Adalet ve Kalkınma Partisi, yaşanmakta olan ekonomik bunalımı bir
kenara, ülkenin içine sokulduğu karanlık tüneli öteki tarafa
bırakarak, niçin alelacele bir Anayasa değişikliği yapmayı gündemin
ilk maddesine yerleştirmiştir?..
Bu sorunun yanıtı, Türkiye'nin bugünkü halini ve yakın geleceğini
aydınlatan bir ışık olacaktır.
Evet, bir yanda işsizlik, dış borçlar ve kapanan fabrikalar birbirini
izlerken; öte yanda icra dairelerindeki dosya sayısı görülmemiş ölçüde
artarken, niçin?..
Türk Silahlı Kuvvetleri sistemli bir biçimde ve tarihinde görülmemiş
ölçüde yıpratılıp, çökertilmeye çalışılırken, sahi niçin?..
ABD, İran saldırısına adım adım yaklaşırken; niçin şimdi?
Bu girişim, sadece bir gündem değiştirme taktiği ile açıklanamaz...
Bu telaş, bu yangından mal kaçırma üslubu ve bu "öfke, hiddet,
gerginlik" sarmalı nedensiz değildir.
Bu girişimin nedenini açıklanan anayasa değişikliği önerisi içinde
bulmak mümkündür.
Bu Anayasa, halkın, siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin
ve aydın kamuoyunun görüş, bilgi, katkı ve eleştirilerinin dışında,
onlardan özenle kaçırılarak hazırlanmıştır.
Adeta gizli gizli oluşturulmuştur.
En geniş bir toplumsal mutabakatla, yaygın bir tartışma ve katılım
ortamında hazırlanması gereken Anayasa tasarısı, kapalı kapıların
ardında, kulaktan kulağa fısıldanan "devlet sırrı" gizliliği içinde
dikte ettirilmiştir.
Dikte ettiren kimdir?
Dikte edenler kimlerdir?
Bu iki sorunun yanıtı da değişiklik tasarısı içinde mevcuttur.
Ama bu kısa yazının sınırları içinde kalarak, henüz bugün açıklanmış
bulunan tasarı ile ilgili bir tespitimizi bilgi ve görüşlerinize
sunmak istiyoruz:
Anayasa değişikliği tasarısı hazırlayan kendi başına iktidar
partisidir.
Ancak bu parti, bilindiği gibi, laiklik karşıtı eylemlerin odağı
olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından oy birliğiyle kabul edilmiş olan
bir siyasi organizasyondur...
Ve değişiklik önerisinin hedefinde, üç manidar konu bulunmaktadır:
1.-     Anayasa Mahkemesi,
2.-     Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK),
3.-     Ve Yüce Divan yargılaması...
Bu noktaların her biri çok önemlidir...
1.-     Kapatılma korkusu içinde yaşamakta olan AKP, Anayasa Mahkemesi'nin
yapısını değiştirmek ve siyasi parti kapatma davalarını fiilen ortadan
kaldırma girişimi içindedir.
2.-     İleride Yüce Divan'da yargılanma korkusu yaşayan AKP, Anayasa
Mahkemesi'nin Yüce Divan olarak görev yapma görevini ortadan kaldırma
girişimi içindedir.
3.-     Eylemleri ve işlemleri ile ülkenin temel hukuk düzeni ve yüksek
yargı organları ile karşı karşıya gelen AKP, bağımsız yargının
içeriğini boşaltmak ve bağımsız yargının Anayasal güvencesi olan
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nu görev yapamaz duruma getirme
girimi içindedir...
Anayasa değişiklik "paket"inin tek başına sadece iktidar partisi
tarafından ve gizlice hazırlanmasının temel nedeni, sözünü ettiğimiz
bu "girişimler"in, kendileri dışında hiçbir siyasi parti, sosyal ve
ekonomik kurum ve kuruluşça asla desteklenmeyecek bir nitelik
taşıdığını bilmelerinden doğmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti, hukuk Devleti ve Türk demokrasisi, başına
geçirilmek istenen bu çorabı ret edecektir.
Cumhuriyet rejimi, kendi kurumları aracılığı ile kendisini
koruyacaktır.
Hukukla koruyacaktır.
Aydınlık düşünceyle koruyacaktır.
Halkın bilinçli oyu ile koruyacaktır.
Çünkü korumak zorundadır...
Aksi hal, herkesin artık açıkça görebildiği üzere, tufandır!..
Dağılmaktır, yok olmaktır!..

www.soruyuormak.com
www.dnm-ler.com


-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap