Islak mı?.. Yoksa kuru mu?..
"Yandaş" medya durumu o hale soktu ki, bu konuda iyi ya da kötü;
yanlış ya da doğru hemen hemen herkesin bir fikri var...
Kimisi bu bir tertiptir, diyor.
Kimisi ise, hayır, işte darbeciler kıskıvrak yakalandılar, buyuruyor...
Albay Dursun Çiçek, düzünden eğrisine, ciddisinden magazinine kadar
tüm medyanın haber kaynağı, "reyting" malzemesi...
Ama çok küçük bir azınlığın dışında hiç kimse:
-       Yahu, ıslaksa, ıslak... Kuruysa kuru... Tartıştığımız bir imzanın şekli
ile, gerçek ya da sahte oluşu ile ilgili... Peki meselenin esası ne?.. O
imzanın üzerinde yazılı olanların içeriği ne, ne yazıyor bu metnin
içinde?.. diye sormuyor; olanın bitenin gerçeğini sorgulamıyor.
Metnin ismi, "İrtica ile Mücadele Eylem Planı..."
Girin internete, yazın bu ismi, bildiğiniz tüm arama motorları
aracılığı ile arama yapın... Ne buldunuz?
Biz söyleyelim:
Bulduğunuz, sadece bu belgenin ihbarını yapan kişinin mektubu... Ya da
bu aynı belgenin içindekileri sayfalarına aktardığını söyleyen Taraf
Gazetesi'nin konu ile ilgili haberi...
Yani metnin aslı ortada yok...
Ya nesi var?
Taraf Gazetesi'nin özetlediği bir haber metni var...
Yani, metnin kendisini elinize alıp okuyama imkanınız mevcut değil...
Peki, niçin böyle?..
Altında Albay Dursun Çiçek'in imzasının bulunduğu metnin 4 sayfadan
ibaret olduğunu bu haber metninden öğreniyoruz...
Ama bu 4 sayfanın "tam metni" hiçbir gazetede, hiçbir web sitesinde ve
hiçbir medya organında yer almıyor.
Evet... Bizce önemli bir maddi gerçektir bu...
Niçin metnin aslı yayınlanmamakta?.. Ya da yayınlanamamaktadır?..
Bizce daha da önemlisi... Türkiye'nin aydın/yarım aydın/sade/ve az
şekerli kamuoyu niçin böyle bir soruyu bugüne kadar sormamıştır?
Araştırmamıştır?
Sorgulamamıştır?..
Bizim insanımız niçin, bu kadar tartışma yaratan, günlerdir, aylardır
medya üzerinden dizi haline getirilen böyle bir metnin aslını okumak
ve öğrenmek kararlılığını göstermemiştir?..
İlgi, sadece aslı yayınlanmamış olan bir metnin altındaki imzanın yaş
mı?.. Yoksa kuru mu olduğu noktasına odaklanmıştır... Malum medya
projektörünü sadece metnin altındaki imzaya yöneltmiş ve
insancıklarımız da sadece bu noktayı görmekle yetinmişlerdir.
Peki içeriği nedir bu metnin?..
Türkiye'nin gündemini bu kadar süredir işgal eden bu son derece önemli
metni, ben niçin sizin, malum niyetlerle yayınlamakta olduğunuz
gazetenin haber/özeti kapsamıyla sınırlı bir biçimde öğrenmeye mecbur
kalayım?..
Ama bizim ulusça sorunumuz işte bu noktada düğümlenmektedir: Türk
insanı, aydınıyla, karanlığıyla... "Sorgulama" yöntemini yaşamına henüz
geçirmemiştir!..
İşte Türkiye üzerinde oynanan oyunların güç aldığı beyaz etimiz bu
noktadadır...
Düzenlenen tertipler, simetrik-asimetrik bütün savaş senaryoları,
hepsi ve her biri... İşte bu zaafımızı temel alarak kurgulanmaktadır...
Türkiye insanının temel eksikliği, öncelikle, "soruyu sormamak"tır...
Soramamaktır!..
Ve işte bu yüzden oluşturduğumuz sitenin adını, www.soruyusormak.com''
olarak belirledik.
Çünkü bizler inanıyoruz ki, soruyu sormak, aydınlık düşüncenin ilk
adımıdır... Gerçeğin ilk basamağıdır.

www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap