Asaleti anneden geliyormus,helal olsun.......

gazeteci Banu avar <http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=banu+avar>'ın
annesidir.




   1. kendisinden aşağıdaki yazı sayesinde haberdar oldum..
   atatürk <http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=atat%c3%bcrk> ve misyoner
   avar

   yıllar önce izmir kadınlar hapishanesi'ndeki mahkum kadınlara akşam
   dersleri verilmesi kararlaştırılmıştı. bir gün milli eğitim müdürü'nün
   odasına zayıf, ufak-tefek bir genç kız girdi. "ben bu dersleri
   memnuniyetle
   kabul ederim, efendim," dedi.
   müdür şaşırmıştı. karşısındaki genç kız, okuldan yeni çıkmış,
   üstelik,
   son derece de hassas bir insana benziyordu. müdür bir kez daha
   hapishanedeki
   tipleri gözünün önüne getirdi. olacak şey değildi! lakin düşüncesini
   belli
   etmedi.
   "peki, hoca hanım," dedi. "bu işle meşgul olacağım."
   iki hafta geçmeden, genç kız, soğuk ışıklar altında hapishane
   koğuşundaki akşam derslerine başlamıştı. işi bittikten sonra, ince
   pardesüsünün yakasını kaldırıyor, süngülü nöbetçilerin, zincirli
   kapıların
   arasından geçerek sokağa çıkıyor ve hızlı adımlarla evine koşuyordu.
   hapishane müdürü de, milli eğitim müdürü gibi, hayretler içinde
   idi. o
   kavgacı, o geçimsiz mahluklar, genç öğretmeni hem sevmeye, hem saymaya
   başlamışlardı. kadınlar hapishanesinde ilk defa böyle bir hava
   esiyordu.
   fakat işinde inanılmaz bir başan gösteren kızın, bir süre sonra
   acayip
   bir suçla adliyeye götürüldüğünü görüyoruz.
   hakkındaki isnat: misyonerlik.
   gittikçe kabaran dosyalar, hep misyoner öğretmenden bahsediyordu.
   neler
   de neler yapmamıştı ki: kadınlar hapishanesi derken kinder garten
   teşkilatında çalışmalar, çocuklara iyi insan olmak etrafında bir takım
   telkinler. bütün bunlar misyonerlik denilen şeyden başka ne idi?
   iş o kadar dallanıp budaklandı ki, atatürk meseleyi merak etmişti.
   "bana
   misyoner öğretmenin dosyasını getiriniz," dedi. bütün bir gece o
   dosyayı
   inceledikten sonra, ertesi günü öğretmen [sıdıka] avar'ı yanına
   çağırttı.
   genç öğretmen atatürk'ün karşısına çıktığı vakit bir yaprak gibi
   titriyordu. atatürk, bu ufak-tefek kıza hayretle baktı. "misyoner
   öğretmen
   sensin, öyle mi?" diye sordu.
   avar şaşırmıştı. yavaşça, "efendim, ben öğretmen avar," diye
   fısıldadı.
   atatürk, o zaman genç öğretmene doğru parmağını uzatarak yüksek
   sesle
   şunlan söyledi: "hayır. . . sen misyoner avar'sın. bana, senin gibi
   misyonerler lazım."

   ondan sonra da atatürk fikirlerini açıkladı: bir toplum, daha
   ziyade
   aile yoluyle, bilhassa kadın yoluyle kazanılabilirdi. genç öğretmen
   doğu'ya
   gidecekti. oradaki genç kızlan, hatta bunlann arasında hiç türkçe
   bilmeyenleri bile toplayacaktı. onları, bu toplumun potasında
   yetiştirecekti; sonra bu çocuklan birer ışık huzmesi altında köylere
   gönderecekti.
   sözlerinin sonunda: "git, memleketin içine gir, dağ köylerine,
   uzan;
   orada bizden ışık bekleyen yarının annelerini göreceksin," dedi. genç
   öğretmen, içi içine sığmaz bir halde atatürk'ün yanından çıktı.
   işte yıllar ve yıllardır avar, doğu illerinden birinde kız
   enstitüsü
   müdürlüğü'nde bu inanılmaz işle meşguldür.
   şimdi elazığ, tunceli, bingöl çevrelerindeki halk, bu
   ufacık-tefecik
   kadından bir azize gibi bahseder. onun hakkında iki yüze yakın mani,
   masal,
   ve çocukların dilinde sayısız avar şarkıları vardır. o, yol vermez,
   geçit
   tanımaz dağlara at sırtında tırmanır, dağ köylerinden, çoğu esmer köy
   kızlarını toplar, onları kendi ceketine sanp okuluna götürür. avar,
   doğu'da
   gerçekten inanılmaz bir isimdir. dağ tepesindeki köylere bu masal
   kadını,
   öğrenci toplamak için gittiği zaman köylüler, "kızımı da götür, avar,"
   diye
   atın üzengisine yapışıyorlar. . .
   şehre, avar'ın okuluna gelen kızı, bir kere de üç-dört yıl sonra
   görünüz. ben, bir insan yaratma mucizesini orada gözlerimle gördüm.

   hikmet feridun es<http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=hikmet+feridun+es>
   hayat dergisi <http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=hayat+dergisi> 1957
   (ihtiyar <http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ihtiyar>, 14.03.2003
   14:47)
       #2508273  fb     şikayet et

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap