Osmanlı padişahına öz kardeşlerini zindanlarda boğdurtabilen iktidar
hırsı, uygar görünümlü demokratik bir tülün ardına gizlendiğinde
neleri yapabilir; neleri yapamaz?..
Bir de bu pencereden bakın günümüzün siyasal gündemine...
Ne görüyorsunuz?
Televizyon ekranları üzerinden sürdürülen didişmeyi eşelediğiniz
zaman, günün "çağdaş" sultanlarının neler yapabileceğini zihninizde
canlandırabiliyor musunuz?
O zaman Erzincan Başsavcısına yaşatılan kadere şaşırmaz; Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin 1. Ordu'sundan başlayarak, Deniz Kuvvetleri'ne, oradan
3. Ordu'ya ve derken Ege'ye doğru yayılan kuşatmanın karşısında apışıp
kalmazsınız...
Üniversiteleri saran, Yargıtay Başkanı'na "Ateş Bacayı sardı"
dedirtebilen, bu ülkenin genelkurmay başkanlarını, kuvvet
komutanlarını temellendirilmemiş sorgulamalara muhatap edebilen bu
istikrarlı tırmanışı kanıksar, oturduğunuz köşenize daha da bir
yerleşir, olup/biten her şeyi dibine kadar hazmeder ve ülkenizin
karartılan ufkuna doğru gerinir, tünersiniz...
Bir ülkenin sınırlarını asker bekler...
Ama o ülkenin Cumhuriyetini, hukuk devletini ve rejiminin temel
ilkelerini halk korur; halk savunur; halk geliştirir...
Atatürk ilkelerinin [gerçekten] savunucusu muyuz?
Peki, Atatürk ilkelerinin özü ve esası olan 6 OK birer birer kırılıp,
çöpe atılırken neredeyiz?
Hayır... 6 OK bir siyasal partinin bayrağındaki simge değildir.
6 Ok, Cumhuriyet devrimlerimizin temel direğidir. Özü ve esasıdır.
6 Ok simgesinin CHP bayrağındaki mevcudiyeti, bu partinin Cumhuriyeti
kuran "tek parti" olmasının zorunlu bir sonucudur.
Cumhuriyet devrimi, kendisini o dönemde var olan tek siyasi parti
içinde bu biçimde ifade ederek, simgeleştirmiştir.
Çağdaş Türk aydınının gerçekten Cumhuriyet değerlerine bağlı bir
Atatürk devrimcisi olmasının mihenk taşı, sözünü ettiğimiz bu ilkelere
olan [düşünsel ve eylemsel] bağlılığı ile doğru orantılıdır. Ve bu
bağlılığın, durağan, pasifize edilmiş, neme/lazımcı bir nitelik
taşıması da ayrıca mümkün değildir.
Çünkü Atatürkçülük, eylem adamı olmak demektir.
Çünkü Atatürkçülük, emperyalizmin tuzağına düşmüş miskin bir ortaçağ
imparatorluğundan, aydınlanmış bir topluma doğru devrimsel nitelikli
sıçramalarla yükselen, yürüttüğü antiemperyalist mücadele ile Dünyanın
tüm mazlum uluslarına önderlik etmiş olan bir düşünce ve o düşüncenin
rehberliğinde sürdürülen bir dizi eylemin adıdır...
Atatürkçülük, masa başlarında tartışılan akademik bir nosyon ya da
siyaset arenası için üretilen bir nutuk malzemesi değildir... Tam
tersine, rasyonel aklın, tam bağımsızlık ilkesinin, halktan yana adil
bir düzenin ve bu ilkelerle çerçevelenmiş olan demokrasinin egemenliği
için sürdürülen mücadelenin pratiğidir.
Bu pratik, hepimiz için olağanüstü değerde bir kültür mirasıdır.
Toplumca yaşamakta olduğumuz bu karanlık günlerin içinde yolumuzu
aydınlatacak olan gerçek bir hazinedir...
Bu hazinenin önemini ve değerini Türkiye'nin düşmanları çok iyi
bilmektedirler.
İşte bütün mesele, bu gerçeğin halk tarafından da iyice anlaşılması ve
örgütlü mücadeleye rehber kılınmasıdır...

Lütfen aşağıdaki linki tıklayınız:
www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap