*avazturk.com* ** *Hükümetin önce "Kürt" sonra "Demokratik" ve son olarak da "Milli Birlik Projesi" olarak adlandırdığı süreç tıkandı. Hükümet, açılıma açılım sağlamak amacıyla referandum silahına sarıldı.*
Edinilen bilgilere göre; hükümet, tıkanma noktasına gelen açılım süreci ile ilgili yeni düzenlemeler üzerinde çalışmaya başladı. Hükümet'te başta anayasa değişikliği olmak üzere, Siyasi Partiler ve Seçim yasaları ile Anayasa Mahkemesi'nin yapısının değiştirilmesi, yüksek yargı organlarının görev, çalışma ve seçimleri noktasında yapılacak düzenlemeler konusunda sıkıntı olabileceği düşüncesi hâkim olmaya başladı. Yapılan değerlendirmelerde toplumun çeşitli kesimlerinin gösterebilecekleri reaksiyonların ikna edilerek yatıştırılabileceği ancak asıl derinişin yüksek yargı organları ile muhalefet partilerinden geleceği değerlendirmesi yapıldı. Hükümet bu nedenle, açılımın sürecinin sağlıklı sonuçlandırılabilmesi için rayına oturabilmesi için anayasa değişikliği şart görünüyor. Özellikle Anayasa'nın ilk 3 maddesi aşılmaz engel olarak ortaya çıkıyor. Ya Anayasa'da köklü değişikliğe gitmek ya da yeni bir anayasa yapmak gerekiyor. Kilitlenme de bu noktada ortaya çıkıyor. Yapılacak düzenlemeler Anayasa'ya aykırılık iddiası ile karşılaşabilir. Özellikle AKP hakkında ikinci bir kapatma davasının açılabileceği söylentileri ışığında ve Meclis'te yeterli çoğunluğu bulamama riski karşısında değişiklikleri *"halkın onayına sunmak" *en geçerli yol olarak ortaya çıkıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın *"Türkiye referandumlara alışsın" *cümlesi ile, yenilenen Muhsin Ertuğrul sahnesinin açılışında yaptığı konuşmada yargıyı kastederek, *"ciğerlerimize kadar bize kan ağlatıyorlar, bunu yapmaya hakları yok" *cümlesi ile referandum süresinin kısaltılması planlarının bu çerçevede değerlendirilmesini isteyen kaynaklar, *"Bundan sonra iktidar partisi ülkenin sinir noktalarına dokunacak her türlü düzenlemeyi referanduma sunacak. TBMM'ye ise etliye sütlüye karışmayan, halkın hoşuna gidecek yasaları çıkarmak kalacak" *yorumunu yapıyorlar. Bu yorumlara temel oluşturan en önemli argümanlar da şöyle sıralanıyor: 1- Referandum sık sık dile getirdikleri *'halkın iradesi' *kavramının direk uygulanmasıdır. Böylece politikalarına halkı dâhil ederek tüm karşı unsurları susturacaklar. İtiraz edenleri *"halka karşı mı çıkıyorsunuz" *söylemiyle köşeye sıkıştırmak istiyorlar. 2- Referandumla yargı denetiminin dışına çıkacaklar 3- TBMM'yi by-pass ederek sembolik bir yer haline getirecekler. 4- Hazırlanacak yeni anayasada *(ilk 3 maddenin kaldırılması, Kürt vatandaşlara daha fazla 'demokratik haklar' verilmesi vb) *tepki çekmesi muhtemel düzenlemeleri halka mal edecekler. 5- Referandumda halkın iktidarın istediği gibi tercih kullanması için *'gerekli destekleri' *artırarak sürdürecekler. *AKP içinde sorgulama* Öte yandan Türkiye'deki gelişmelerin AKP'li vekilleri de huzursuz etmeye başladığı belirtildi. Yasadışı dinleme iddiaları, kurumlar arasındaki çatışma görüntüleri, tek parti ve polis devleti iddiaları, devletin bütünlüğünün tartışılması, Habur görüntüleri, okullardan şehit isimlerinin kaldırılması iddiaları, yoksulluk, yolsuzluk iddiaları gibi pek çok iddia iktidar milletvekillerinin, *"nereye gidiyoruz" *sorusunu sormalarına yol açıyor. Endişelerini açık açık dile getiremeyen vekillerin dost meclislerinde ne olup bittiğini kendilerinin de bilmediklerini, ancak endişelenmeye başladıklarını söyledikleri kulaktan kulağa yayılıyor.--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to [email protected].
For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
