bu hitabeyi her okuyuşumuzda hepimiz içimizden
‘üzerimize düşeni yaparız elbet’ demiştik. Şu anda kaçımızın hala aynı fikirde
olduğunu tahmin etmek biraz zor. Neyse! Senin ideallerine inanan, seni
putlaştırmamış, her olayı bilimin penceresinden değerlendiren bizler buradayız.
Eskisi kadar çok değiliz. Senin gösterdiğin yolun değil de senin yarattığın
gücün etrafında toplananların hepsi yolda döküldü. Kimisi paranın gücüne,
kimisi iktidar nimetlerine dayanamadı. Kimisi dünyada popüler olmayı, ülkesinde
onuruyla yaşamaya yeğ tuttu. Kimisi korktu. Anlık rüşvetleri, çocuklarının
geleceğine tercih etti. Kimisi hümanist kesildi. Tarihin neden tekerrür
ettiğini unutup, ülkesine başkasının gözlükleriyle bakmaya başladı. Kimisi
sivil toplum örgütçüsü oldu. Parayla fikir ithalatçılığı yaptı. Kimisi kendine
iktidar alanı açmak için, bugüne kadar bu ülkeyi yüzlerce kere dolandırmış
kişilerle işbirliği yapıp, onları idare edebileceğini sandı.
"ŞİKAYET EDİYORUZ DİYE DÜŞÜNME"
Ama hepsinin vicdanı, 128 yıl önce doğan senin görüşlerinin, günümüzde de hala
geçerli olmasını kaldıramadığından, bütün yapılanların senin görüşlerine uygun
olduğunu anlatmak için neler uyduruyorlar neler, yaratıcılıkta sınır yok, keşke
görebilseydin. Artık yolumuza onlarsız devam ediyoruz. Bu anlattıklarımı sakın
bir şikayet veya bir çaresizlik ifadesi olarak düşünme. Sadece bize gerçekleri
görmeyi, ona göre politikalar üretmeyi, kendine ve milletine güvenerek onurlu
davranmayı sen öğrettin. Sen aramızdan ayrıldıktan sonra ulusal hedeflerimize
konsantrasyonumuzu kaybettik, birbirimizle uğraştık, küçük kurnazlıklarla vakit
kaybettik, düşmanlarımızın ülkemizin planlarına müdahil olmasına izin verdik.
Kişisel çıkarlarını siyaset diye yutturanlarla, milleti için fedakarca
çalışanları birbirinden iyi ayıramadık. Ağaları, şeyhleri, savaş zenginlerini,
saltanat meraklılarını, din bezirganlarını yeniden hortlattık. Senin yönetimine
diktatörlük diyenlerin, demokrasi diye diye nasıl kendi krallıklarını
kurduklarını zamanında farkedemedik. Ama artık daha tecrübeliyiz. Kolay kolay,
gazete haberlerinin, kimin çektiği belli olmayan filmlerin, yalancı
kahramanların tuzaklarına düşmüyoruz. Bütün hatalarımıza rağmen uğraşıyoruz,
didiniyoruz, anlatıyoruz, uyandırmaya çalışıyoruz.
"NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE DEYİŞİNİ ÖZLEDİK"
Bizimle dalga geçiyorlar: Emperyalizm çağının bittiğini, dünyada bütün
ülkelerin barış içinde, uygarlık yolunda yürüdüğünü artık bizi millet yapan, bu
vatanda birarada tutan bu fikirleri bırakmamız gerektiğini söylüyorlar.
Üzülmüyoruz, yılmıyoruz, tekrar uğraşıyoruz, tekrar anlatıyoruz. Biz, daima
burada olacağız. Ama, seni özledik. Senin ufkunu özledik. Yol göstericiliğini,
milletine her zaman güvenmeni, senin onurunu özledik. Senin sarı saçını, mavi
gözünü, dostluğunu özledik. Vatanın için verdiğin emeği, yaptığın fedakarlığı,
bizleri hep biraraya getirmeye çalışmanı özledik. Her kelimeni dikkatle
seçişini, kim olursa olsun karşındakine gösterdiğin saygıyı, sözlere yüklediğin
anlamın derinliğini özledik. Bağımsız karakterini, barışa hasretini,
gerektiğinde çizmelerini çekip savaşa hazır olma kararlılığını özledik. Kendi
kendini eğitmeni, okumadan, bilenlerle tartışmadan karar vermeyişini özledik.
‘En hakiki mürşit ilimdir’ diyen sesini, bilim adamlarına verdiğin desteği
özledik. Davet edilmeden hiçbir uluslararası kuruluşa yüz vermeyişini, dış
seyahatlere gitmeden bütün kralların seni ziyarete gelişini, milletine uşak
dedirtmeyen özgüvenini özledik. Uzak görüşlülüğünü, çocuklara olan sevgini,
gençliğe güvenini, geleceğe olan inancını özledik. ‘Ne mutlu Türküm diyene’
deyişini özledik. Seni Özledik.
"SEN RAHAT UYU"
Senin inançlarını, yaptıklarını, herşeye rağmen, üniversitemizde yaşatıyoruz.
Hedeflerimizi hiç değiştirmedik, Halkımızın refahı, Vatanımızın bütünlüğü,
Vicdanımızın özgürlüğü, Birey olmanın özgüveni, Bilimin ışığı. Atam, hepimiz,
öğrettiklerini, seni, unutmadık. Sen rahat uyu. En derin saygılarımızla ve en
içten sevgilerimizle."
PAÜ Rektörü Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç’ın, öğretim elemanları, memurlar ve
öğrenciler adına okuduğu mektup uzun süre alkışlandı.
_________________________________________________________________
Yeni Windows 7: Gündelik işlerinizi basitleştirin. Size en uygun bilgisayarı
bulun.
http://windows.microsoft.com/shop
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected]
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---