Anayasamız 68. maddesinde bir siyasi partinin kapatılmasını gerektiren
nedenleri açık olarak sıralamış…
Bu düzenlemeye göre, siyasi partilerin tüzük ve programları ile
eylemleri;
       Devletin bağımsızlığına,
       Ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,
       İnsan haklarına,
       Eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine,
       Millet egemenliğine,
       Demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine… AYKIRI OLAMAZ!..
[Ve]
       Sınıf veya zümre diktatörlüğünü
       Veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi…
AMAÇLAYAMAZ!.. [bu yönde] suç işlenmesini teşvik edemez.
Var mı bir itirazınız?..
Eğer varsa, kesin bu yazıyı okumayı, boşuna kıymetli vaktinizi israf
etmeyin; koşun/ gidin ve Adalet ve Kalkınma Partisi’ne kaydınızı
yaptırın!..
Çünkü, bir “hap” haline getirilerek apar topar yutturulmaya çalışılan
Anayasa Taslağı’nın varlık nedeni işte bu maddenin içeriğinde yer
almaktadır.
Çünkü… İktidar partisi eline geçirmiş olduğu meclis çoğunluğuna
dayanarak, yukarıda sayılan temel esaslara aykırı davranmayı bir suç
halinden çıkartmaya çalışmaktadır.
Hazırlanan taslağın temel amacı, bir siyasi partinin söz konusu temel
esaslara aykırı faaliyet yapabilme imkânını Anayasa metni içine
yerleştirmeye çalışmaktadır.
Çünkü mevcut Anayasamıza göre, bir siyasi parti ANCAK bu temel
esaslara aykırı davranışlarda bulunursa kapatılabilir…
Yürürlüğe sokulan kurnazlık şuradadır…
Yeni Anayasa taslağında sözü edilen bu temel esaslara
dokunulmamaktadır… [Çünkü dokunulursa, bütün foya meydana çıkacak ve
ak koyunla mor koyun çok açık bir biçimde ayırt edilebilecektir…]
Başvurulan Ali/Cengiz oyunu, bu maddenin metnine dokunmadan, bu
maddenin uygulanabilme imkânını kesin olarak ortadan kaldırmaktır.
Nasıl mı?..
Şöyle: Yukarıda sayılan temel esaslar aleyhine siyasi faaliyetlerde mi
bulunacaksınız?..
Çıkacaksınız meclis kürsüsüne, diyeceklerini söyleyecek,
yapacaklarınızı yapacaksınız… Sonra?..
Sonra, bu sözleri ve bu sözler doğrultusundaki her nevi faaliyeti
Meclis dışında da tekrarlayacaksınız…
Ne oldu, suç mu işlediğin?.. Yeni Anayasa taslağına göre, hayır!..
Çünkü yeni tasarıda şöyle bir madde yer alıyor:
"Meclis çalışmalarındaki oy ve sözler, Mecliste ileri sürülen
düşünceler ve Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunların Meclis
dışında tekrarı veya açığa vurulması ile idarenin eylem ve işlemleri,
odaklaşmanın tespitinde gözetilemez.”
Böylece laik Cumhuriyetin en temel esaslarını delip/geçtiniz mi?..
Geçtiniz!
Hayır, yine de yetmedi… Yine de sağlam bir kazığa bağlanmış
hissetmiyorlar niyetlerini…
Maddenin kuyruğuna eklenen son öğeye bakınız… “idarenin eylem ve
işlemleri, odaklaşmanın tespitinde gözetilemez…”
Ne demektir bu?..
İdare [yani Hükümet ve tüm kamu kurumları] yukarıda sayılan temel
esaslara [yani Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin temel esaslarına] aykırı
her türlü eylem ve işlemde bulunabilir…
Bu eylem ve işlemler, iktidar partisinin kapatılmasına neden
oluşturamazlar!..
Bırakalım şimdilik yargı bağımsızlığını, falanı ve filanı bir tarafa…
Sadece bu maddenin varlığı dahi, iktidardaki gücün, niyetini, amacını
ve hedefini de/şifre etmeye yeterlidir…
Amaç bu Cumhuriyeti dönüştürmektir!..
Tam Bağımsız ve Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerini yok
etmektir…
Ve bu anlamda TBMM Başkanlığı’na sunulan tasarının içeriği başlı/
başına ve bağımsız olarak bir Anayasa suçudur…
Bu suçun işlendiğini İktidar partisi de bilmektedir… Çünkü başka türlü
aşağıdaki cümle tasarı metnine eklenmezdi:
"GEÇİCİ MADDE 18- Bu Kanunun 6.ncı maddesiyle Anayasa’nın 69 uncu
maddesinde yapılan değişiklikler, Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan
davalarda da uygulanır.”
Demek ki korku bacayı sarmış… İtfaiyenin yolunu gözlemektedir.

www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.


Cevap