*  Can Ataklı   Yazara ulaşmak için : [email protected]*
**
*Aydın'dan fıkralar*

Okurlardan Erhan Tığlı demiş ki "Hep Yıldırım Tuna'dan fıkralar
yazıyorsunuz. Hepsi çok güzel de bizim Aydın yöresinin de güzel esprileri ve
fıkraları vardır."

Sonra da bir demet Aydın fıkrası göndermiş. Bu hafta Tığlı'dan gelen Aydın
fıkralarını paylaşmak istedim sizlerle:

*EŞEK DEMEYE GELMİŞ:* Eski devirde her iş eşekle görülürdü. Espriler bile
eşek üzerinden yapılırdı. Kahvede oturanlar havaya bakarak bir hava tahmini
yaptılar. Eski kulağı kesiklerden Ali Çavuş, "Bulutlara bakın. Eğer bulutlar
gidiyorsa Aydın'a, git işine kaydına, gidiyorlarsa Şam'a çek eşeğini dama"
dedi. Bu sırada yaşlı bir kadın Ali Çavuş'u çağırttı. "Ben sene eşek demeye
geldim" dedi. Ali Çavuş onun kendisinden eşeğini istediğini anladı ama
anlamazlıktan geldi. "Koskoca kahvede benden başka eşek diyecek kimse
bulamadın mı?" diye sordu.

Kadın boynunu büktü: "İçlerinde senden başka tanıdığım kimse yok yavrum. Ben
sene eşek demeyeyim de kime diyeyim?" diye cevapladı.

***



*ATÇALI KEL MEHMET:* Bir zamanların ünlü efesi Atçalı Kel Mehmet dağda
gezerken bir çeşmenin boşa aktığını görür ve hayvanların içmeleri için bir
tekne yaptırır. Yanındaki mollalardan birine, "Benim yaptırdığım belli
olsun. Şuraya bir tarih düşür bakalım" der. Molla düşünür taşınır ve şunları
yazar:

"Su elin, çeşme elin, tekne Atçalı Kel'in"

Not: Bu fıkra bana nedense her şeyi kendilerinin yaptığını sanan
politikacıları anımsatıyor...

***



*EŞEĞİN SEÇİMİ:* Ali Molla çok hoşsohbet bir adamdı. Kahvede otururken
herkesin politikacılardan dert yandığını duyunca, "Bakın size bir şey
anlatayım" diyerek ekledi: "Ben eşeğimle buraya gelirken bizimki durup
hayvan pisliklerini koklamaya başladı. Ben de kokladıklarını heybeye
doldurup önüne koydum. Ye hadi dedim."

"Eşek hiç hayvan pisliği yer mi be!" diye güldüler. Ali Molla acı bir
gülüşle şöyle dedi: "Madem yemeyecekti niye seçti, madem seçti, niye
yemiyor?"

***



*EKŞİDİR ALMA:* Eskiden mahallelerde yoğurtçular olurdu. Bir yoğurtçu
sırtında taşıdığı yoğurtları "Tatlı yoğurt!" diye satmaya başlamıştı ki,
karşıdan "Ekşidir alma!" diye bağıran bir elma satıcısı gelmeye başladı.
Yoğurtçu "Tatlı yoğurt" dedikçe elmacı "Ekşidir alma!" diye karşılık
veriyordu. Yoğurtçu onun yoğurduna ekşi dediğini sanıp kızdı ve üstüne
yürüdü. Zor ayırdılar. Elma satıcısı ekşi elma sattığını anlatıncaya kadar
epey dayak yedi.

--

You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.


Cevap