---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Vasfi Ayaz

 *DOĞRU ARADAKİ FARKI ZAMLA BİZE ÖDETİYORLAR.....*


 **



*Alın size ülke gerçeği.
Birkaç gün önce internethaber sitesinde, Zübeyir Kındıra'nın haberi
dikkatimi çekti.
*TEDAŞ, 156.901.365.217   kilowatsaat enerji satışı yapıyor, buna karşılık,
sadece 134.359.839.244'lük bölümün tahsilâtını yapabiliyormuş.
Haberin detayında, iller itibariyle bakıldığında, kaçak elektrik
kullanımında ilk ve son 5 il aşağıdaki şekilde oluşuyor.

*En çok kaçağın olduğu iller :*

                                      *TÜKETİLEN MİKTAR             ÖDENEN
MİKTAR                        KAÇAK ORANI-%*

*MARDİN *
3.139.826.081
858.491.679                              *72.66 *

**
*ŞIRNAK  *                         1.056.093.873
307.571.016                              *70.87 *

*BATMAN *                         1.162.739.317
389.073.263                              *66.54
DİYARBAKIR*                     3.613.663.393
1.248.843.912                             * 65.44*
*HAKKARİ*
422.741.681
150.684.836                              * 64.36
*
*En az kaçağın olduğu iller :*

                               * TÜKETİLEN MİKTAR                     ÖDENEN
MİKTAR             %- KAÇAK ORANI %*

**
MUĞLA                     1.351.960.049
1.305.528.152                    3.43


Ç.KALE                     1.739.207.113
1.882.711.219                    3.25

BİLECİK
964.573.925                                   936.657.931
2.89

KARABÜK                    564.125.013
552.117.164                    2.13

**
DENİZLİ                      1.449.236.586
1.430.455.120                    1.30



Yıllardır bildiğimiz, sürekli okuduğumuz bu haberin nesi ilgini çekti diye
düşünebilirsiniz?
Hemen baştan onu belirteyim.
*Hiç kaçağın olmadığı, Denizli gibi bir sanayi kentinin nüfusu 955.000'dir..
Buna karşılık sanayinin olmadığı Mardin'in nüfusu ise 750.000'dir. Sanayisi
olmayan, nüfusu 200.000 daha düşük Mardin'de tüketilen elektrik miktarı,
Denizli'nin iki katından bile fazladır.
İşte konuyu ilginç kılan budur. Daha az kişiyle, sanayide kullanmadan bu
kadar elektrik nasıl tüketilir?
Saydığım ve devamını tahmin edebileceğiniz illerde, devlet daireleri,
okullar, lojmanlar, askeri birlikler gibi yerler liste dışı bırakıldığında
kaçak kullanım oranının %99 civarında olduğu yetkililer tarafından ifade
edilmektedir.
2007 verilerine göre elektrikteki kaybın faturası 2,2 milyar TL'dir.*
Konuyu araştırınca, okuduklarıma inanamadım. Bizzat yetkililerin ifadelerine
göre, kaçak elektrik konusundaki girişimcilik, teknik beceri, zekâ kullanımı
üst seviyede.
Altında role bulunan fayansa dokunarak devreye giren sistem yapmışlar. Ekip
geldiğinde fayansa dokununca kaçak, ekip gittikten sonra dokunulunca ise
yasal bağlantı devre dışı kalıyormuş.
Fotoğraf ya da röntgen filminden bir parçayı, sayacın arka kısmından içeri
geçirerek numaratörün ilerlemesini engelliyorlarmış.
Ampul sıkıştırılıp yanınca sayaçtan geçen enerji, gevşetilince kaçak
kullanım hattı devreye giriyormuş.
Sayacın üst kısmını matkapla delen bazı vatandaşlar ise bağladıkları iple
toplu iğneyi sayacın içine sarkıtarak, sayaç içerisindeki klipsi devre dışı
bırakıyorlarmış.
Tamam, iyi hoş, bu kadar çaba sarf ederek kaçırıyorlar elektriği de, bizim
soru halen cevap bulmadı.
Kaçırdıkları elektriği ne yapıyorlar?
Harp olur, darp olur yastık altında dursun deyip bir kenara koyamazsın.
Kesilir mesilir neme lazım diyerek stoklayamazsın.
Nasılsa bedava deyip konu komşuya dağıtamazsın.
*Bol bulduk kıçımıza da sürelim diyemezsin.
E ne yaparsın o zaman?
İşte tespit edilmiş bazı kaçak kullanım yolları.
Bir köy evinde bulunan tandırın içerisi rezistans döşenerek ısıtılmaktaymış
ve köyün ekmekleri bu tandırda pişiriliyormuş.
İnanması zor ama kuyuya sistem kurup, suyu sürekli sıcak tutuyorlarmış*.
*Başka bir köyde yapılan denetimlerde ise vatandaşın duvarların içine
rezistans döşeterek, evini duvardan ısıttığı tespit edilmiş*.
En sık karşılaşılan yöntemlerden birisi, bildiğiniz yaylı yatakları evin
tavanına asıp elektrik veriyorlarmış. Ev sıcacık oluyormuş. Hatta abartıp
hayvanlarının konforunu bile gözetmişler. Bu sistemi ahırlarına bile
koymuşlar.
Öngörülebilir diğer bir kullanım alanı ise, elektrikle çalışan cihazların
rağbet görmesi. Yemekler elektrikle pişiriliyor. Su elektrikle ısıtılıyor..
Çok sayıda evde klima mevcut. Evlerde yoğurt yapma makinesinden, yumurta
kaynatma makinesine kadar envai çeşit elektrikli cihazla karşılaşmanız
mümkün.
Ya, insanlar zaten mağdur, birde sen niye uğraşıyorsun? Adamların o kadarcık
lüksü olsun diyebilirsiniz.
İyi dediniz, hoş dediniz ama, TCK Madde 142 öyle demiyor. O buna nitelikli
hırsızlık diyor ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ön görüyor.
E tabi birde benim vicdanımla, cüzdanım öyle demiyor. Dürüst vatandaş
olmanın cezasını % 16 fazla fatura ödeyerek çekmek istemiyor.
Tamam, yazı bitti sonuçta ne diyorsun?
Ha...tir diyorum. Ha...tir.

__,_._,___



-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.

Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com/

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap