*Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] *  *11/11/2009*
*Söyletmeyin, vurun!*

Osman Kaçmaz kim?
Sincan Ağır Ceza Hakimi!
*Kamuoyu onu hangi olaylarla tanıdı?:
1)* Kayıp Trilyon davasında Abdullah Gül'ün şüpheli sıfatıyla yargılanmasını
talep eden hakim olarak.
*2)* Şehide kelle, Öcalan'a Sayın diyen Başbakan Tayyip Erdoğan'ın
yargılanmasının önünü açan hakim olarak!
*3)* Yargıtay'ın dinlenmesi iddiaları bağlamında Telekomünikasyon İletişim
Başkanlığı'nın aranması hadisesinde.
Peki Ömer Faruk Eminağaoğlu kim?
YARSAV Başkanlığını yapan Yargıtay Savcısı!
*Kamuoyu onu hangi olayla tanıdı?
AKP iktidarının yargıya yaptığı siyasi baskıları deşifre etmesi ve
bazılarının aksine  "Bana ne"  demeden yiğit bir duruş sergilemesi ile!
*Şimdi bu iki isim hedefte yani meslekten ihraç edilmek isteniyor!
Adalet Bakanlığı'nın görevlendirdiği müfettişlerin istemi ya da tuttuğu
rapor bu doğrultuda!
Hayır ben yapılan şekli yanlışları, şunu bunu sorgulamadan esasa gireceğim!
Hiç mübalağa etmiyorum bu yapılan,  *"Söyletmen, vurun"*  anlayışından başka
bir şey değildir.
*Evet hadise bu iki isimden intikam almanın ötesinde hukuk çizgisinde direnç
gösteren kamu görevlilerinin sindirilmesi yani yargıya sopa gösterilmesi
operasyonudur!
İktidar ihraç talebi ile adeta bana eğilmeyene böyle yaparım mesajını
veriyor!
Bana karşı tutum alana, söyletmem vururum diyor.
*Göreceksiniz bundan böyle adaletin AKP ile ilgili kararlarına toplum hep
kuşku ile bakacaktır!
Tam bu noktada soralım, bu ihraç talebi Deniz Feneri soruşturmasının, en
azından halktaki algı bağlamında farklı yorumlanmasına neden olmayacak mı?
Savcı ve hakimler ne karar verirse versin bu son olay yani başlarda
sallandırılan kılıç türlü spekülasyonlar getirmeyecek mi?
Aynı şekilde bu ihraç talebi hadisesi Başbakan'ın savcısıyım dediği
Ergenekon davasının yargıçları üzerinde etki bırakmayacak mı?
Trajikomik olan güya demokrasi uğruna darbe mugalataları yapan malum güruhun
bu olaya yani hukukun alenen katline zerre bir tepki vermek şöyle dursun,
sevinçle karşılamalarıdır.
Bir kez daha görülmektedir ki demokrasi onlar için amaç değil araç yani
tramvaydır!
Tablo artık tartışma götürmeyecek kadar nettir.
*Türkiye'deki siyasi iktidar Mussolini'nin metotları ile kurumların fethine
yani son kaleleri de ele geçirmeye devam ediyor!*

*KONUŞ ŞENER, KONUŞ...*
*Şener, nihayet bombaladı!*
Abdüllatif Şener iz bırakacak yani toplumu gerçekten etkileyecek sözleri
etmeye yani tanık olduğu kimi vakıaları anlatmaya nihayet başladı. Şener
önceki gün Alanya'da Tayyip Bey'le arasını açan Ofer olayı ile ilgili olarak
bugüne kadar hiç duyulmamış şu sözleri etti: * "Başbakan rant işini iyi
bilir. Galataport Cumhuriyet tarihinin en büyük rant projelerinden biriydi.
Başbakan Ofer'le Ankara'da hiç görüşmediğini söyledi. Peki soralım o zaman
Başbakan, Sami Ofer'le Bilkent Otel'de gizlice buluşmadı mı? Sami Ofer'i
otelin erzak kapısından içeri aldırmadı mı? İki saat baş başa konuşmadı mı?
Dahası 5 ya da 6 kez bir araya gelmedi mi cevap versin? Tüpraş'ın yüzde 4.76
oranındaki hisse satışı konusuna ise şimdilik girmiyorum..."* Göreceksiniz
Erdoğan bu söylenenlere bir cevap veremeyecek ama bu şekilde birinci ağızdan
tarihe not düşülmüş oluyor... Hah işte böyle Abdüllatif Bey, devam devam!...


*DEVRİ GEÇİYOR ARTIK...*
*Başbakan; Mengi ve Ataklı'ya böyle yenildi!*
Bu satırların yazarı Star ve TGRT dahil 4 ayrı kanalda 10 küsur sene
haber-tartışma programları hazırlayıp sunduğu için reyting işinden laf
aramızda iyi anlar. Birinci husus program ne kadar uzarsa reyting o kadar
düşer. İkinci ayrıntı, Türkiye'de bazı isimlerin peşin reytingleri yani özel
seyircileri vardır.. 90'lı yılların ikinci yarısından itibaren Tayyip
Erdoğan öyle biriydi. En az 10 kere programıma gelen Erdoğan hem TGRT'de hem
de 2001'de Star TV'deki programımda müthiş reytingler almıştı... Gelelim
bugüne... Geçtiğimiz Pazar günü Başbakan TRT 1'deydi.. TRT herkesi şaşkına
uğratacak ve gına getirtecek tarzda kural tanımadan programın tanıtımını
yaptı yani günler öncesinden alt-yazılar geçip fragmanlar yayınladı.. Peki
sonuç ne mi oldu? Geçmişin reyting kralı Tayyip Erdoğan, TRT'de çıktığı
programın neredeyse iki katı sürede yayınlanan Ruhat Mengi'nin programına
yenildi yani Can Ataklı gibi isimlerin katıldığı Mengi'nin programı günün en
çok izlenen 100 programı içinde 51. olurken, Erdoğan'ın konuk olduğu program
ancak 69. olabildi... Bunun anlamı Erdoğan'ın karizmasının yerle bir
olmasıdır!


*NE YAPIYORLAR?..
Şehide, gaziye yok, PKK'ya var!*
Haberiniz var mı AKP iktidarı *dağdan inecek eşkıyaya yani PKK teröristinin
her birine 5 milyar verecek.*.* Dahası, askerliği gelenlerin askerliklerini
de tecil ettirecek*. Evet haber aynen böyle.. AKP sizin, benim, onun yani *72
milyonun cebinden PKK'lı eşkıyaya para pompalayacak..* İyi de AKP bu yetkiyi
kimden alıyor? Ben şahsen hem bu alemde hem de öte tarafta bu işten
davacıyım ve adıma bir kör kuruşun bile PKK'lılara verilmesine razı değilim.
*Eğer böyle bir yardım yapılacak ise vatan borcu uğruna kolunu, ayağını,
gözünü kaybeden kahramanlarımıza ya da açlıktan ölen Kore Gazileri
benzerlerine yapılsın.*. *Bu AKP kimin parasını kime dağıtıyor...* Çok
eminim ki bu ülkede benim gibi düşünen onlarca milyon insan var. Ülkede
karatma var, ahalinin bir bölümü bu rezillikleri bilmiyor. Ne olur duyanlar
duymayanlara anlatsın bunları...

--

You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=.


Cevap