Vatan Gazetesi                    11.04.2010 Pazar **      Irak'ta yaşanan
vahşeti anlattılar
*ABD'li askerlerden insanın kanını donduran itiraflar: Çocukları canlı
kalkan olarak kullanıyorduk*

Irak'ta 2003'te başlayan ABD işgalinin karanlık yüzünü ortaya çıkarmak için
Amerikalı gaziler tarafından kurulan Truthout (Gerçekler Ortaya Çıksın)
Derneği, Bağdat ve çevresinde görev yapan askerlerin akıl almaz itiraflarını
yayınladı



Irak'ı yedi yıl önce işgal eden ABD güçleri 2011'de bu ülkeden tamamen
çekilmenin hesaplarını yapsa da Iraklılar bölgede yaşanan insanlık dramının
yaralarını sarabilmiş değil. İşgal boyunca ölen Iraklı sivillerin sayısı
bile kesin olarak bilinmiyor. Iraqi Body Count 103 bin Iraklının öldüğünü
savunurken, Lancet 600 bin, Opinion Research Business araştırması ise 1
milyon Iraklının işgal nedeniyle öldüğünü öne sürüyor. Bu kayıplar işgali
daha da tartışmalı hale getiriyor. Truthout Derneği'nin yayınladığı
itiraflar ise bu tartışmayı daha da alevlendirecek gibi görünüyor:



*Yasağa uymayanı öldürüyorduk*


*Garret Reppehnagen (Er):* Bağdat'ta sokağa çıkma yasağı ilan edilen bir
gece, akşam devriyesi sırasına tarlasında toprağıyla uğraşan iki çiftçi
gördük. Yanımdaki asker hemen üzerlerine ateş açtı ve emirlerin sokağa çıkma
yasağını delen herkese ateş edilmesi şeklinde olduğunu söyledi. Ölen iki
çiftçinin hikayesini sonradan öğrendik. Tarlayı sulamak için kullandıkları
pompa elektrikle çalışıyormuş. Gündüzleri elektrik olmadığı için gece
tarlada iş yapmak zorunda kalmışlar. Onları öldüren askere, "Bunu bilsen
yine de ateş eder miydin" diye sordum. Bana, "Emirler böyle" diye yanıt
verdi.



*Kadını parampaça ettik*


*Jason Washburn (Onbaşı):* Devriyedeyken bir Iraklı kadın karşıdan
geliyordu. Elinde büyük bir çanta vardı. Bize doğru ilerlediğini ve bomba
taşıdığını varsayarak hemen bomba atar diye "önleyici saldırı" yaptık.
Havayı kaplayan toz bulutu kalktığında çantanın içinde bizim için
hazırladığı meyveler olduğunu gördük. O bize yemek getirmişti, biz onu
parçalara ayırdık. Yanımızda ekstra silahlar taşıyorduk.

Ne zaman masum bir sivili öldürsek hemen cesedinin üzerine bu silahı
yerleştirip öldürdüğümüz kişiye direnişçi süsü veriyorduk. Bunu
komutanlardan aldığımız talimatla yapıyorduk. Ölenlerin sayısı
hesaplanmıyordu. Bu şekilde kaç Iraklı hayatını kaybetti bilmiyorum. Ama
inanın sayısı çok fazladır.



*Tüm taksileri taradık*


*Hart Viges (Er):* Bir keresinde direnişçilerden birinin bir takside
olduğunu söyleyen komutan telsizden gördüğümüz tüm taksilere ateş açmamız
emrini verdi. Hazır bekleyen keskin nişancılar şaşırmıştı, "Tüm taksilere mi
ateş açacağız? Yanlış duyuyorum heralde" dediler. Telsizden yarbayın cevabı
duyuldu: Beni doğru duydun asker! Sana bütün taksilere ateş etmeni
emrediyorum! Bu emir sonrası taksilere mermi yağdırmaya başladık.

*Brian Casler (Onbaşı):* Bazen Iraklı çocuklara ABD ordusunun bize verdiği
hazır yiyeceklerden dağıtırdık. Ama bazı askerlerin bu yemeklerin içine
işediğini gördüm. Bazıları da içecek şişelerinin içine işedikten sonra o
şişeleri çocuklara fırlatırdı.



*Cesetlerle hatıra fotoğrafı*


*Jason Moon (Er):* Kadınlar ve çocuklar konvoyumuzun önüne çıktığında
kesinlikle yavaşlamamamız ve durmamamız konusunda kesin emir almıştık. Eğer
bir direnişçinin sivillerin arasından konvoya saldırdığına emin olursak
saymamız emredilmişti. Sivillerin sayısı 30'un altındaysa ateş
açabiliyorduk. Peki ateş altındayken hangimiz "Burada 30 kişiden fazlası var
ateş edemem" diye düşünür ki?

*VINCENT Emanuele (Er):* Devriye çevreye gezerken rastgele ateş açar, bir
şarjörü boşaltırdık. Yoldan geçen araçlara rastgele ateş ederdik. 8 ay
boyunca bu şekilde davrandık. Yoldaki cesetlerin üzerinden Humvee
ciplerimizle geçer sonra durup cesetlerle hatıra fotoğrafı çektirirdik.



*Beyaz bayraklıları vurduk*


*Jason Wayne Lamue (Er):* Kürek taşıyan (yol kenarı bombası için çukur
kazdıkları gerekçesiyle), çatıda cep telefonuyla konuşan ya da sokağa çıkma
yasağını ihlal eden herkes, öldürülmesi emredilen kişilerdi. Emin olun bu
şekilde hayatını kaybeden çok insan oldu. Subaylar, "Siz insanlara
çekinmeden ateş edin biz sizi kurtarmak için gereğini yaparız" diyordu.

*Michael Leduc (Onbaşı):* 2004'teki yapılan Felluce baskınına katıldım. Bize
verilen emir şuydu: Size doğru beyaz bayrak sallayarak yaklaşan birini
görürseniz bunun numara olduğundan emin olun ve onu öldürün. Komutanlar
sivil kayıpları önemsemiyordu ve kurallara uymadan sivil kayıplara neden
olanlara göz yumuyordu. Hatta rastgele ateş açmayı teşvik ediyordu.



*Çocuklu binaya bomba*


*Scott Ewing (Er):* Çocuklara şeker vermemizin onları çok sevmemizden
kaynaklandığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çocuklar araçlarımızın
yanında olduğu zaman direnişçiler bize ateş açamıyordu. Bu nedenle sürekli
şeker dağıtarak çocukları "canlı kalkan" olarak kullanıyorduk. Bize
dağıtılan uyarı metinlerinde insanlara silahlı olduklarından emin olmadıkça
ateş açmamamız öğütleniyordu. Ancak kağıtların son bölümünde "Bu kurallar
hayatınızı tehlikeye atmanızı gerektirmiyor" notu vardı.

*CLIFF Hicks (Er):* Amerikalı yarbayın aracına bir apartmandan ateş açıldı.
Bir şey olmamıştı ama yarbay çok sinirlendi. Ertesi gece bir C-130 o
apartmanı yerle bir etti. Oysa ki daha sabah içinde onlarca ailenin olduğunu
görmüştük.

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap