Bekir Coşkun 12 Ocak 2010 ÇOĞU evlerdeki duvarlarda göğsünde madalyalar olan, avurtları çökmüş, kalpaklı şehitlerin gazilerin, siyah beyaz ve soluk fotoğrafları vardır. Her gelen konuğa, cumhuriyeti kuran o yiğit insanların öyküleri anlatılır o evlerde... Gurur ve minnet birbirine karışır...
Yine zor günler... Bu sefer mücadele cumhuriyeti yıkmak isteyenlerle, yaşatmak isteyenler arasında... Cumhuriyetin devrimleri ve kurumları hedef alındığına göre... Türkiye içine düştüğü bu kurt kapanından çıkabilirse, bu laik cumhuriyetin ikinci zaferi sayılacak... Belki yine duvarlarda fotoğraflar olacak... Çocuklar-torunlar, gelenlere o fotoğrafları gösterecekler. Yine minnetle... Yine gururla... Ama senin fotoğrafını hiçbir yere asmayacaklar... Türk aydını (!) diye şimdilik ortalıkta dolansan da... O büyük kutsal savaşın emaneti cumhuriyetimizi yok etmek isteyenlere şaklabanlık yaptığın için senin fotoğraflarını gizleyecekler çocukların-torunların... Sırf ikbal ve çıkar için biat etmiş, cumhuriyet karşıtlarının eteğine yapışmış her kimsen: Profesör, akademisyen, bürokrat, hukuk adamı... Yazar, çizer, sanatçı, yönetmen... Sendikacı, işadamı, işkadını... Sivil-asker... Önde gelen, ünlü, tanınmış, meşhur... Bir çekmece dibinde ters çevrilmiş çerçevede gizleyecekler eminim fotoğraflarını... Çocukların-torunların... Utanacaklar senden
-- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
