Kaç Kişi Tutuklandı?
 yazan: Koray Doğan Urbarlı

Bildiğiniz gibi İzmir'de 22 Kasım günü, milletvekillerini karşılayan ve
büyük bir araç konvoyuyla şehrin içinden geçen Demokratik Toplum Partisi
(DTP) seçmenleri saldırıya uğradı. Konvoy, yerleşim yerlerinin içine girdiği
Üçyol bölgesinde, örgütlü bir kesim ve onların galeyanına gelen bir bölüm
İzmirlinin saldırısına uğradı. Örgütlü ve planlı bir saldırının düşünüldüğü
ve gerçekleştiği aşikâr... Görenler anlayacaktır, saldırının yapıldığı nokta
bile buna delil olarak gösterilebilir. Kaç kişinin yaralandığını, ne kadar
bir maddi hasar ortaya çıktığını kimse bilemeyecek. Medyamız ısrarla
olayları tek taraflı gördü, tek taraftan yansıttı. (O bildik ikiyüzlülük
için ikinci fotoğrafa bakınız.)[image: Adalet-simgesi]

Taşlar, saksılar, yumurtalar atıldı. Tüp atıldığı bile söylendi. Peki, bu
saldırıyı yapanlara ne oldu? En azından bir kısmının görüntüsü bile olmalı
polisin elinde. Saldırının üstünden iki tam gün geçti ve medyaya düşen
sadece bir kişinin, o da bir araba sürücüsünün, tutuklandığı yönünde.
Mecliste grubu olan bir partinin konvoyuna, o partinin başkanının ve
milletin vekillerinin, bana kalırsa seçilme yöntemi açısından gerçek
vekillerdir onlar, bulunduğu bir konvoya saldırmanın karşılığı nedir?
Saldırılan partiye göre değişmektedir mi bu? Yani yine İzmir'de, yine aynı
noktada ve yine aynı insanlar bu sefer Adalet ve Kalkınma Partisi başkanına
taş değil laf atsalar ne olurdu? AKP konvoyunun önü kesilse peki ne olurdu?
Biber gazları, coplar... O saldıran kitle bile buna yanıt vermelidir.

Bu ülkenin polis-adliye tarihinin sayfaları bu tip yapraklarla doludur. Ve
asla aksi olmaz. Eğer devletin genel politikasına muhalifsen, sana
saldırırlar, canını alırlar, malına zarar verirler, yaşamına kast ederler...
Şanslıysan tutuklanmazsın, suç üstüne kalmaz. Hatırlanacaktır, Trabzon'da
basın açıklaması yapan TAYAD'lı gençlere yapılanları. İzmir'de de ortaya
çıkan o örgütlü grup Trabzon'da ortaya çıkmış, yine galeyana gelen bir bölüm
halk ile sayıları iki elin parmağını geçmeyen gençlerin üzerine saldırmıştı.
Ne oldu sonuç? Gençlere dava açıldı. Saldırtana yok, saldırana yok.
Saldıranları durdurmayana yok. Saldırılana var. Benzer bir örnek daha
verilebilir. 9 Ocak 2009 günü, Ankara'da bir basketbol maçı oynanacaktı.
Türk Telekom ile İsrail'in Bnei Hasharon takımları arasında. Oynanacaktı
diyorum çünkü oynanamadı. İslamcı örgütler, İsrail ve Filistin arasındaki
tek taraflı katliamı sebep göstererek İsrail takımını protesto ettiler. Yer
yer sahaya girerek, yer yer çıkan İsrailli sporcularına ellerine geçenleri
atarak yer yer de "İsrail'i döktüğü kanda boğacağız" gibi sloganlarla maçın
oynanmasını engellediler. Polisin görüntüsü hala gözümün önünde... Kibarlıktan
kırılacaktı neredeyse polisimiz. "Lütfen dışarı çıkar mısınız?" diye ricada
bulunuyorlardı haremlik selamlık oturmuş "sporseverlere". Ankara'da maç
izlememiş olsam, Ankara polisinin genel tavrı diyeceğim ama sanırım bunu
söylememem için maç izlememe bile gerek yok. Çok değil, ABD'nin Irak'a
saldıracağı zamanlarda, yine bir basketbol maçında ama bu sefer protesto
yapanlar farklıydı. Özgürlük ve Dayanışma Partisi üyesi bir grup genç ABD'yi
protesto etmek istedi. Yaka paça gözaltına alındılar, tartaklandılar. Yer
aynı yer. Konu benzer. Polis aynı polis. Sonuç farklı. Açık açık söyleyelim.
Polis, bir grup insana farklı yaklaşıyor. Siyasi bir yapılanma olarak bu
böyle. Ona uyguladığı hukuk farklı, buna uyguladığı hukuk farklı. İzmir'de
de DTP'liye uyguladığı hukuk farklı, başka partilere uyguladığı hukuk
farklı.

[image: fft1_mf436207i]Tekrar dönelim İzmir'e. İzmir'in ana caddelerinden
bir tanesini elde taşlarla, sopalarla kesip, yoldan geçen arabalara
saldırmanın, onlara zarar vermenin cezası nedir? Bu ceza arabadakinin ve
taşı atanın kimliğine göre mi belirlenmektedir? Türkiye'nin hukuku buna göre
mi düzenlenmiştir? Belediye otobüslerinin numaralarına bakıp, gittikleri
yöre göre onları durdurup onlara saldırmanın cezası nedir? Türkiye'de hukuk
da kişilere, giderken bindikleri otobüs numaralarına bakılıp mı işletiliyor?
O zaman Türkiye'de hukukun o eli taşlı, ağzı salyalı kitleden ne farkı
kalır? Adaleti simgeleyen figürün neden gözleri kapalıdır? Öğrenmek hakkımız
değil mi? O linççi kitleden ve onları organize edenlerden kaçı tutuklandı?



http://yesilgazete.org/2009/11/24/kac-kisi-tutuklandi/

--

You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=tr.


Cevap