*Şeker hastalarının kullandığı sakarin ve aspartamın ithalatı, sekiz yılda
13 kattan fazla arttı!
Son yıllarda gıda sektöründe hızla artan yapay üretim etkisini en yoğun
tüketilen gıda maddelerinden şekerde gösteriyor. Peki bize şeker ve tatlı
diye ne satıyorlar?*

*Sakarin ve aspartamın yüzde 95'i gıda sektöründe kullanılıyor. Ucuz
olduğundan baklava, reçel, bisküvi, kola, çikolata sektöründe kontrolsüzce
yaygınlaşıyor.*

*Şekerin yerini almaya aday yapay ya da kimyasal tatlandırıcılar, gündelik
hayatta kontrolsüzce kullanılıyor. Şeker hastaları ve yüksek kiloluların
tedavi amaçlı kullandığı aspartam ve sakarin gibi tatlandırıcılar, artık
gıda sektörünün vazgeçemediği ürünler arasına girdi. Özellikle bayram
dönemlerinde tatlı, şekerleme ve çikolata tüketiminin artmasına paralel
olarak kimyasal tatlandırıcıların tüketimi de artıyor. Şekerden yüzlerce kat
daha tatlı olan alternatif tatlandırıcıların 20 kuruşluk miktarı, 2 YTL
civarındaki bir kilogram şekerin işlevini görüyor. Amerika'da bir dönem
yasaklanan, kansere neden olduğu iddia edilen, diyetisyen ve doktorlar
tarafından kullanılmaması tavsiye edilen yapay tatlandırıcılar, İstanbul
Eminönü'ndeki tezgâhlarda bile açıktan satılıyor. Son sekiz yılda kimyasal
tatlandırıcıların ithalatı 13 kattan fazla arttı. Her yıl bu artış
katlanarak devam ediyor.*

*Elbette bu artışın altında sağlık alanındaki ihtiyaçlar yatmıyor. Yapay
tatlandırıcıların ithalatındaki artışın temel nedeni, gıda sektöründe şeker
yerine kullanılması. Mesela, kimyasal tatlandırıcılardan aspartam ve
sakarin, market raflarındaki diyet kola, düşük kalorili yoğurt ve şekersiz
sakızın yanı sıra açıktan satılan baklava, reçel, helva ve süt tatlıları
gibi birçok üründe rahatlıkla şeker yerine geçiyor. Vatandaş ise aldığı
birçok ürünün içinde kimyasal tatlandırıcı kullanıldığını bilmiyor.*

*Bir bavul aspartamın bir kamyon şekere denk geldiği düşünüldüğünde, gıda
sektörünün bu ürünlere meyletmesinin gerçek nedeni ortaya çıkıyor. Hatta
bavulların içinde kaçak aspartam getirildiği öne sürülüyor. Piyasaya sürülen
5 YTL'lik baklavalar, 2 YTL'lik çikolatalar gibi ucuz mamullerde kullanılan
kimyasal tatlandırıcıların sağlık riskleri ve şeker pazarına verdiği zarar
ise âdeta görmezden geliniyor. Amacı dışında kullanımı her geçen gün daha
fazla artan tatlandırıcıları yakından izleyen uzmanlar ise uyarıyor:
"Sağlıklı yaşamak isteyenler her türlü tatlandırıcıdan uzak durmalı.
Kimyasal tatlandırıcıların hepsi vücuda yabancı ve zararlıdır. Doğal ve
katkısız ürünler tüketilmelidir"*

*ASPARTAM 'İÇİNDEKİLERDE' YOK!***

*Türk Gıda Kodeksi, hangi üründe ne kadar yapay tatlandırıcı kullanılacağını
belirlemiş durumda. Örneğin 1 kilo baklavada en çok 1 gram kullanılabilir.
Ancak market raflarında satılan birçok ürünün 'içindekiler' kısmında yapay
tatlandırıcı kullanıldığı ifade edilse de ne kadar kullanıldığı (kaç
miligram) yazmıyor. Bilinen markaların diyet ürünlerinin neredeyse
hiçbirinde kullanılan tatlandırıcı oranı yazmıyor. Yasada yer almasına
rağmen bu uygulamanın ürünler üzerinde yazmaması yasal yaptırımlar
gerektiriyor. Ancak cezaların yetersiz kaldığı belirtiliyor. Tarım
Bakanlığı, 2006 yılı içinde 350 bin denetleme yaptı. Sadece 3 bin 200
işyerine kapatma ve para cezası kesildi, yapay tatlandırıcılara ilişkin ceza
sayısı ise çok daha düşük kaldı.*

*Yapay tatlandırıcılar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na bağlı Türkiye Şeker
Kurumu'nun onayını aldıktan sonra ithal edilebiliyor. 2000 yılında 162 ton
olan yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların ithalat rakamları 2007 sonunda 2
bin 400 tonu aştı. Yani sekiz yılda yapay ya da kimyasal tatlandırıcıların
ithalatı 13 kat arttı. Bu rakamların önümüzdeki yıllarda da artması
bekleniyor. Bu ürünlerin amacı dışında kullanıldığını resmî rakamlardan
tespit eden Şeker Kurumu'nun 2003 yılında yaptığı bir çalışmaya göre ithal
edilen yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların yüzde 4,8'i ilaç sanayiinde
kullanıldı. Bu da gösteriyor ki bu ürünlerin yaklaşık yüzde 95'i gıda
sektöründe kullanılıyor.*

*ASPARTAM TRÖSTÜ VAR!***

*Her ne kadar kansere neden olduğuna dair kesin bulgulara ulaşılamamış olsa
da 6 binden fazla üründe kullanılan yüksek yoğunluklu tatlandırıcılarla
ilgili bilimsel araştırmalar sürüyor. Bu konuda dünyada en çok ses getiren
araştırmaları İtalya'daki Ramazzini Vakfı yürütüyor. Vakıf, 2005 yılındaki
deneylerde aspartamın farelerde kansere yol açtığını tespit etti. Bin 500
sıçanın yemeklerine Dünya Sağlık Örgütü tarafından öngörülen tüketim miktarı
olan kilogram başına 40 miligramın yarısı, yani 20 miligram yapay
tatlandırıcı eklendi. Bir süre sonra farelerin kansere yakalanma oranlarında
ciddi artış olduğu tespit edildi.*

*Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer ise şekerin yerini
alan kimyasal tatlandırıcılar hakkında araştırma ve haber çıkmamasının
altında uluslararası bir tröstün yattığını söylüyor. Özer'in iddiasına göre
bir dönem yapay tatlandırıcı şirketlerinde görev alan eski ABD Savunma
Bakanı Donald Rumsfeld de kritik rol oynuyor. Kamuoyu üzerinde baskı
oluşturuluyor, negatif propaganda yapanlara izin verilmiyor, aspartamın
kansere yol açmadığına dair bilimsel araştırmalar yayımlatıyorlar. Kemal
Özer, Türkiye'de diyetisyen kılıklı kişilerin un, şeker, tuz denilen "üç
beyazdan uzak durun" çağrısına karşı çıkıyor: "Bu üçünden uzaklaşırsanız
yaşam biter. Her şeyi dozunda almak doğrudur. Aşırı kullanmayın demeleri
gerekirken, çok tehlikeli şekilde 'uzaklaşın' diyorlar."*

*Doktor Emin Mindan da sağlıklı yaşamak isteyen insanları her türlü yapay
tatlandırıcıdan, hatta tatlandırılmış gıdalardan uzak durmaya çağırıyor.
Gıda katkı maddelerinin ve yapay tatlandırıcıların kullanılmasının
hastalıklara yol açtığını anlatıyor: "Kimyasal tatlandırıcıların hepsi
vücuda yabancıdır ve zararlıdır. Tatlandırıcıları diyetten çıkarmak sağlıklı
yaşam için yeterli olmaz. Beslenme alışkanlıklarımızın değişmesi gerekir."
Buna göre sebze, az şekerli meyve, kuru yemiş, ev yoğurdu, köy peyniri,  et,
tavuk, balık, zeytinyağı, tereyağı, köy yumurtası yenmeli; özellikle
katkısız ve doğal zilepekmezi sofralardan eksik edilmemelidir. içecek olarak
da şekersiz çay, bitki çayları ve su tercih edilmeli.*

*Yapay ya da kimyasal tatlandırıcılar şişmanlıkta ve şeker hastalıklarında
kurtarıcı olarak görüldü. Hayvan deneylerinden geçerek insan kullanımına
sunulan yapay tatlandırıcıların insan vücuduna ve genlerine yabancı olduğunu
söyleyen Dr. Mindan, "Alıştığımız gıdaları bile tanıyamaz hâle getirirler.
Örneğin bir bardak siyah veya yeşil çay önemli antioksidanlar içerdiği
hâlde, tatlandırıcı ile vücuda zararlı hâle gelebilir. Çeşitli kolalı
içeceklerde, gazozlarda, sakız ve bisküvi gibi yiyeceklerde kullanılan
aspartam yüzde 10 oranında metanol (metil alkol - kimyasal alkol) içerir.
Metanol de bağırsaklarda formaldehit'e (kanserojen bir madde) dönüşür."
diyor.*

* *

*PANCAR ÜRETİCİSİNİ VURDU***

*Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner ise her maddenin fazla
kullanılması durumunda zehirli olacağını iddia ediyor. Buna şeker, su ve
tuzu da dâhil ediyor: "Günde 150 tane tatlandırıcı kullanıyorsanız, bu doz
aşımıdır. Günde bir buçuk kilo şeker yiyorsanız bu da doz aşımıdır. Yüz gram
tuz yerseniz öldürür. Çok yüksek miktarda su içerseniz (10/12 litre)
ölebilirsiniz."*

*Aspartam cinsi tatlandırıcıların Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi tarafından
güvenilir olmadığına dair bir raporunun bulunmadığını ileri süren Saner'e
göre ilk defa 1965'te ABD'de üretilen yapay tatlandırıcılarla ilgili bu
ülkede uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda piyasaya çıkma izni aldı ve
ABD, AB, Türkiye de dâhil olmak üzere dünyada 100'e yakın ülkede kullanım
izni bulunuyor.*

*Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı ve
Gıda Biriminden Sorumlu Prof. Nevzat Artık, yapay tatlandırıcıların sağlık
açısından çok sorun teşkil etmediğini düşünüyor. Üreticilerin kendilerinden
izin almadan üretim yapamadığını, denetlemelerin çok sık yapıldığını
savunuyor. Yapay tatlandırıcıların kullanım oranlarıyla ilgili her türlü
detayın Türk Gıda Kodeksi'nde yazdığını ifade ediyor. Tarım Bakanlığı
bünyesinde gıda maddelerinin standartlara uygun olup olmadığını test etmek
üzere 40 laboratuvarı bulunuyor. Merdiven altı firmalarda yapay ya da
kimyasal tatlandırıcıların İstanbul gibi büyük şehirlerde kaçak yollardan
üretilebildiğini, bunun da iskân kanunundan kaynaklandığını anlatıyor: "Biz
kapatıyoruz, gidip başka yerde açıyorlar."*

*Türkiye'de pancardan üretilen şeker miktarı yıldan yıla düşüyor. Bunun
altında iki neden yatıyor. Birincisi kaçak gelen şeker, ikincisi ise yapay
tatlandırıcılar. Türkiye'nin üç milyon tona yakın şeker ihtiyacının bir
milyon 700 bini yurtiçinde üretiliyor. Aradaki bir milyon tonluk kaybın
600-700 bin tonunu kaçak şeker-nişasta bazlı şeker; kalan 300 bin tonluk
kısmı ise Türkiye Şeker Kurumu'nun tahminine göre şeker eş değerindeki
kimyasal tatlandırıcılar oluşturuyor. Pancar Kooperatifleri Birliği
(Pankobirlik) yetkililerine göre sorunun asıl büyük boyutu çiftçileri
ilgilendiriyor. Şeker fabrikaları tüketim ihtiyaçlarını göz önüne alarak
çiftçiye uyguladığı kotayı gittikçe yükseltiyor. Her fabrika 20 bin çiftçiye
'tarımsal istihdam' sağlıyor. Bu hesaba göre, piyasada doğal şekerin yerini
yapay şekerin alması 150 bin çiftçi ailesini doğrudan ilgilendiriyor. Bazı
yetkililer, ortalama dört kişilik aile diye düşünülürse en azından 600 bin
kişinin sadece kimyasal tatlandırıcılar yüzünden ürününü satamadığını
düşünüyor.*

*
İŞTE EN ÇOK KULLANILAN TÜRLER*

*Aspartam (E 951), Asesülfam-K (E 950), Sakarin (E 954), Aspartam-asesülfam
tuzu, Neohesperiden (E 959), Siklamat (E 952), Sukraloz (E 955), Taumatin (E
957)*

*
ASPARTAM'IN ZARARLARI NELER?*

*Dr. Emin Mindan'ın verdiği bilgilere göre sadece aspartamın sebep olduğu
rahatsızlık ve hastalıkları sıralarsak tatlandırıcıların pek masum
olmadıkları ortaya çıkıyor: baş ağrısı, baş dönmesi, unutkanlık, eklem
ağrısı, bulantı, uyuşukluk, kas spazmları, şişmanlık, depresyon, korku
atakları, huzursuzluk, konvülsiyon, uykusuzluk, görme kaybı, işitme kaybı,
kulak çınlaması, yorgunluk, tat kaybı, Parkinson, çarpıntı, soluk zorluğu,
döküntü, mültipl skleroz.*

*
KİMYASAL TATLANDIRICI NERELERDE KULLANILIYOR?*

*Türk Gıda Kodeksi'nin izin verdiği alanlar şunlar: aromalı içecekler, süt,
meyve suyu, tatlı, çerezler, şekerlemeler, boğaz pastilleri, kakao, kuru
meyve, sakız, dondurma, soslar, hardal, çorba, reçel, jöle, marmelat, meyve
konservesi, balık, kahvaltılık tahıllar, fırıncılık ürünleri, kilo verme
amaçlı gıdalar, diyet gıdalar, gıda takviyeleri, biralar, elma ve armut
şarabı.*

*
KOY ASPARTAMI, BAK TADINA!*

*Yapay tatlandırıcılardan siklamat, şekerden 45 kat, aspartam 200 kat,
asesülfam K 200 kat, sakarin 300 kat, sukraloz 600 kat, taumatin 2 bin 500
kat daha fazla tat veriyor. Aspartamın yeni bir türü olarak kabul edilen
yeni nesil tatlandırıcı neotam, şekerden 13 bin kat daha tatlı.*

*
KİMYASAL TATLANDIRICILARIN NET İTHALAT RAKAMLARI*

*2000   162 28,5 *

*2001   155 23,6*

*2002    352 49,3*

*2003   771 97,7*

*2004   1 518 172,6*

*2005   1 551 210,9*

*2006  1 196 141,7*

*2007 1 792 233,6*

*2008  2 190 250,9*

**Ocak Temmuz ayları arasında gerçekleşen ithalata ait değerlerdir.*

*Kaynak: Türk Şeker Kurumu*

*Herkese %100 doğal pekmez ve diğer ürünlerimizi tüketmeyi tavsiye eder;
sağlık mutluluk ve esenlikler dileriz. <http://www.zilepekmezi.com/>*

*www.zilepekmezi.com***

* *

--

You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.


Cevap