Her zaman ve her yerde ve her dönemde kafasında birden çok şapkası
olan... Ve bir elinde dibi delik bir torba, diğer elinde bu torbaya
sokup kaybedeceği tavşan bulunan bir takım insanlar olmuştur...
Bir "kafa"sında Avrupa Birliği, diğer "kelle"sinde "Kent Meclisi... "
Türkiye Lozan'dan Sevr'e, sivil toplum kuruluşlarından kuşatılarak
sürükleniyor, tisman tisman...
Bakınız sayın vatandaşlarım, bu bir torba, dibi delik... Görüyorsunuz,
elimi sokuyorum içine, diğer yandan çıkartıyorum: içi boş...
İşte bu da tavşanımız.
Hooop...
Tavşan torbaya, torba bir aşağıya, bir yukarıya... Okus ve popus...
Ve biraz da minare gölgesi, zencefil suyu, hani ya da benim efsunlu
dualarım, giz yüklü sihirlerim...
Minca-yı, münca; torbanın içine koyunca... Vanna-minna... sukurite,
fen/min/cim... Domos...
Tü-tü-tü...  Ve evet, işte...
İşte tavşan yok oldu!..
İşte kafasında çok şapkalı, elinde hokkabaz torbası ve diğer elinde
tavşanı ile, 2010 "gündem 22" insan tiplemesi!...
Tü-tü-tüüüü....
Nasip ya vallah, yürrü ya kulum...
Köşeyi dönerken azami hız 180 Amerikan milidir; dikkat!
İnsan insanın kurdudur, demiş kapitalist dünyanın manevi mürşitleri...
Turşucu Hurşit, Türkiye'nin en çabuk köşeyi dönen üstadı azamı
olduktan kelli... Neye yarar ıspanağın 150'ye pazarlanması?..
Ülkenin bağrına artık [açıkça] hançer dayayan yok...
Geçti o günler, mirim; geçti o delikanlıca savaşlar...
Artık, ülkenin dört bir yanı, proje ismi ile üzeri örtülen dış
kaynaklı ulufe-hibelerle beslenip, gürbüzleştirilen "sivil toplum
kuruluşları" aracılığı ile teslim alınmaya çalışılıyor.
İsmi üzerinde, sivil... Artık resmi üniforma yok.
Mehter marşı çalıp, al bayrağı koluna dolamak yok.
Savaş olabildiğince sessiz.
Olabildiğince sinsi; "a-simetrik" bir nonoşluk içinde sürdürülüyor...
Ve olabildiğince kalleşçe...
İçeriden oyuyorlar ülkenin kentlerini, kasabalarını.
Görevli memurları ile, sivil görünümlü toplum kuruluşlarıyla...
Statülerini kendilerinin yapıp, kendilerinin denetlediği derneklerle.
Bu derneklerin birleşmesinden meydana gelen yeni yeni birleşimlerle...
Gündem 22'lerle...
 Hatta, 23, 24, 25'lerle...
Ve bütün bu olup bitenleri görmeyen, ya da görüp de, içine
sindirebilen ya da "proje hamili yakinimdir," kartvizitlerini
yakalarında taşıyan kişiler aracılığı ile sürdürüyorlar talanlarını ve
yiyip bitiriyorlar memleketin içini, dışını, kabını ve kacağını...
Öte yanda gerçek sahipleri...('nin) önemli bir kısmı, ne yazıktır ki
ve ne acı ve ne hazindir ki:
"Ne atom bombası,
Ne Londra Konferansı
Bir elinde cımbız,
bir elinde ayna,
umurunda mı dünya!.." vaziyetlerinde yaşayıp duruyorlar... Önlerine
sürülen te-ve dizileri ile lokmalarını çiğneyip, geviş getiriyorlar...
Bilakis
Ve ne-tekim!

www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap