Sabahattin ÖNKİBAR           09.Ocak.2010
[email protected]
 Tayyip Bey'in Genelkurmay'a çağrılmasının ardındaki sır

Tamam görüşme şeklen rutin ancak mekanın Genelkurmay olması ilginç!
Devlet teamüllerine göre rutin görüşmelerde ast, üstün yanına   gider ki
Başbakanlık üst makamdır.
Şu halde olağandışı bir hal var demektir.
Öyle olduğu, Başbakan’ın Genelkurmay ziyaretinde İçişleri Bakanı  Beşir
Atalay ile Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i yanına almasından belli!
Muhtemeldir ki Tayyip Bey ve bakanlarına Karargahta brifing metodu ile
bilgilendirmeler yapıldı.
Sadece o da değil!
Somut deliller de sunuldu!
Hayır ana konu Kozmik Oda aramasından ziyade Emniyet ve Adalet’deki
kadrolaşmaydı ki bunun delili ilgili bakanların orada olmalarıdır.
Genelkurmay bu konuda elinde var olan bilgi ve belgelerini sundu!
Buna ilaveten polise ağır           silah verilmesinin doğuracağı sakıncalar
anlatıldı.
Tabii bütün bunlarla beraber TSK’ya karşı aylardır yürütülen psikolojik
harekatın merkezi yine delillerle deşifre edildi.
Peki Genelkurmay Başkanlığı bunu niye mi yaptı?
Bazılarının zannettiği gibi beyaz bayrak çekip teslim olmadığını ve
gelişmeleri bütün ayrıntıları ile soğukkanlılıkla izlediğini ortaya koymak
için!
Bu şekilde hem HSYK üyeleri gibi malum dayatmalara direnenlere moral verdi,
hem de kamuoyuna askerin mağdur edildiği imajını pompaladı.
Beraber görüntü verilmesi esnasında akreditasyonun esnetilmesi ve herkesin
görüntü almasına imkan yaratılması, TSK’nın kavga etmemek ve uzlaşmak
istediği fotoğrafının geniş kitlelere ulaşması içindir.
Evet önceki günkü randevu fotoğrafı, aslında askerin hükümete son yakınması
ya da ikazı olarak da değerlendirilebilir!
Umursanmazsa mı?
Kuşkusuz darbe falan olmayacak ama belli ki TSK ayrı bir pozisyon alacak!
Peki bu ne mi olabilir?
Karşı psikolojik operasyonu başlatabilir!
Mesela elinde var olan bilgi ve belgeleri her gün birer birer servis
edebilir!
Dahası, belli bir süreçten sonra yaşananları yine belgeler ışığında halkla
paylaşma yoluna gidebilir!
Keza polis ve adalete sızmış unsurlara karşı gizli operasyonlar
düzenleyebilir!
Final aşamasında da devletin uçuruma gittiği mesajı net bir muhtıra ile
ortaya konabilir!
Kanaatimize göre Erdoğan’ın Genelkurmay’a davet edilmesi, onun ikna
edileceğine inanılmasından ziyade kamuoyunun bazı şeylere hazırlanması
içindir!
*SÜRE KISA...
Referandum, kapatılma davasına önlem!*
AKP güruhu takiye ustasıdır.. Neymiş efendim referandumda süre
kısaltılmasının özel bir anlamı yokmuş! O zaman soralım birden bire böyle
bir teşebbüs hangi ihtiyacın ürünü?.. Efendim hadise şudur. Önceki gün
yazdım, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında telefon dinlemeleri ve Deniz
Feneri bağlamında AKP’ye yeni bir kapatılma davası açılması için ciddi bir
çalışma var. AKP bundan haberdar. Dolayısı ile referandumla oylama süresini
kısaltarak kendince önlem alıyor. Eğer dava açılırsa konu hemen halka yani
referanduma gidecek şekilde Meclis’e getirilecek, yani parti kapatma olayı
halka sunulacak. Süre kısa olduğu için de dava sonuçlanmadan referandumun
sonucu alınacak. Tabii pakete Kürtlerden oy almak için de onları memnun
edecek pek çok şey konacak. Keza YAŞ kararlarının yargıya gitmesi gibi
hususlar da pakette olacak...
*YANIBAŞINDA...
Bahçeli, TEKEL işçilerine niye gitmiyor?*
MHP Kurultayı öncesinde vites büyüten MHP lideri Devlet Bahçeli, kongre
bitince yine eskiye, yani Salı’dan Salı’ya kürsü muhalefeti günlerine döndü.
Tamam, MHP genel başkanının, özellikle Kürt Açılımı hadisesindeki tutumu her
türlü takdirin üstünde, lakin Türkiye’nin gündemi sadece o değil ki! Bahçeli
o tutumuyla sanki Kürtçülere karşı milis komutanı görüntüsünü veriyor. Oysa
yapması gereken topyekün muhalefettir. İç politikadan dış politikaya her gün
yeni bir söylem ve eylem geliştirmelidir. Keza işsizlik ve yoksulluk
konuları türlü aktivitelerle ortaya konmalıdır.. Bunların hiç biri
yapılmadığı gibi Devlet Bey, Baykal’dan Cindoruk’a kadar herkesin ziyaret
ettiği hak arayan  TEKEL işçilerine bile gitmemiştir... Tamam Devlet Bey
üşeniyor biliyoruz ama yahu bu işçiler Van’da Tatvan’da değil, Ankara’da
yani Meclisin üç yüz metre ötesinde, gitsenize Devlet Bey!
*MİRASYEDİ...
Milyar dolarlar nereye gitti?
*Haberi okumuşsunuzdur AKP hükümeti köprü ve otoyolları da 2010’da
satacakmış.. Bu işten 10 milyar dolar bekliyormuş! Bakın özelleştirmeler
günümüzün olgusu ancak Türkiye’de yapılan özelleştirme değil, mirasyedi
evlat misali eldeki avuçtakini elden çıkarıp günü kurtarmaktır. AKP, son 8
yılda 30 milyar dolar özelleştirme yaptı, peki nerede bu milyar dolarlar?
Yeni üretim alanları ya da alt-yapılar mı yaptılar? Hayır. 8 yılda yapılan
baraj benzeri tek bir mega projeleri  yok!.. Peki nerede o zaman bu paralar.
8 yılda yani AKP geleli beri ülke borcu devletin resmi rakamları ile 214
milyar dolardan 533 milyar dolara yükseldi... O zaman hep beraber soralım,
nerede bu milyar dolarlar, kimlere peşkeş çekildi? Muhalefet bu konuda
kıyameti niçin koparmıyor?
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to [email protected].
For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap